Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Yerel Yönetimler Merkezli Skandallar Asla Mazur Görülemez'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay'ın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Son dönemde kimi zaman hayretle kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;
Sayıştay’ımızın değerli başkanı ve üyeleri, kıymetli Sayıştay mensuplarımız, muhterem misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bir araya gelmemize vesile olan Sayıştay Başkanımıza teşekkürlerimi iletiyorum.
Sayıştay Başkanlığımız devletimizin devamlık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir.
Kıymetli misafirler, sözlerimin en başında bir hakikati öncelikle ve özellikle ifade etmek isterim. Medeniyetimizin en büyük mütefekkirlerinden İbn Haldun’a göre insan için cemiyet düzeni içinde yaşamak şarttır. Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazası zaruridir. Devlet işte bu müesseselerden biridir. Devletin sebeb-i vücudu yani varlık gayesi evvel emirde adalettir. Devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Tabii şurası da önemlidir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” demiştir.
Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor.
Bakınız, biz Türkiye olarak geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülkeyiz. Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz.
SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık.
'MİLLETİN KAYNAKLARI MİLLETİN CEBİNE DAHA FAZLA AKACAKTIR'
Şunu da söylemek isterim ki tamahkârlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır.
Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖ vari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır.
'YEREL YÖNETİMLER MERKEZLİ SKANDALLAR ASLA MAZUR GÖRÜLEMEZ'
Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın hepimiz sorumluyuz.
Sayıştay’dan beklentimiz, bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken, diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmasıdır. Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştay’ımızın, idarenin takdir yetkisini gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkânına sahip Sayıştay’ımızın, veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum.
Kaynak: AA