Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, "Ergenekon davaları dönemindeki "tetikçi gazetecilik" yine canlandı. Metin Gürcan siyasi casus ilan edildi! Peki öyleyse 'gizli' bilgi verdiği iki yabancı diplomat neden sınır dışı edilmedi? Hem o gizli denen bilgiler niye somutlanmıyor?" değerlendirmesini yaptı. 

Bildirici farukbildirici.com'da yayımlanan yazısında, "Metin Gürcan’ın suçlu olup olmadığına gazeteciler karar veremez. Oysa iktidar yanlısı medya açıkça taraflı davranıyor. Metin Gürcan yargılanmadan “siyasi ve askeri casus” olarak ilan ediliyor.

Ergenekon ve Balyoz davaları süresince yapılan ve insanları yargılanmadan, hatta gözaltına bile alınmadan suçlu gösteren yayıncılık tarzı yeniden canlandı bu medya kuruluşlarında." ifadesini kullandı. 

Bildirici şu ifadeleri kullandı: 

"Taraflı olunca Metin Gürcan’ın suçsuz olabileceğine dair en ufak bir şüpheye haberlerde yer verilmiyor, bu yönde hiçbir veri aktarılmıyor. Örneğin, Metin Gürcan’ın iki diplomata para karşılığı gizli bilgi verdiği öne sürülüyor ama akla gelen iki soruya yanıt verilmiyor:

 
1-     Madem Metin Gürcan, İspanyol Büyükelçiliği’nden Rafael, İtalyan Büyükelçiliği’nden Antaonio adlı diplomatlara gizli bilgi vererek casusluk yaptı. O halde neden casusluk yapan bu iki diplomat istenmeyen kişi ilan edilip sınır dışı edilmedi?

2-     Metin Gürcan, “herkesin erişimine açık kaynaklardan derlediği jeopolitik analiz çizelgeleri hazırlayarak talep edenlere fikri hizmet olarak verdiği” savunmasını yapıyor. Bu savunmaya itibar etmeyen iktidar medyası, neden gizli bilgi ve belgelerin ne olduğunu somutlayamıyor?

Temel suçlama Metin Gürcan’ın yabancı diplomatlara verdiği bilgilerin gizli olduğu iddiası. Türk Ceza Yasası’nın “Siyasi ve askeri casusluk” hakkındaki 328. Maddesi “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmeyi” suç olarak tanımlıyor.

Haber ve yazıları okudum. Metin Gürcan’ın iki yabancı diplomata verdiği belirtilen bilgiler içinde TCK’da tanımlandığı gibi “niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgiler” göremedim. “Devletin güvenliğine, iç veya dış siyasal yararları”na zarar verecek bir bilgi de yok. Her tarafta yazılan, söylenen bilgiler üzerinden yaptığı analiz ve değerlendirmeleri aktarmış diplomatlara. Nitekim Sabah’ın haberinde bile “Suriye, Irak, İran, Ukrayna, Afganistan ve Libya gibi ülkelere ilişkin bilgi ve analizler paylaştığı” öne sürülüyor.

Tabii dava dosyasında gizli bilgi ve belgeler konusunda başka bilgiler var mı, onu zamanla öğreneceğiz. Ama bu verilere dayanarak taraflı, soruları aydınlatmayan, suçlayan makamın dilini kullanarak haberler yazmak, Metin Gürcan’ı peşinen “casus” ilan etmek yanlış."

Yazının tamamını okumak için tıklayın.