Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Serhat Yıldırım’ın cezaevine girişte çıplak arama yapıldığı, ayakta sayıma itiraz edince kötü muameleye maruz kaldıkları iddialarına yanıt veren Adalet Bakanı Yardımcısı Uğurhan Kuş, “çıplak arama” iddiasını “yalanlarken”, girişte üst arama uygulamasının “keyfi bir eylem” olmadığını açıkladı: “Kurumda çıplak arama yapılması söz konusu olmaz, yapılan bu işlem esnasında insan onuruna saygı esas alınır.”

Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Serhat Yıldırım, kurum gelen mahpusların giriş sırasında çıplak aramaya maruz kaldığını, ayakta sayıma itiraz edince kötü muameleye maruz kaldıklarını, tedavi ve sağlık haklarında faydalanamadıklarını, savunmaları alınmadan disiplin cezası verildiğini ileri sürerek, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ya mektup yazdı.

Tanrıkulu, mektup doğrultusunda Yıldırım adına Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvurdu.

Komisyona yapılan başvuru sonucunda Tanrıkulu’na Adalet Bakanı Yardımcısı Uğurhan Kuş, yanıt gönderdi. Çıplak arama iddiasını reddeden Bakan Yardımcısı Kuş, cezaevlerine gelen mahpusların üst aramalarının mevzuat çerçevesinde yapıldığını ve bu yolla uyuşturucu, tehlikeli madde sokulmasının engellendiğin kaydederek, “Dolayısıyla hükümlü ve tutuklulara yönelik keyfi bir eylem olarak tanımlanamaz. Kurumda çıplak arama yapılması söz konusu olmaz, yapılan bu işlem esnasında insan onuruna saygı esas alınır” dedi.

'AYAKTA SAYIM PERSONELE YÖNELİK EYLEMLERİ ÖNLEMEK AMACIYLA'

Bakan Yardımcısı Kuş, cezaevine giren mahpuslara bir yatak, yastık, nevresim takımı ve battaniye verildiğini açıklarken, cezaevlerindeki ayakta sayımlara ilişkin şunları belirtti: “Personele yönelik saldırı, rehin alma gibi eylemleri önlemek amacıyla sayım, odanın alt katında tüm hükümlü ve tutuklular görünecek şekilde alınır. Hastalığı bilinen veya doktor tarafından yatak istirahatı verilen hükümlü/tutukluların sağlık durumları göz önünde bulundurularak ayakta ya da fiziki mekan zorunluluğu şartı aranmaksızın işlem gerçekleştirilir” ifadelerini kullandı.

Bakan Yardımcısı Kuş, mahpusları şikayetlerinin ilgili merciler tarafından alındığını ve gerek görülmesi halinde adli, idari soruşturma başlatıldığını ifade ederek, mahpusların sağlık şikayetleri hakkında yapılan işlemleri şöyle anlattı:

“Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunması, teşhis ve tedavilerini yapılması, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunması çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından, bu konuda herhangi bir aksama ve hak kaybının olmaması için azamı çaba gösteriliyor. Gereken her türlü tedbirler alınıyor. Tüm tutuklu/hükümlülerin sağlık durumuna ilişkin gerek kurum revirinde, gerekse de devlet hastanelerinde tedavisi yaptırılıyor.”

Bakan Yardımcısı Kuş, mahpuslara ırk, din, mezhep, dil, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli ve sosyal köken, siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılmadığını kaydederek, disiplin cezalarının soruşturularak verildiğini ekledi.