Gazeteci Yazar Kenan Başaran’ın Metin Kurt’un örgütlenme mücadelesine adadığı hayatını her yönüyle ele alıyor. “Devrim Atağında Yalnız Bir Futbolcu” isimli kitabı çıktı.

Evrensel yazarı Mehmet Özyazanlar da kitabı değerlendiren bir yazı kaleme aldı. 

Yazının tamamı şöyle:

''Metin Kurt; Türkiye, hatta dünya spor tarihinin en sıra dışı sporcularından birisi...

Ona bu özelliği kazandıran en başat olgular, haksızlıklar üzerinde yoğunlaşan sorgulayıcı düşünme biçimi ve isyankar kişiliğiydi kuşkusuz. Öyle ya, dünya spor tarihinde; 20’li yaşlarının başından itibaren spordaki sömürü ilişkileri üzerine kafa patlatıp bir süre sonra bu alanda yaşanan eşitsizliğe, haksızlığa çözüm üretebilecek teorik yetkinliğe ulaşan ve de teorik birikimini örgütlenme faaliyeti aracılığıyla her fırsatta pratiğe yansıtan kaç sporcu tanıyoruz ki? O, yeşil sahada top koşturduğu zamanlarda, futbolcuların sömürülmesine karşı örgütlenme ekseninde başlattığı hak ve özgürlük mücadelesini, futbolculuk sonrası döneminde dergilere, gazetelere, kitaplara yazdığı makalelerle tahkim ederek hayatının sonuna dek sürdürdü…

Gazeteci Yazar Kenan Başaran’ın spor tarihimizin tartışmasız en devrimci karakteri olan Metin Kurt’un hayat hikayesini ele aldığı, “Devrim Atağında Yalnız Bir Futbolcu” isimli kitabı geçtiğimiz ay satışa sunuldu. “Artık Hiçbir Şut Emekçinin Kalesine Girmeyecek” üst başlığı taşıyan kitap, Metin Kurt’un örgütlenme mücadelesine adadığı hayatını her yönüyle ele alıyor. Başaran, Metin Kurt’un doğumundan çocukluk ve gençlik yıllarına, futbola dair ilk sorgulamalarının başladığı toy futbolculuk zamanlarından ciddi birikime sahip bir mücadele insanına dönüşmesine kadar olan bütün süreci, içine düşülen düşünsel açmazları ve duygusal bocalamaları da kapsayacak biçimde tüm ayrıntılarıyla aktarıyor.

Metin Kurt’un hayatı boyunca büyük bir kararlılıkla ödün vermeden sürdürdüğü hak ve özgürlük mücadelesinin zaman içinde nasıl yeşil sahalardan dergi, gazete ve kitap sayfalarına kaydığını anlatırken pek çok anekdota da yer veriyor. Sonuçta Metin Kurt’un, çoğu zaman tek başına kalsa, pek çok kez en yakınında görünenlerin ihanetine uğrasa da idealleri, hedefleri, bilgisi, tutkusu ve kararlılığıyla ne kadar güçlü bir düşünce ve eylem insanı olduğuna tanık oluyoruz bir kez daha.


Fotoğraf: Mürsel Çoban
Başaran, Metin Kurt anlatısına paralel olarak özellikle politik ve kültürel gelişmeler üzerinden memleketin toplumsal atmosferinden kesitler de sunarak okurda panoramik bir bakış açısı oluşturuyor.

Kenan Başaran’ın kitabın son kısmında, Metin Kurt ile ona şarkı yazan Kesmeşeker Grubunun Solisti Cenk Taner’i bir araya getirerek yaptığı röportaja yer vermesi de hoş bir sürpriz olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Türkiye spor tarihinde Metin Kurt öncülüğünde sürdürülen (Bu alanda kayda değer başka bir girişim de görünmüyor zaten) ancak hiçbir zaman hedeflenen noktaya ulaşamayan örgütlenme/sendikalaşma mücadelesini anlatan belge niteliği taşıyan kitap, genç kuşakların Metin Kurt’u tanıması, bilmesi açısından da büyük önem taşıyor…

Reklam 
Kitaptaki yazım hatalarının çokluğu ise işin olumsuz ve üzücü yanı. İnsan, ‘Böylesine kıymetli bir kitap baskıya verilmeden önce keşke daha titiz bir şekilde gözden geçirilseydi’ diye düşünmeden edemiyor.

Bundan başka, bir sayfada memleketin ’70’li yıllardaki manzarası çizilirken kullanılan “sağ sol çatışması” ve “Alevi-Sünni kavgası” ifadelerinin de fazlasıyla sorunlu olduğunu belirtmek gerekiyor.

Umarız kitap, yazım hataları ve dikkat çektiğimiz ifadeler düzeltilerek yeni baskılara ulaşır.''