GÜMÜŞHANE'de Taşköprü Yaylası'nda yasal izinle yapılan define kazısı sonucu yok olan Dipsiz Göl'de, Jeomorfoloji Derneği tarafından oluşturulan heyetçe teknik inceleme yapıldı, rapor hazırlandı.

Dipsiz Göl'ün su birikintisi olduğu yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığına yer verilen ön raporda gölün, uzun yıllarda oluşan doğal bir göl ve paha biçilemez değerlerden olduğu belirtildi.

Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırlarındaki Taşköprü Yaylası'nda yasal izinle yapılan define kazısıyla 12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün yok edilmesine tepkiler sürüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 'Doğal SİT alanı' kapsamına alınan ve eski haline dönüştürülmesi için çalışmaların başlatıldığı Dipsiz Göl'ü incelemek üzere Jeomorfoloji Derneği'nce heyet oluşturuldu. Heyet geldiği gölde teknik incelemelerde bulunarak, rapor hazırladı. Yapılan ilk incelemelerin ardından hazırlanan ön raporda; su birikintisi olduğu yönündeki iddiaların gerçekçi olmadığına yer verilen Dipsiz Göl'ün 'doğal göl' olduğu açıklandı.

'DİPSİZ GÖL, DOĞAL GÖLDÜ'

Jeomorfoloji Derneği'nden yapılan açıklamada, Dipsiz Göl'ün yağışlar ve yüzeysel drenaj ile beslenen doğal göl olduğu belirtilerek, "Dipsiz Göl coğrafi anlamda doğrudan kalın bir kar kütlesinin varlığı ve hareketi ile gelişen bir buz ve kar kütleleriyle oluşan, bunların kristalleşme ve aşındırmaları sonucunda ortaya çıkan çanak yapıdır. Bir paleocoğrafya arşivi yok olmuştur ve telafisi mümkün değildir. Bilim insanlarının araştırma yapabilmek için aylarca uğraşarak yasal izin ve etik kurulu belgeleri toplamaya çalıştığı ülkemizde, nasıl bir gerekçeyle bu kazıya yasal izin verildiğini anlamak mümkün değildir. Dolayısıyla yaşanan bu tecrübe, bu tür izinlerin verilmesinde, konu hakkında bilimsel yeterliliği olan kurumlardan da görüş alınmasının; doğal, kültürel ve bilimsel değerlerimizin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve faydalanılması bakımından önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Jeomorfoloji Derneği olarak Türkiye fiziki coğrafyasının paha biçilemez doğal değerleri olan göllerimize, bu şekilde kontrolsüz ve bilgisizce zarar verecek her türlü hatalı uygulamaya karşı olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz" denildi

'NİHAİ RAPORU PAYLAŞACAĞIZ'

İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi ve Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, Dipsiz Göl olayının, bilimsel arşiv niteliği taşıyan ve ekolojik öneme sahip olan doğal göllerin, çeşitli yollarla yok edilmesinin son örneği olduğunu kaydetti. Gölün kazıyla yok edildiğini ifade eden Turoğlu, "Orada kaybedilen veriyi belki de başka bir yerde bulamayız ve artık geri de getiremeyiz. Kontrolsüzce yapılan kazıyla önemli bir bilimsel hazine kaybedildi. Şu andan sonra yapılacak çalışmalar gölü eski haline getirmeyecektir. Nihai raporumuzu hazırlayarak Dipsiz Göl konusunda kesin bilgileri paylaşacağız" dedi.

'YAŞANAN OLAY TRAJİKOMİK'

Uzun yıllardır, buzul göller üzerine bilimsel çalışmalar sürdüren Trabzon Üniversitesi'nden Hidrobiyoloji (Su biyolojisi) ve Limnoloji (Tatlı Su Biyolojisi) Uzmanı Prof. Dr. Bülent Şahin de, Dipsiz Göl'ün, Karadeniz'deki yüksek dağ göllerinden biri olduğunu ve insan etkisinden uzak olduğu için binlerce yıllık fauna ve flora taşıdığını vurguladı. Küresel ısınmanın etkilerinin yüksek dağ göllerinden takip edildiğini kaydeden Şahin, "Bu olay sonucunda üzgünüz ama göl maalesef fauna ve florasını kaybetti. Gölün ortadan kaldırılması sadece gölün ekosistemini değil, karasal ekosistemdeki canlıları da etkiledi. Dipsiz Göl'ün kazılarak yok edilmesi, bilim insanların gelecekte yapılacak keşifleri de ortadan kaldırdı. Gölde altın arandığı söyleniyor. Yaşanan olay trajikomik. 2 kişinin devletin yetkisine müracaat edip, pek çok basamağı geçerek izin alıp, böyle bir olayın olması düşündürücüdür" diye konuştu.

'CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMALI'

Balıkesir Üniversitesi'nde görevli öğretim üyesi Dr. Erdal Gümüş ise, Dipsiz Göl'ün yüksek yamaçlarda bulunması nedeniyle 'Alpin' olarak bilinen, soğuğa karşı dirençli ve hassas ekosistemin bir parçası olduğunu ve gölün ortadan kaldırılıp bölgedeki ekosistemin tüm parçalarına zarar verildiğini savundu. Dr. Erdal Gümüş, "Dipsiz Göl'ün su birikintisi olması bile onun önemini kesinlikle azaltmaz ve burayı yok edebilecekleri anlamına gelmez. Define aramak için gölü yok ettiler ama esas define gölün kendisiydi. Esas define; Gümüşhane'nin dağında, taşında, toprağında ve suyunda. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu olay karşısında devlet adına soruşturma yürütmesi gerekiyor. Şikâyete lüzum yok. Orada yaşanan olay ile devletin herhangi bir kurumunu ateşe vermekten farksız. Özel mülk olsaydı orada o kazı yapılamazdı" dedi.

DEFİNE ARARKEN YOK OLDU

Gümüşhane merkeze 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası'ndaki kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de 'define' söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü'nce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün onayı ile 6 Kasım'da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda, suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Kaynağı ve akarı olmayan, Buzul Çağı'ndan kalma, 12 bin yıllık krater Dipsiz Göl'de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Gümüşhane Valiliği, göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı ancak Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak, kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl, taş ve toprak yığını haline döndü.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dipsiz Göl'de gerçekleştirilen kazı çalışmalarının, gölün kurumasına neden olduğunu ve ilgililerin, haklarında başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.

ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI

Yasal izinle yapılan kazı çalışması sırasında toprak doldurulup, yok edilen Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için başlatılan göl tabanının hazır hale getirilme çalışmaları da tamamlandı. Suya dayanıklı kireçli, killi toprak dökülüp, iş makinesi ve silindir eşliğinde tabanı hazırlanan gölün, su takviyesi yapılmadan, bölgede beklenen yağışların ardından eriyecek karla doğal haline dönmesi beklenecek. Gölün doğal haline gelmemesi halinde ise yapılacak incelemeler sonucu yaklaşık 2 metrelik derinliğe sahip alana, tankerlerle su takviye edilip, edilmeyeceğine karar verilecek.