Akif Beki: Pazarcı arkadaştan başka ne bekliyordunuz; yaptığı, fetvaya uymaktan ibaret

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, iktidarı "Çalıyorlarmış. Benim sorunum değil kardeşim. Biz de çalıyoruz, biz de vergi kaçırıyoruz" sözleriyle 'savunan' pazarcıyla ilgili "Başka ne bekliyordunuz? Yaptığı, fetvaya uymaktan ibaret" dedi.

Akif Beki: Pazarcı arkadaştan başka ne bekliyordunuz; yaptığı, fetvaya uymaktan ibaret

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan başkasına oy vermeyeceğini söyleyen ve "Çalıyorlarmış. Benim sorunum değil kardeşim. Neyini çalıyormuş Allah aşkına. Çalıyorsa Allahla onun arasında. Biz de çalıyoruz, biz de vergi kaçırıyoruz" şeklindeki ifadesiyle gündem olan pazarcıyı köşesine taşıdı.

Bu noktada eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifa ederken sarf ettiği "At izi, it izine karıştı. Hak ile batılı ayırmak zorlaştı" sözünü anımsatan Beki, şöyle devam etti:

'BERAT ALBAYRAK'I ANIYOR, BİR KEZ DAHA HAK VERİYORUM'

"Haram ile helalin artık birbirinden ayırt edilemez biçimde karıştığını gördükçe Albayrak'ı anıyor, bir kez daha hak veriyorum. Alın size son örneklerden ikisi. Biri, Gezi olaylarında camilerin yakılıp yakılmadığı. CHP Milletvekili Tacettin Bayır, CİMER'e soruyor. İçişleri, cevapsız bırakıp soruyu Diyanet'e yönlendiriyor.

Diyanet'in Cami Hizmetleri Daire Başkanlığı ise illerden kendilerine ulaşan bu yönde bir belge veya rapor bulunmadığını bildiriyor. Yani rapor edilmiş, kayıtlara geçmiş bir cami yakma olayı yok.

'İKTİDAR MEDYASI, DİYANET'İN YALANLAMASINA DÖNÜP BAKMIYOR BİLE'

Diyanet, açıkça yalanlamış oluyor. İçişleri, doğrulayabilse çoktan doğrulardı. Fakat 'camiler yakıldı' iddiasını köpürten iktidar medyası, Diyanet'in yalanlamasıyla ilgilenmiyor, dönüp bakmıyor bile. (...)"

'PAZARCI ARKADAŞIN YAPTIĞI FETVAYA UYMAKTAN İBARET'

Beki, başka örneklere daha yer verdiği yazısını şöyle noktaladı:

"Hocaların fıkıh hocası, Yeni Şafak'ta fetvasını vermişti. Dindarların iktidarına zarar verecekse haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, rüşvet gibi gerçeklerden şikayet etmek dinen sakıncalıydı. Böyle doğruları söylemeye, 'caizdir' denilemezdi.

Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak için, kurtlu bulgura kaşık sallamaya devam edilmeliydi. Yalan propagandaya fetva verilmiş yani. 'Sanki başkası olsa çalmayacak mı' denilerek yolsuzluk ve rüşvet, alenen mesele olmaktan çıkarılmış. Ar perdesi, göstere göstere yırtılmış artık. Pazarcı arkadaştan, başka ne bekliyordunuz! Yaptığı, fetvaya uymaktan ibaret."