AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret suçlaması ile yargılanan Müjdat Gezen ve Metin Akpınar beraat etti. Beraat kararı sonrası açıklama yapan Müjdat Gezen, "Kenan Evren döneminde tutuklandım, böyle bir şey yaşamadım" dedi.

KRT TV canlı yayınına bağlanan Müjdat Gezen, şu açıklamaları yaptı:

Bana bunlar benim ülkemde hiç olmaması gereken şeyler olarak görünüyor. Demokrasi ile yönetilen ülkede bir insan, bir söz kullanıyor. Ne diyor? 'Haddini bil' diyor. O söz kendisine kullanıldığı zaman 5 seneye yakın hapsi isteniyor. Bu gerçek dışı, böyle bir şey olmamalı. 

"BU ÜLKEDEN KAÇMAYACAK 2 KİŞİ VARSA; METİN AKPINAR VE MÜJDAT GEZEN'DİR"

'Bedel ödeyecekler' diyor, ertesi gün eve polis geliyor. Bizi sabahın köründe adliyeye götürüyorlar. Oradan bir karar çıkıyor ki, her hafta biz karakola gidip 'kaçmıyoruz' diye hesap veriyoruz. Bu ülkeden kaçmayacak 2 kişi varsa Metin Akpınar ve Müjdat Gezen'dir. 

Kimin kaçacağını, kimlerin kaçacağını, kimlerin kaçtığını benim gibi çok kişi de biliyor zaten. Ben burada doğdum, burada büyüdüm, burada öleceğim. Her şeyimi bu insanlara, bu halka borçluyum. Daha borcumu da henüz ödemiş değilim. Onların bizi 61 sonra bile destekleyip, arkamızda durması az buz bir nimet değildir, bir sanatçı için.

Benim üzüntüm ülkem adına. Dış basın geliyor, soru soruyor. Çin radyosu, İsveç radyosu, Alman televizyonu; genellikle de beyanat vermemeye çalışıyorum. Çünkü burada oldu, burada kalsın istiyorum. 

"ÜZÜLMELERİNE BEN ÜZÜLDÜM"

Vaktiyle bunu AKP'nin Cumhurbaşkanı'nın hanımı yapmıştı. Bayan Gül yapmıştı. Şikayet etti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sonra kocası Cumhurbaşkanı olunca geri çekti. Şimdi bu dava devam etse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitsem bu benim için iyi birşey değil ki...

Ben hazzetmiyorum böyle şeylerden. Zaten ülkenin bu hale sokulması bizatihi üzüntüyken bir de ben insanların dertlerini dertlendirmeye devam ettirmek istemiyorum. Biz mizah sanatçılarıyız, biz insanları mutlu etme üzerine meslek seçmişiz. Hem insanları mutlu ederken hem de bir taraftan dert vermek istemiyorum. İnsanlar o kadar üzüldü ki Metin ile benim halime. Üzülmelerine ben üzüldüm. 

"BÖYLE BİR DEMOKRASİ YOK"

Metin'in damarlarından biri tıkalı, birinde stend var. Benim bel fıtığım var 2 kişi ile zor yürüyorum. Bunlara ne hakları var; yok karakolda ifade ver, yurtdışına çıkmayacağım diye her hafta imza at. Bunlar olacak şeyler değil. Neymiş, Cumhurbaşkanı'nın her gün bin kişiye söylediği 'haddini bil' lafını bir kişi de ona söylemiş. Böyle bir demokrasi yok. 

"CUMHURİYET TARİHİNDE OLMADI BÖYLE BİRŞEY"

İsmet İnönü'den itibaren her politikacının yüzüne taklidini yaptım. Karikatürleri çizildi. Onlarla şakanın ötesinde dalga geçildi. Cumhuriyet tarihinde olmadı böyle birşey.

"İKTİDARLAR SONLARINI BÖYLE HAZIRLARLAR"

Kenan Evren döneminde tutuklandım, böyle bir şey yaşamadım. Onun için bizi yönetenlerin dikkatli olmaları lazım. Siyasetle uğraşanların hoşgörüsü 4 misli fazla olması gerekir. Bu dönemin hoşgörü ile uzak yakın ilgisi olmayan bir dönem. Bir anlamda da iyi oluyor diyebilirim, iktidarlar sonlarını böyle hazırlarlar. Ne kadar fazla giderse sonu o kadar erken olur.