Ziraat Bankası, 1863 yılında kurulduğunda, temel amacı, çiftçiyi desteklemekti. Kurulduğu dönemde tarımın kendi kaderini terk edildiği, çiftçinin ele güne muhtaç olmaması gerektiği düşüncesiyle yapılandırılmıştı.

Midhat Paşa’nın kurduğu banka, 158. yılında hâlâ ayakta. Türkiye’nin en çok konuşulan bankalarından birisi… Ama tarıma, çiftçiye verdiği destekle değil, büyük sermayedarlara verdiği kredilerle…

Odatv'den Sami Menteş'in haberine göre, Demirören ailesi, Aydın Doğan’ın sahibi olduğu medya grubunu satın almak için 2018 yılında Ziraat Bankası’ndan 750 milyon dolar kredi çekti. Bu krediyle Türkiye’nin en büyük medya grubu el değiştirdi. Organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker, yayınladığı son videoda, Demirören’in Ziraat Bankası'ndan aldığı krediyi ödemediğini ileri sürdü.

Yani ortada bankadan büyük avantajlarla alınan bir kredi vardı, bu krediyle ülkenin en büyük medya grubu el değiştirmişti ve o kredi geri ödenmemişti…

Ziraat Bankası, Demirören’den bu parayı almak için ne yapacak bilinmiyor… Ancak bankanın batık kredilerle ilgili sıkıntı yaşadığı bir gerçek. Odatv, dün ilkini yayımladığı bankayla ilgili dosyanın bugün ikinci bölümünü yayımlıyor.

MİLYAR DOLARLIK KREDİ

Bankayla ilgili hazırlanan son Sayıştay raporu 2019 yılına ait. Meclis’e gönderilen raporda, Sayıştay denetçilerinin “tespit ettikleri” yer almıştı.

Raporda, bankanın verdiği kredi miktarının arttığı belirtilirken, ödemelerinde sorun yaşanan, yakın izlemedeki kredilerin de, önceki yıla göre %58 oranında arttığı kaydedildi.

Yani banka kredi veriyor ama ödemeleri almakta sıkıntı yaşıyordu ve bu sıkıntı giderek büyüyordu.

Sayıştay raporunda, bazı kredilerde yaşanan sorunlara örnekler verildi.

Raporda aktarılan olayda İstanbul’da bir kurumsal firmanın kullandığı kredinin geri dönüşünün sağlanamadığı belirtildi.

2005 yılında British Virgin Adalarında kurulan firmaya ait, telekomünikasyon sektöründe hizmet veren bir şirketin 25 Temmuz 2014’te 1 milyar 636 milyon 770 dolar kredi kullandığı aktarıldı. Söz konusu kredi 3 yıl geri ödemesizdi ve 10 yılda bankaya geri ödenecekti.

Ancak, ödemelerde aksamalar yaşandı, iş öyle bir noktaya geldi ki, Ziraat Bankası’nın yakın izlemedeki kredilerinin toplamının dörtte birini sadece bu kredi oluşturuyordu…

Firmayla ilgili analiz raporu hazırlandı. Kredi ödemelerinin başlayacağı tarih olan 12 Temmuz 2017’de hazırlanan raporda, “Firma … A.Ş.`de dolaylı olarak %13,77 hisse payına sahiptir. İlgili hisse payına düşen temettü gelirleri ile yıllık banka kredi anapara + faiz yükümlülüklerini yerine getirmesi mümkün görülmemektedir” tespiti yer aldı.

Banka yönetimi, kredinin geri ödenemeyeceğini biliyordu. Sayıştay raporunda, kredinin ödenmesi için ne yapıldığı, krediyi çeken firmanın kim olduğuna dair bir bilgi bulunmuyor…

ANALİZ RAPORUNA RAĞMEN VERİLEN KREDİ

Raporda, kredilerle ilgili yer alan bir diğer örnek ise Bodrum Şubesi’nin verdiği krediydi…

İnşaat işi yapan bir firma, villalardan ve 5 yıldızlı bir otelden oluşan projesini bitirebilmek için finansman ihtiyacı duydu. Aralık 2018’de 32,5 milyon liraya ihtiyacı olduğunu belirterek Bankaya kredi başvurusunda bulundu.

Ziraat Bankası, kredi başvurusunda bulunan firmayla ilgili analiz raporu hazırladı. Raporda, şu hususlar kaydedildi:

“-Firmanın 2018 yılı Ağustos ayından başlamak üzere kaldırısı yapılmamış 6,6 milyon  TL tutarlı 42 adet çek kaydının bulunduğu,

-Firmanın %99 oranında hissesine sahip ana ortağı adına 23.10.2018 tarihli çek yasaklısı kaydı bulunduğu,

-Firma adına 23.11.2018 tarihli, alacaklı tarafın bir tekstil firması olduğu, 796 bin TL tutarlı icra kaydının bulunduğu ve bu borç sebebiyle firma gayrimenkulleri üzerinde şerh kaydı bulunduğu,

-Firma ortakları adına çeşitli meblağlarda gecikmiş kredi borçları ve ana ortak adına faiz tahakkuk kaydı bulunduğu,

-Firmanın Avro olarak kullanılan kredilerde kur artışının yaşanması ve yap-sat stoklarından istenilen sayıda daire satışının olmaması sonucu 31.12.2017 ve 30.09.2018 tarihli bilançolarında özkaynaklarının negatif gerçekleştiği,

-Firmanın 165 milyon TL limite karşılık, döviz kurlarındaki değişim sebebiyle, 174 milyon TL riski bulunduğu (26 milyon Avro ve 18 milyon TL civarında),

-Firmanın 07.11.2018 tarihli ödeyemediği kredi borcu bulunması sebebiyle başka bir kamu bankası tarafından kredilerinin 2. Grup yakın izlemedeki krediler grubunda izlendiği, bir bankanın 26.10.2018 tarihinde rating notu, gecikmeler vb. nedenlerle Firma ile çalışmayı bıraktığı, bir özel bankaya olan borcunun 2018 yılının Ağustos ayından beri ödenemediği, diğer bankalara olan kredi geri ödemelerinde de düzensizlik ve gecikmeler bulunduğu, tespit edilmiştir.”

Firmaya dair analiz raporunda, bütün olumsuzluklar tek tek sıralanmasına rağmen, Genel Müdürlük onayı ile firmaya 25 Milyon TL kredi verildi.

Firmaya verilen kredi kartından da 213 bin 565 TL’lik harcama yapıldı. Ancak hem kredi hem de kredi kartının ödemesi yapılmadı. Firma daha sonra ise borçlarının hiçbirini ödeyemeyecek duruma geldi.

Firma analiz raporunda bu durumun tahmin edilmesine rağmen kredi verilmesi Sayıştay raporunda yer almıştı. Raporda, banka yönetimine analiz raporlarının titizlikle değerlendirilmesi, risklerin iyi analiz edilmesi önerisinde bulundu.

KURUMSAL KREDİLERDEKİ KRİZ

Sayıştay’ın raporunda “Bulgu 5” olarak aktarılan bir tespit, bankanın kredi yönetimindeki politikasına da ışık tutuyordu. Raporda, Demirören gibi kurumsal nitelikli kredilerde vadesi geçmiş olanlarda önemli bir artış yaşandığı kaydedildi.

Raporda, “Bankanın kullandırmış olduğu kredilere ilişkin son beş yıla ait verilerin incelenmesi neticesinde; bireysel ve tarımsal kredilerde kredi artış oranı ile vadesi geçmiş kredilerin artış oranı arasında uyum olduğu görülürken, kurumsal ve girişimci kredilerde kredi artış oranı ile vadesi geçmiş kredilerin artış oranı arasında önemli ölçüde uyumsuzluk olduğu görülmüştür” ifadeleri yer aldı.

DİĞER BANKALAR ALDI ZİRAAT BORCUNU ALAMADI

Sayıştay raporunda yer alan bir diğer kredi örneği ise Ankara Girişimci Şube tarafından bir gruba verildi.

Banka erken uyarı sisteminde grup şirketleri ve ortakları adına özellikle 2014 yılında başlamak üzere; diğer banka ve finansal kuruluşlarına ilişkin takip/icra, çek yasaklılığı, karşılıksız çek, icra, bloke, kart gecikmesi, vadesi geçen kredi, ihtiyati tedbir gibi çok sayıda olumsuz kayda rastlandı.

Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren grup, Ziraat Bankası’ndan aldığı kredileri ödemedi. Çeşitli yapılandırmalar da fayda etmedi.

Başka bankaların uyguladığı icra işlemleri nedeniyle Ziraat Bankası icradan da bir şey elde edemedi.

31 Aralık 2019 itibarıyla grubun Ziraat Bankası’na 247 milyon 7 bin 574 TL borcu oldu.

Sayıştay denetçileri söz konusu borçla ilgili banka yönetiminin alacaklarının takibini titizlikle yapması gerektiğini belirtti.

394 MİLYONLUK ALACAĞA TAKİP BAŞLATMADILAR

Rapordaki bir başka örneği aktaralım. “Bulgu 10”’da İstanbul Levent Girişimci Şubesi’nin bir inşaat firmasına verdiği ve ödenmeyen kredilerle ilgili yasal takip işlemlerinin başlatılmaması anlatıldı.

Firma İstanbul Beşiktaş’ta 23 bin 860 metrekare arazi üzerine yer altında 10 yer üstünde 45’er kat olacak 2 kulenin yapımını planladı. AVM’nin, ofislerin, rezidansın olacağı proje Aralık 2011’de yapılmaya başlandı. 3 yılda bitmesi planlanan projenin inşaatı, imara aykırılık nedeniyle belediye tarafından durduruldu!

Firmanın başka bankalara da borcu vardı. Ziraat Bankası’ndan da kredi çekti. Sonuç olarak borçlarını ödeyemez hale geldi.

Sayıştay raporuna göre; Ziraat Bankası’nın firmadan faiz dahil alacağı 31 Aralık 2019 tarihinde 394 milyon 226 bin TL’ye ulaştı. Ödenmeyen paralarla ilgili Şubat 2020 tarihine kadar herhangi bir yasal işlemin başlatılmadığının belirtildiği Sayıştay raporunda, banka yönetimine şu uyarılarda bulunuldu:

“-Öz kaynağı yetersiz olan ve kredi temininde güçlük çeken firmalara kredi kullandırımında daha dikkatli olunması,

-Projeleri kredilendirme sürecinde, projenin tamamlanmama ve kredinin geri ödenmeme riskinin iyi analiz edilmesi,

-Borç ödeme kapasitesi önemli ölçüde azalan ve uzun süredir ödeme problemi yaşayan firmalardan, alacakları TOA hesabına aktarmış olanlarla ilgili yasal takip işlemlerinin başlatılması, önerilir.”

BANKANIN DİKKAT ÇEKEN “HOŞGÖRÜSÜ”

Raporda başka kredilerden de örnek verildi ve birçok kredide takip ve tasfiye işlemlerinin etkili bir şekilde yapılmadığı kaydedildi. Birçok çiftçinin Ziraat Bankası’na borcu nedeniyle haciz işlemiyle karşı karşıya kaldığı Türkiye’de, büyük kredi çekenlere karşı banka yönetiminin bu “hoşgörüsü” dikkat çekici…