Zamanın ötesinde olan filmleri ve verdiği mesajlarla günümüze dokunmayı başaran usta oyuncu Kemal Sunal, henüz lisedeyken tiyatroya ilgi duymaya başlamıştı. Sunal’ın yeteneğini felsefe öğretmeni Belkıs Balkır fark etti. “Sen oyuncu olmalısın” diyen Belkıs öğretmen, Sunal’ın babasını ikna ettikten sonra, usta oyuncuyu Kenter Tiyatrosuna götürerek, Müşfik Kenter ile tanıştırdı.

Lisede amatör olarak ilk kez “Zoraki Tabip”le sahneye çıkan usta oyuncu, aynı tarihlerde oynadığı bir oyun ile Akşam gazetesinin düzenlediği liseler arası tiyatro yarışmasında “En İyi Karakter Oyuncusu” ödülünü aldı.

Kemal Sunal, profesyonel tiyatro oyunculuğuna 1966’da başladı. Kenter Tiyatrosu’nda ilk kez “Deli İbrahim” adlı oyunda sahneye çıkan başarılı oyuncu, canlandırdığı “celladın yardımcısı” rolüyle repliği olmamasına rağmen seyirciyi güldürmeyi başararak dikkati üzerine çekti.

“BU ÇOCUĞA DİKKAT ET!”

Kenter Tiyatrosu’nda uzun süre kalmayan Sunal, oyuncu Bülent Kayabaş ile tanışmasına vesile olan ve henüz yeni kurulan Pendik Tiyatrosu’na katıldı. Sinema ve tiyatronun, gülen ve güldüren yüzü Sunal, bir yandan tiyatroya devam ederken şu anki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu’nda 2 yıl öğrenim gördü. Buradaki eğitimini yoğun tiyatro turneleri sebebiyle yarım bırakan Sunal, 1992’de çıkan “öğrenci affı” sonrasında üniversitenin 2. sınıfından devam ederek, 51 yaşındayken 1995’te mezun oldu.

Pendik Tiyatrosu’nun maddi sorunlar nedeniyle kapanması sonrası, idol olarak gördüğü ve 4 yıl kaldığı Ulvi Uraz’ın tiyatrosuna geçen Sunal, ardından da Aksaray Küçük Opera’da, Ayfer Feray Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda sahneye çıktı.

Usta oyuncu, Devekuşu Kabare’de oynadığı “Dün Bugün” adlı oyunu izleyen Münir Özkul’u performansıyla etkileyince, Özkul, ünlü yönetmen Ertem Eğilmez’e, “Bak Ertem, bu çocuğa dikkat et. Bunda iş var.” diyerek, Eğilmez ile Sunal’ın tanışmasını sağladı.

Sunal, Eğilmez’in 1973’te çektiği “Tatlı Dillim” filminin kadrosuna katılarak sinemaya ilk adımı attı. Sunal bu film ile Münir Özkul, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Filiz Akın ile rol aldı.

Sanatçı, 1974’te Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Salako” filminin ardından 1975’te rol aldığı Zeki Ökten’in “Hanzo” ve “Şaşkın Damat” filmlerinde başrol oynadı. Türk sinemasının en parlak yıllarından biri olan 1975’te, Rıfat Ilgaz’ın eserinden Ertem Eğilmez’in beyaz perdeye uyarladığı “Hababam Sınıfı”nda usta isimlerle birlikte rol alan Sunal, filmin ardından “Şaban” ve “İnek Şaban” lakaplarıyla tanınır oldu.

Uçak fobisi olduğu bilinen ve hayatında daha önce hiç uçağa binmeyen Sunal, oynayacağı son film “Balalayka”nın 3 Temmuz 2000’de filmin çekimlerine başlamak için Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.