Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi Onur Eker, bayram tatili için annesiyle birlikte dedesi Zühtü Erdoğan'ın yanına gitti.

Onur ve dedesi, dün öğle saatlerinde kurbanlık koyunu kesmek için ahırdan çıkardı. Bu sırada koyun kaçarak dağlık alana doğru koşmaya başladı.

Onur ve dedesi, koyunun peşinden gitti. Zühtü Erdoğan, geri dönüp kamyonetini alarak koyunun önüne geçmek için farklı bir yoldan giderken, Onur ise dağlık alanda koyun ile birlikte kayboldu.

Zühtü Erdoğan'ın yakınlarıyla yaptığı aramadan sonuç alınamayınca polis ve jandarmaya haber verildi.

100 KİŞİLİK EKİP ARIYOR

Arama- kurtarma ekipleri dün saat 15.00'ten itibaren arama çalışması başlattı. Gece geç saatlere kadar yapılan aramalarda Onur Eker bulunamadı. Bugün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yeniden arama çalışması başlatıldı. Havadan helikopter destekli yapılan çalışmalarda termal kamera ve drone da kullanıldı.

Yaklaşık 100 kişilik arama- kurtarma ekibinin yaptığı çalışmalara rağmen Onur'un izine rastlanmadı. Bu öğleden sonra özel harekat ekiplerinin de katıldığı arama çalışmaları sürüyor.

Zühtü Erdoğan, "Koyun önce köyün içine girdi. Biz de Onur’la peşine düştük. Ondan sonra ben arabayla takip ettim. Onur da bindi arabaya; fakat hayvan yoldan çıktı ve dağa kaçtı. Onur da koyunun peşine gitti. Ben de onları takip ettim. Fakat daha sonra kaybettim. Helikopter geldi, termal kamera ve dronelarla 100 kişilik arama- kurtarma ekibi arıyor" dedi.

'TELEFONUNDAN BİR ARA ANNESİNİ ARAMIŞ'

Zühtü Erdoğan, dün akşam saatlerinde Çalseki köyünde görüldüğüne yönelik bir haber geldiğini söyleyerek, "Koyun da bir ara görülmüş orada; ama bu durumda koyunu görecek gözümüz yok. Onun ısrarla bu koyunun peşine gidişine hayret ettim ben. Gitmeseydi bu şey olmayacaktı. Gittiği tepe, evimize 5- 6 kilometre uzaklıkta. Telefonundan bir ara annesini aramış, 'Kendimi de kaybettim, bana konum at, geleyim' demiş. Annesi de konum atıyor; ama irtibat kesiliyor. Çünkü telefonunun şarjı azmış; kapanmış. Daha da bulamadık" diye konuştu.

Onur'un babası Uğur Eker ise şunları söyledi:

"Kurban Bayramı günü kurban ellerinden kaçıyor. Dedesiyle birlikte onu kovalıyorlar. Onur o arada kayboluyor. Dedesi bulamıyor. Ondan sonra ilgili birimlere haber veriyorlar. Arama- kurtarma birimleri gelmiş. Şuan asker- polis herkes tarafından aranıyor. Bir iki yerde de görülmüş. Ben suya düştüğünden ya da kuyuya düşmesinden korktum. Çok şükür öyle bir şey yok. Şu an bekliyoruz. Onur normalde dağ- bayır gezmez. Öyle hareketi falan da çok seven bir çocuk değildir. Ama akıllıdır da. Efendidir. 'Bir şeye kızdı, gitti' diye düşünsek kızdığı zaman gelir bize söyler. Biz konuşamayacağı insanlar değiliz. Hep de öyle oldu; konuştuk. Çok ilginç bir olay."