“Abdurrahman Bey Graham Fuller’in teklifini kabul etseymiş keşke” başlıklı bir yazı kaleme alan Fuat Uğur, son günlerde Abdurrahman Dilipak’ı anlamanın güç olduğunu belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’ne destek veren AKP’liler için “fahişe” diyen Dilipak’a hükümet kanadından ağır eleştiriler gelirken Fuat Uğur ise yazısında, “Ama en acıtıcı olan nedir biliyor musunuz… Dilipak’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı zalim olarak nitelemesi” ifadelerini kullandı.

Fuat Uğur’un Dilipak’ı eleştirdiği yazısının ilgili bölümleri şöyle:

“Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması konuşulmaya başladığı sıralarda mırın kırın eden yazılar döşenirken, cami açılışı yapıldıktan hemen sonra ’Hilafet de gelsin’ diye el yükseltmek;

FETÖ’cü darbecilerin affedilmesi gibi korkunç bir talebi dile getirebilmek;

Sonra ’Osman Kavala serbest bırakılsın’ demek;

Durmayıp İstanbul Sözleşmesi'ni benimseyen, inancı ya da fikri ne olursa olsun farklı düşünen kadınlara ’Fahişe’ diyerek korkunç bir hakareti edebilmek ve AK Partili kadınları ANAP’lı papatyalara benzetmek;

Kendisini edepli olmaya davet eden Yeni Şafak Yazarı Ayşe Böhürler’e ’Bizim mahallemizde ne satmaya çalışıyorsunuz’ diye ayar vermek;

Defalarca ’İstanbul Sözleşmesi’ni okuyarak imzaladım, arkasındayım’ diyen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu telefonla arayıp onun ’Okumadan imzaladım’ dediğini söyleyerek onu ’temize’ çıkarmak…

Hepsini alt alta topluyorum, birini diğerinden çıkarıyorum, ötekiyle berikini çarpıp bölüyorum ama olmuyor.

İSTEDİĞİ OLDU, ADINI HERKES ÖĞRENDİ

Şimdi AK Parti’nin 81 ildeki kadın kolları başkanları kendisine bu hakaretleri nedeniyle dava açtı. Belirttiği gibi İstanbul Sözleşmesi’ni eleştirdiği için değil. Onu herkes eleştiriyor.

Ne bileyim belki de memnundur. Geçmişte bir toplantıda ’Düşünebiliyor musunuz, AK Parti il ve ilçe teşkilatı yöneticileri arasında daha benim adımı bilmeyen insanlar bile var’ demişti. Şimdi en azından AK Parti’nin 81 ildeki kadın kolları yöneticilerinin hepsi, adını ’Kendilerine hakaret eden kişi’ olarak öğrendi.

Bu arada FETÖ’cü darbecilerin katlettiği şehitlerimizin ailelerinin dava açmamasına şükretmelidir Abdurrahman Bey. FETÖ’cü darbecilere af ne demek? Bu ‘teori’sine dinî bir referans bulmaya çalışıyor. Peki, katledilen insanların aileleri ne olacak? Onlara sordu mu?

Kendisini çok eskiden beri tanır ve takip ederim. Mütevazı bir insan olarak aklımda kaldı ama şimdi neden böyle kibirli oldu bilmiyorum. Bana Twitter hesabı üzerinden laf atıyor ismimi vermeden. Büyük insan böyle olunuyor demek ki.

Geçende bir arkadaşım ‘Abdurrahman Bey’i birileri hipnotize etti galiba’ dedi.

Onu pek çok programında izlediğim için biliyorum. Hipnotize olmaz Abdurrahman Bey. Esra Elönü’nün sorularını yanıtlarken kendisinde zaten hipnoz yeteneğinin olduğunu açıklamıştı. Hatta bir arkadaşının solcu oğlunu hipnotize ederek Müslüman yaptığını anlatmıştı.

ERDOĞAN ZALİM, DİLİPAK AK PARTİ’NİN KURUCU İRADESİ ÖYLE Mİ?

Ama en acıtıcı olan nedir biliyor musunuz?

Abdurrahman Dilipak’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ZALİM olarak nitelemesi.

Yeni Akit’in internet sitesinin Youtube kanalında Mehmet Özmen’in ’AK Parti Sözcüsü Fatih Şahin böyle bir açıklamayı yapıyorsa bu Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dâhilinde değil midir?’ sorusuna şöyle cevap veriyor:

‘Bilgisinin olmaması mümkün değil, bilgisi var ki onaylıyor. Olsun. Ama bakın benim şahsımda bu partinin kurucu iradesi yargılanıyor. Ve benim yargılanma sürecimde de o kitleler bunu affetmeyecekler. Ben burada kendi adıma bunları yapmadım. Ben atanmamış ve seçilmemiş bir sözcü gibiyim. Halep oradaysa arşın burada. Benim öyle mahkemeden korkar bir tarafım yok. Aslan kesiliyorlar. Kesilsinler. YA RAB, benim ellerimle cezalandır ZALİMLERİ, benim ellerimle yardım et masumlara.’

Erdoğan ZALİM, kendisi de partinin KURUCU İRADESİ, öyle mi?

Bu nasıl bir ego?

Çok yazık, demek bu noktaya kadar geldi.”