FIRAT FISTIK / GERÇEK GÜNDEM

Orman Kanunu’nda yer alan, ormancılık dışı amaçlarla ormanlara yapılabilecek tesislere ekler yapıldı. Buna göre artık ormanlar tahrip edilerek bu alanlara cezaevi, adliye binası da inşa edilebilecek, odun kömürü tesisi kurulabilecek. Orman uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış’a göre bu değişiklik Anayasa’ya aykırı.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16., 17. ve 18. maddelerinde yer alan ve ormanlardan ormancılık dışı amaçlarla yararlanmayı sağlayan bu uygulamaları içeren düzenlemeler daha önce hem Orman Kanunu’nda, hem de ilgili yönetmeliklerde defalarca değiştirilmişti.

Daha önce Orman Kanunu’nun 17. Maddesi uyarınca izin verilmeyen dini eğitim tesisine bağlı uygulama maksatlı ibadethane tesisi ile yeraltı depolama tesisleri 2017 yılında yapılan yönetmelik değişikliği ile artık ormanlarda kurulabilir hale getirilmişti.

ORMANLARA CEZAEVİ, ADLİYE BİNASI, SAĞLIK MERKEZİ YAPILABİLECEK

Bugün yine aynı maddede yapılan değişiklikle birlikte azot, argon ve oksijen gazlarının kullanıldığı hava ayrıştırma tesisleri, aile sağlığı merkezi, adli hizmet tesisleri, ve ceza infaz kurumu tesislerinin ormanlarda inşa edilmesinin önü açıldı. Artık eskisinden farklı olarak bu yerler de ormanlara yapılabilecek.

Bir diğer değişiklikte turizm maksadıyla izin verilen bina ve tesislerin çatı ve cepheleri ile su yüzeylerinde kurulan enerji üretim tesislerine izin verileceği belirtiliyor. Yani daha önce otel alanına dönüştürülen orman arazilerinde, güneş enerji panellerinin kurulması ile otellerin kendi elektriklerini üretmesini sağlanabilecek.

"748 BİN HEKTAR ORMAN YOK OLMUŞTU"

Ormancılık uzmanı Erdoğan Atmış, “Ormanlar adeta bir arsaya dönüştürülmüştü. Ormanlarımızı paramparça eden bu uygulamalarla şu ana kadar 748 bin hektar orman ekosistemi, kağıt üzerinde orman olarak gözükse de fiilen yok olmuştu. Ne yazık ki bugün yayımlanan bu iki yeni yönetmelik de bu uygulamaların devamıdır” diyor.

Bu tür yönetmeliklerin her türlü yorumlamaya açık olduğunu söyleyen Atmış, Bu yüzden bu kadar kısa süre içinde bu yönetmeliklerin ormanlarımızdan ne götürdüğünü ortaya koymak çok zor. Bunlar zaman içinde ormancılık hukuku uzmanları tarafından ortaya çıkarılacaktır” dedi.

ODUN KÖMÜRÜ TESİSİNE DE İZİN ÇIKTI

Yukarıda değinilen değişikliklerin yanı sıra daha önceki yönetmelikte ancak devlet ormanlarına 4 kilometre ötede kurulmasına izin verilen odun kömürü tesislerine artık devlet ormanlarında izin verilebilecek. Bununla kalmayıp, “terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına”, yeraltında depolama alanı kurulmasına, bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine ve bunlarla ilgili zorunlu alt yapı tesislerinin orman ekosistemleri içinde kurulmasına Orman Genel Müdürlüğü tarafından izin verilebilecek.

Atmış, bu konuda da şunları söyledi: “Yönetmelikle düzenlenen bu izinlerin, hem Anayasa’ya hem de 6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırı olduğunu söylemek zorundayım. Çünkü Anayasamızın 169. Maddesi; ‘Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır… Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir… Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz… Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez’ der. Ne yazık ki kamu yararından çok belli çevrelere rant sağlamayı amaçlayan bu tür izinlerle, Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre; sadece 2008 ile 2019 yılları arasındaki 11 yıllık sürede ormanlarımızdaki 10 hektardan küçük orman parçalarının sayısı rekor bir oranla yüzde 118 artarak 55 bin 484’ten 120 bin 789’a çıkmıştır. Böylece ormanlarımızdaki parça sayısı 101 bin 890’dan yüzde 55,6 artarak 158 bin 519’a ulaşmıştır. Yani bu tür izinler ormanlarımızı hızla paramparça hale getirmekte, ülkemizdeki ormansızlaşmayı hızlandırmaktadır. Bu da Anayasamızın üstte belirttiğim hükümlerine aykırıdır.”