Hak-Yol, 'İstanbul Grubu' ve MHP’ye yakın ekip hem kaybetti hem kazandı

Abone ol

HSK tarafından, Yargıtay’a gönderilen dört isim de yargı içerisindeki gruplar tarafından hedef alınan, bulundukları makam itibariyle de güçlü kişilerdi. Hak-Yol, İstanbul Grubu ve MHP’ye yakın yargı mensuplarının çatışmasının perde arkası ise dikkat çekiciydi.

Eski İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın, görev yaptığı adliyede, “para karşılığında erişim engelleme ve tahliye kararları verildiğinden” bahsetmesinin ardından ‘yargıda rüşvet’ iddiaları aylardır konuşulmaya devam ediyor.

Başsavcı Uçar’ın, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) gönderdiği dilekçenin ardından yargıdaki grupların güç mücadeleleri de kızıştı. Yargı içerisinde, Hak-Yolcular, MHP’ye yakın isimler, yolu Çağlayan Adliyesi’nden geçenlerin bir arada olduğu ‘İstanbul Grubu’ olarak bilinen gruplar yer alıyor. Yargı içerisindeki grupların tırmandırdığı gerilim bu süreçte siyasi davalara da yansıdı.

YARGITAY ÜYESİ SEÇİLEN 4 İSİM DE FARKLI GRUPLARIN HEDEFİNDEYDİ

HSK tarafından, Yargıtay üyeliğine 4 yeni isim seçildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un duyurduğu bugün de Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili İhsan Kamil Akçadırcı, Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça’nın Yargıtay üyeliğine seçildiği ifade edildi.

Yargıtay’a gönderilen dört isim de yargı içerisindeki gruplar tarafından hedef alınan, bulundukları makam itibariyle de güçlü kişilerdi. Dört ismin de bulundukları makamlar, Yargıtay üyeliğinden etkiliydi. ‘Tenzili rütbe’ olarak yorumlanan bu atamaların perde arkasında yaşananlar da dikkat çekiciydi.

HSK’YA “ADLİYEMDE RÜŞVET VAR” DİYEN BAŞSAVCI VE ONA KARŞI OLAN GRUP

Yargıtay üyeliğine seçilen dört isim arasında, HSK’ya gönderdiği dilekçe ile gündeme gelen İsmail Uçar öne çıktı. Uçar, görev yaptığı İstanbul Anadolu Adliyesi’nde para karşılığı erişim engelleme ve tahliye kararları verildiğine dair mahkeme kararlarını HSK’ya iletmişti. HSK’ya gönderdiği dilekçede bahsedilen kararları, diğer savcılardan toparlayan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mesut Erdinç Bayhan’ın görev yeri, geçen ayki HSK Kararnamesi ile değiştirilmişti. Arada geçen bir ayda ise Uçar’ın da görev yeri değiştirildi ve Yargıtay Üyesi seçildi. Böylelikle yargıdaki rüşvet çakı iddialarını araştıran iki ismin de etkin makamları ellerinden alınmış oldu. Dilekçede rüşvetle iş yaptığı iddia edilen yargı mensuplarının ise İstanbul Grubu’na yakın olduğu ileri sürülüyordu.

Uçar’ın başsavcılıktan alınması, kulislerde ‘İstanbul Grubu’nun zaferi’ olarak yorumlandı. Ancak gruba yakın olan bir başka isim de tenzili rütbe ile Yargıtay’a gönderildi.

YOLU ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDEN GEÇMİŞTİ: ADALET BAKANLIĞI’NDAN ALINDI

Bir dönem Çağlayan Adliyesi’nde İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapan Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz’ın da Yargıtay’a gönderilmesi dikkat çekiciydi. Yılmaz’ın, yolu Çağlayan Adliyesi’nden geçen yargı mensuplarıyla yakın olduğu ifade ediliyordu.

Yılmaz’ın adı, Çağlayan Adliyesi’nde görev yaptığı yıllarda, Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına kaçışında, Palmali Holding’in sahibi Mübariz Mansimov’un hem ceza hem ticari davalarında, İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti ile birden çok cinayetin gerçekleştiği kanlı bir savaşa girişen “Hayalet” lakaplı Orhan Ünğan dosyasında geçmişti.

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun da gündeme getirdiği üzere, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Grubu’na yakınlığıyla bilinen Hasan Yılmaz’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şikayet etmişti. Hasan Yılmaz’ın, Yargıtay Üyesi seçilmesiyle Adalet Bakanlığı’ndaki gücü elinden alınmış oldu.

Adalet Bakanlığı kulislerinden edindiğimiz bilgilere göre, Yılmaz Tunç’un şikayet ettiği, geçmişte yolu Çağlayan Adliyesi’nden geçen bir diğer Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek ise Cumhurbaşkanlığı tarafından korundu.

MHP’NİN, SİNAN ATEŞ DOSYASI ÜZERİNDEN HEDEF ALIP ‘FETÖ’CÜ’ DEDİĞİ BAŞSAVCI DA GİTTİ

Yargı içerisindeki etkin gruplardan olan MHP’nin son dönemde Hak-Yolcularla kavgası sık sık gündeme geldi. Son olarak TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkındaki AYM’nin hak ihlali kararı, üyelerinin MHP’ye yakın olduğu ileri sürülen Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından tanınmadı. Üstelik MHP lideri Devlet Bahçeli başta olmak üzere, Hak-Yolcuların hakim olduğu AYM üyeleri hedef alındı, teröre destek vermekle suçlandı.

Yargıtay’a gönderilenlerden biri de yine MHP ve yargıdaki milliyetçi grup tarafından hedef alınan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça’ydı. Yargıtay Üyesi seçilen dört kişi arasında yer alan Akça, MHP’ye yakın Orhun Haber’in hedef aldığı bir isimdi. FETÖ’cü olmakla suçlanan Akça’nın hedef alınmasının perde arkasında ise öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş dosyası vardı.

Ankara’da silahlı saldırı sonucu öldürülen Sinan Ateş dosyası mafya-siyaset ilişkisinin son dönemdeki en büyük göstergelerindendi. Ateş cinayeti soruşturması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyordu. Geçen aylarda Akça’nın başında olduğu Ankara Başsavcılığı, Sinan Ateş cinayetinde ismi geçen eski vekil Olcay Kılavuz’u cinayete yardım suçlamasıyla “şüpheli” olarak soruşturmaya dahil etmişti. Soruşturmada Ateş’i öldüren tetikçi Eray Özyağcı’nın, Eski Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş tarafından Ankara dışına çıkarıldığı belirlenmiş, Demirbaş, eski vekil Kılavuz’un kullandığı bir evde gözaltına alınmıştı. Olcay Kılavuz’u gözaltına almak isteyen Ateş soruşturmasının ilk savcısı Ayhan Ay ise dosyadan el çektirilmişti. Ancak cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından savcı Ay, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça tarafından yeniden Sinan Ateş dosyasına atanmıştı.

BAŞSAVCIYI HEDEF ALAN SERBEST KALDI

Sinan Ateş soruşturmasının derinleştirilip MHP’li vekil ve yöneticilere sıçrayacağının konuşulduğu günlerde ise Orhun Haber, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Akça ile savcı Ayhan Ay’ın “kripto FETÖ’cü” olduğunu ve Hak-Yol adıyla gizlendiklerini iddia etti. Kısa sürede Orhun Haber isimli sosyal medya hesabını yönettiği iddiasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Mert Kerim Ejder, 27 Kasım’da tutuklandı. Ejder, 6 Ocak’ta tahliye edildi.

Bu sebeple, MHP’nin hedefinde olan Akça’nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden alınmasının Sinan Ateş dosyasının akıbeti için de kritik bir hamle olduğu yorumu yapıldı. MHP böylelikle istediğini almış oldu. Öte yandan yargı kulislerinde konuşulanlara göre, Yargıtay Üyesi seçilen dört isimden biri olan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili İhsan Kamil Akçadırcı, MHP’nin önde gelen isimleri tarafından destekleniyordu.

Öte yandan yolu Çağlayan Adliyesi’nden geçen eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdiki Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Zafer Koç, İsmail Uçar’ın koltuğuna oturtuldu.

Böylelikle yargıdaki gruplar arasındaki çekişme son şeklini almış oldu.

AKP'nin belediye başkan adayına Metiner'den tepki Siyaset Akşener: Hem Muhsin başkanın hem Sinan Ateş'in katillerini yakalayacağız Siyaset İmamoğlu'ndan Murat Kurum'a gönderme Siyaset Özel ile Davutoğlu bir araya geldi Siyaset