Cumhuraşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un Boğaz semti Kuzguncuk'taki evinin yakınındaki vakıf arazisini aylık 258 TL'ye kiraması ve üzerine izinsiz şekilde yapı yaptırması, İBB'nin ihbar edilen yapıyı yıktırması ile ortaya çıkmıştı.

Cumhuriyet gazetesi ise olayı 'Boğaz'da kaçak var' manşeti ile kamuoyuna duyurmuştu.

Haberin ardından Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu hedef alan bir kampanya iktidar medyası tarafından başlatılırken, haberi yapan muhabir ve Cumhuriyet gazetesi sorumluları hakkında 'terör2 sorulturması başlatıldı.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak ise Fahrettin Altun tartışmasında dikkat çeken bir çıkış yaptı.

CHP'yi Mustafa Kemal Atatürk ve mirasına sahi çıktığı için eleştiren Dilipak, Altun konusunda ise CHP'nin tavrının doğru olduğunu yazdı.

"Adaletin kantarı olmaz, terazisi olur, o da kuyumcu terazisi gibi olmalıdır. Allah da öyle istiyor zaten, “ölçü ve tartıyı, doğru tutmamızı söylüyor” CHP de onu yapıyor. Yani şer-i şerife uygun davranıyor." diyen Dilipak'ın konuyla ilgili satırları şöyle:

Namus şovunu çok seviyoruz ama, bu şovu yapanlar daha çok namussuzlar. Adamın dinle alakası yok; annesi adına cami yaptırır, adını dini kurumlara verir. Adam cimri, ama cömert ziyafetler verir. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemez.

CHP’nin “Boğazdaki arsa” konusundaki şecaati göz yaşartıcı idi. Küçücük bir arsanın birkaç yüz liralık kira bedeli konusunda mangalda kül bırakmadı. Helal olsun. Adaletin kantarı olmaz, terazisi olur, o da kuyumcu terazisi gibi olmalıdır. Allah da öyle istiyor zaten, “ölçü ve tartıyı, doğru tutmamızı söylüyor” CHP de onu yapıyor. Yani şer-i şerife uygun davranıyor.

Cüneyt Özdemir, Fahrettin Altun'uı böyle savunmuş ve diğer uyandan gazetecilere de Altun'u savunmaları çağrısında bulunmuştu: