Dünya'nın haberine göre, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından çevrim içi olarak gerçekleştirilen Dijital Türkiye Konferansı’nın açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, COVID-19 salgınının ekonomik ve toplumsal olarak ciddi yaralar açtığını ifade etti.

Kaslowski şunları söyledi:

“Maalesef olumsuz etkileri bir süre daha devam edecek. Bu zorlu dönem tüm ekonomilerde olduğu gibi ülkemizde de önemli dönüşüm gerekliliklerini ortaya çıkardı. Gerek salgın sürecinde dayanıklılığın gerek toparlanma sürecine hızla geçişin unsurlarına baktığımızda, bu süreçlerin belkemiğini dijitalleşmenin oluşturduğunu görüyoruz.

Artık oyunun kuralları değil, oyunun kendisi değişiyor. Kovid-19 salgını zaten içinden geçilen dijital dönüşüm sürecini daha da hızlandırdı. Bu yolculuğa başlamış ekonomiler ve şirketler, daha hızlı uyum sağladı ve giderek yatırımlarını bu alana yoğunlaştırdılar.

Henüz başlamamış olanlar ise ciddi adımlar atıyor. En geleneksel sektörler bile dijitalleşmeye karşı duvarlarını kaldırıyor. İş dünyası olarak bu süreçte yeni iş modellerini, tüketici ve çalışan açısından ise yeni tercihleri tecrübe ediyoruz.”

Dijital sektörlerin toplam büyüklüğünün önümüzdeki 5 yıl içinde yaklaşık 2 kat artarak 4 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade eden Kaslowski, şöyle devam etti:

"Bu dönemde şirketlerimizin dijital dönüşüm yatırımlarını, çevik ve stratejik bir planlama çerçevesinde gerçekleştirmeleri, etkinliği ve başarıyı belirleyen unsurlar olacak. Dönüşüm sürecinin insan kaynağından veri güvenliğine, iletişim altyapısından organizasyon yapılarına ve paydaşlarla iş birliklerine kadar her alanda bütünsel olarak ele alınması gerekiyor. Bu ay küresel bilgi havuzuna yapılmakta olan çok kıymetli katkıları takip ediyoruz.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos buluşması, güveni yeniden inşa etme ve kritik tercihler yapma zamanının geldiği vurgusuyla bu hafta sanal olarak gerçekleşiyor. Geçen hafta açıklanan Küresel Riskler Raporu, çevresel ve teknolojik risklerin giderek kritik boyutlara ulaşan ağırlığına dikkati çekiyor. Bir yanda iklim değişikliği ve bundan kaynaklanan riskler, diğer yanda veri ve bilgi altyapısının güvenliği üzerindeki siber tehditler.”