Gökbilimci Allison Kirkpatrick, “soğuk kuasar” keşfini 12 Haziran’da St. Louis’de gerçekleştirilen ve dünyanın dört bir yanından gökbilimcilerin bir araya geldiği 234'üncü Amerikan Gökbilimi Derneği toplantısında sundu. Haberi Gazete Duvar'dan Serdar Akgün, Astronomy dergisinden çevirdi.

KUASAR NEDİR?

Kuasarlar, çevrelerini saran galaksideki maddeyi yutan süper kütleli kara deliklerdir. Kara deliklerin maddeyi içine çektiği bilinirken, ortaya çıkan çalkantılı girdabın anaforu, yüksek enerjilerdeki maddeyi ve radyasyonu da etrafa savurur. Bu da kuasarların evren boyunca görülebilmesini sağlar. Bunlar, gökbilimcilerin bildiği en parlak nesnelerdendir.

Öte yandan bir kuasar, konuğu olduğu galaksi için kötü bir haber olabilir. Bir galaksinin yıldızları oluşturmak için azgın bir kara delik tarafından şiddetli bir biçimde ısıtılıp yok edilen gaza değil ama maddeyi yığınlaştırabilecek soğuk gaz haznelerine ihtiyacı vardır.

Yani kuasar içeren galaksilerin üretken yaşamlarının sonuna geldikleri, artık yıldız oluşturamadıkları düşünülür. Fakat Kansas Üniversitesi’nden Allison Kirkpatrick, yakın dönemde, hem şiddet dolu kuasarlar hem de soğuk gaz havzaları içeren bir dizi galaksinin varlığını ortaya çıkardı. Bu da galaksilerin yaşlılık hallerinde bile hâlâ yeni yıldızlar üretebileceği anlamına geliyor.

ETKİN EMEKLİLİK

Kirkpatrick, bu “soğuk kuasar” keşfini 12 Haziran’da St. Louis’de gerçekleştirilen, dünyanın dört bir yanından gökbilimcilerin bir araya geldiği 234’üncü Amerikan Gökbilimi Derneği toplantısında sundu.

Kirkpatrick, belirli tek bir bölgedeki kuasarların tamamını seçerek bütün gökyüzünü değişik dalga boylarında tarayan muazzam bir araştırma olan Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması’nda elde edilen verileri inceledi. Daha sonra bu kuasarları, XMM Newton X-ışını Uzay Teleskobu ve gökyüzünü kızıl ötesi ışınlarla tarayan Herschel Uzay Gözlemevi tarafından keşfedilen kuasarlarla eşleştirdi.

X-ışınları yüksek enerjili radyasyondur ve etkin kara deliklerin iyi bir işaretleyicisidir. Diğer yandan kızıl ötesi ışınlar, akkorlaşan gaz ve tozların yaydığı düşük enerjili radyasyondur.

Kuasarlar yaygın olarak bir toz ve gaz bulutuyla sarılmış şekilde bulunurlar. Araştırmacılar bunun, kuasarın etkinleştiği fakat etrafındaki tozu ve gazı etrafa saçacağı vaktin gelmediği bir orta aşama olduğunu düşünüyor. Fakat, kuasarın kendisinden gelen enerjinin çoğunu soğuran ekstra bir maddeyle çevrili oldukları için, bu kuasarlar, kızılımsı, belirsiz nesneler olarak gözükür.

PARLAK MAVİ KUASARLAR

Kirkpatrick’in keşfettiği parlak mavi, ışıldayan kuasarlar da soğuk gaz belirtileri gösteriyor. Bu çevrelerindeki gazı hemen etrafa saçtıklarını ama galaksinin dışına tamamen saçmadıklarına işaret eder.

Kirkpatrick’in kuramı, kızıl ve belirsiz aşamadan daha kısa olan başka bir orta aşama olduğunu varsayar. Bu soğuk kuasarların nadir görülmesinin nedeni, belki sadece 10 milyon yıl süren -bir galaksinin ömrü düşünüldüğüne göz açıp kapayana kadar geçen- bu aşamada uzun süre kalmamaları olabilir.

Fakat Kirkpatrick, galaksilerin çoğunun veya hepsinin bu aşamaya girip girmediğinden ya da sadece belirli galaksilerin soğuk kuasarlar olarak ortaya çıkıp çıkmadığından emin değil.

Kirkpatrick, emin olmak için, bu yeni soğuk kuasarların daha fazlasını keşfedip daha geniş bir araştırma yapmak zorunda. Belki çok yakında bunun yanıtına erişeceğiz.