Zulâl Atalay Laçin, 28 Eylül’de Aksaray Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ‘Profesör’ unvanıyla göreve başladı. Ancak kısa süre sonra üniversite yönetimi durumundan şüphelendi. Laçin, bir sohbet sırasında doçentlik çalışmasıyla ilgili konulara ‘kaçamak’ cevaplar vermişti. Rektörlük, 15 Ekim’de Üniversitelerarası Kurul’a başvurarak “Laçin’in doçentlik belgesinin sıhhati hakkında tereddüt hasıl olmuştur, söz konusu belgenin tarafınızdan düzenlenip düzenlenmediğini bize bildirin” dedi.

Kurul, 22 Ekim’de “Böyle bir doçentlik belgesi tarafımızdan düzenlenmemiştir” diye cevap verdi. Bu yazının ardından Laçin görevden alındı. Hem adli hem idari soruşturma başlatıldı. Bir süre sonra da savcılık tarafından ifadeye çağrılarak tutuklandı. Laçin ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. “Irak’taki Duhok Üniversitesi’nde derslere girdim, Lübnan’daki Fransız üniversitesinde hocalık yaptım” dedi. Kendisini savunmak için ODTÜ adına yazılmış “Bu doçentlik belgesi tarafımızdan hazırlanmıştır” şeklindeki bir yazıyı da savcılığa sundu. Ancak belgenin de sahte olduğu belirlendi.

LİSANSI DA MERCEK ALTINDA

Hürriyet’ten Musa Kesler’in haberine göre, soruşturmada Laçin’in doçentlik belgesi dışında mastır ve doktora belgeleri de incelemeye alındı. İnceleme ve yazışmalar neticesinde Laçin’in The University of Manchester’dan “üstün başarı” ile aldığını beyan ettiği 22 Kasım 2000 tarihli siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler konulu yüksek lisans belgesinin de sahte olduğu anlaşıldı. Ayrıca ODTÜ’den aldığını beyan ettiği doktora belgesinin de gerçek olmadığı anlaşıldı. Laçin’in 11 Haziran 1996 tarihinde ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduğunu gösteren diploma da incelemeye alındı. Bu diplomanın da sahte olup olmadığı araştırılıyor.

İMZANIN GERÇEK SAHİBİ KONUŞTU

Zulâl Atalay Laçin’in makalelerini kullandığı Z. Atalay’a (Zeynep Atalay) da ulaştık. ABD’deki Saint Mary’s College of California’da görev yapan Atalay, Hürriyet’e “Tamamen benim dışımda gelişen bir olayda adımın bu şekilde anılması son derece üzücü ve kabul edilemez nitelikte. Konu birçok farklı açıdan yargıya intikal ettiği için bu konuda detaylı konuşmayı uygun bulmuyorum. Süreci takip edeceğim” dedi.