YTÜ'de profesör olan Bedri Gencer, Elazığ Depremi'nin ardından yaptığı açıklamada, 'AIDS, ebola virüsü… Avustralya, Çin gayretullaha dokundu azap geldi. Maazallah, biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı' demişti. Gencer gelen tepkilerin ardından yeni bir açıklama daha yaptı.

 

 

 

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Bedri Gencer, Elazığ depreminin ardından yaptığı paylaşımda, "Gayretullaha dokunmak edebiyat değildir. AIDS, ebola virüsü… Avustralya, Çin gayretullaha dokundu azap geldi. Maazallah, biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı" ifadesini kullanmıştı.

Gencer büyük tepki çeken bu sözlerinin ardından bir açıklama daha yaparak sözlerinin "depremle" ilgisinin olmadığını söyledi, "evlilik" adı altında çocuk istismarını savunmaya devam etti.

Gencer'in söz konusu açıklaması şöyle:

Millet olarak kalbimizin Elazığ hüznü, duası ve gayreti ile dolu olduğu bu günlerde bu konu hakkında açıklama yapmak zorunda kaldığım için hakkınızı helal ediniz. Aziz milletimizin başı sağ olsun, fedakâr kahramanlarımıza selam olsun. İlim adamının vazifesi, doğrular kadar yanlışları göstermek, haksızlıklara karşı çıkmaktır. Burada sık sık dinen meşrû yaşta evlendikleri halde hapse atılan babaların çocuklarının âhının tutacağı uyarısında bulunuyoruz. Maksadı belli bazı yayın organları tarafından hedef haline getirildiğimiz şekliyle, son mesajımızda eğer milletçe yüreğimizin yandığı Elazığ depremini kasd etseydik “gayretullaha dokunduk” şeklinde bir ifade kullanırdık, “gayretullaha dokunmayalım” değil. Buna rağmen haysiyet cellatları, depremle ilgisi olmadığı için, çarpıtılmaması amacı ile mesajı kaldırdığımız halde mesajımızı depremle ilişkilendirerek, şahsımı hedef haline getirdiler, getirmeye devam ediyorlar. Aziz milletimizin firaseti, elbette hakikatin tanığıdır. Bir kez daha tüm kayıplarımız için rahmet diliyor, kamuoyuna saygılar sunuyorum.