Gazeteci Barış Yarkadaş, Damga gazetesinde yayımlanan köşesinde bugün 'Kanal İstanbul' konusunu ele aldı.

"Kanal İstanbul'un yapılmasını da Montrö'nün kaldırılmasını da en çok ABD istiyor" diyen Yarkadaş'ın "Kanal İstanbul kimin projesi?" başlıklı yazısı şöyle:

104 emekli amiralin bir araya gelerek düşüncelerini açıkladığı metin, Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Açıklamaya imza atan amirallerin 10’u gözaltına alındı, 4’ü ise “yaşları ileri olduğu için” emniyete davet edildi. Bu satırlar kaleme alındığı sırada, emekli 10 amiralin sorgularına henüz başlanmamıştı.

İKTİDAR ÇOK KIZDI

Emekli amirallerin, anayasanın 26. Maddesinde tanınan bir hakkı kullanarak düşüncelerini topluca ve yazılı olarak açıklaması, AKP – MHP iktidarını kızdırdı. İktidar cenahı, bu basın açıklamasının “darbe iması” taşıdığını belirterek, “vesayete, darbeye izin vermeyeceğiz” dedi. Ardından ise amiraller gözaltına alındı.

Emekli Amirallerin, darbeyi nasıl yapabileceğini bilen yok! Çünkü; amirallerin elinde, top, tank, tüfek, hatta ve hatta denizaltı bile mevcut değil. Kuşkusuz iktidar da böyle bir darbenin olmayacağını biliyor. Ancak bildikleri ile uyguladıkları farklı… İktidar, emekli askerlerin bildirisi üzerinden hem kendi tabanını konsolide etmek, hem de yeni baskı uygulamalarının önünü açmak istiyor. Tabii; bir yandan da emekli amiraller derdest edilerek, ABD Başkanı Biden ve yönetimine, gül atılıyor. “ABD karşıtlarını etkisiz hale getiriyoruz” deniliyor.

ABD’NİN İŞTAHINI KABARTAN PROJE

Çünkü; emekli amirallerin basın açıklamasında yer alan Montrö Sözleşmesinin kaldırılmasını da Kanal İstanbul’un yapılmasını da en çok ABD istiyor. Zira ABD, Montrö Antlaşması’nın Karadeniz’e açılmasının önündeki en büyük engel olduğunu biliyor. ABD, 1940’tan beri bu antlaşmayı boşa çıkaracak hamleler yapıyor. Ancak bir türlü sonuç alamıyor.

Ancak bu kez belli ki; daha kararlılar. Önce 2006, sonra 2009 daha sonra ise 2014’te “diplomatik yollardan” dile getirdikleri bu isteğin karşılanması, Biden için önemli bir güç gösterisi olacak. Böylece, “Amerika geri döndü” sözünün de içeriği doldurulacak. Şu günlerde Ukrayna’yı Rusya’nın karşısına diken ABD ve diğer emperyalist güçler, Montrö engeli aşıldığı takdirde, Karadeniz’i tıpkı Basra Körfezi gibi bir savaş arenasına çevirebilecek.

MONTRÖ’NÜN ALTERNATİFİ

Başını ABD emperyalizminin çektiği bu cephe, B Planı olarak ise Kanal İstanbul’u ve bununla bağlantılı olarak yapılması düşünülen Çanakkale Kanalı üzerinde yoğunlaşıyor. Zira; Montrö engeli aşılamadığı takdirde, Karadeniz’e çıkışın yolunun, “uluslararası antlaşmalarla tanımlanmamış” olan bu iki kanaldan geçebileceğini düşünüyor, Karadeniz’e açılmanın hayallerini kuruyorlar.

ABD’YE GÜVEN VERMEK İSTİYORLAR

ABD’nin 1950’den beri üzerinde çalıştığı bu proje, hem stratejik, hem jeopolitik, hem de doğa çevre düşmanı olduğu için Türkiye’nin zararınadır. Kanal İstanbul, ABD emperyalizminin bölgeye konuşlanması için üretilmiş bir savaş yoludur. İktidar, adı bile İngilizce olan Kanal İstanbul’u yaparak hem rant elde etmek, hem de Biden yönetiminin güvenini kazanmak istemektedir.