27 Mayıs 2018 10:39

Arif Sağ: 'Orhan Gencebay ile tokalaşmam’

Arif Sağ: 'Orhan Gencebay ile tokalaşmam’
Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nde (MESAM) 31 Mayıs'ta yapılacak Genel Kurul öncesi sular durulmuyor.
+ A -

Paylaş

SERCAN MERİÇ - SÖZCÜ/ MESAM’ın 31 Mayıs’taki Genel Kurul öncesi sizle birlikte 30 kişi Haysiyet Kurulu’na sevk edildi. Seçime girmeniz engellenecek. Nasıl geldi olaylar buraya?

Buraya kadar nasıl geldiğini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sormak lazım. Şöyle bir durum var: Orhan Gencebay, 18 ay yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Orhan istifa edince beni tekrar başkan seçtiler. Biz kongreye giderken Orhan ve ekibiyle anlaşmıştık. İki senelik sürecin birinci senesinde Orhan, ikinci senesinde de ben başkan olacaktım. Orhan bunu yapmadı. Hastalığım düzeldi ve MESAM’a gidip gelmeye başlayınca, Orhan bir teklifte bulundu. “Kamera koyalım, ses kayıt cihazı koyalım yönetim kurulu odasına” dedi.

Neden istiyordu bunu?
Dışarı haber sızıyordu. Şeffaflık böyle bir şey mi! Karşıma kamera koyduğunuzda ben nasıl tartışacağım? Hep kendime dikkat etmek zorunda kalacağım. Ben o isteğine karşı gelince, o da istifa etti. Gencebay’ın istifa dilekçesindeki, “MESAM; siyaset, etnik köken ve inanç üzerinden örgütlenerek faaliyette bulunulacak veya ele geçirilecek bir kurum değildir” cümlesi önemli. Bu lafı söylediğin zaman böyle bir şey varmış imajı yaratıyorsun.

Siz bunun nefret söylemi olduğunu söylediniz. Geçmişte Gencebay’ın böyle bir söylemiyle karşılaşmış mıydınız?
Bugüne kadar bu tür kavgalar yapmadık. Amaçlarımız farklı. Bu da doğal değil mi? Ben solcuyum, o sağcı… Ben onu “Neden sağcısın” diye eleştirmiyorum ki! Ben halk müziğini destekliyorum. Benim halkla derdim var. Onun yok. Ben gecekondu insanını koruyorum. Ama sen gecekondu insanının sırtından para, şöhret kazanıyorsun. Köleliğin biçimini değiştiriyorsun. Köle, köledir. Boynundaki halkayı çıkarınca kölelikten kurtarmıyorsun ki.

Bu süreçte peki kendinizde kabahat buluyor musunuz, “Süreci başka türlü götürebilirim” diyor musunuz?
MESAM, baştan beri böyleydi. Bu toplumun alışamadığı şey var. Herkes asansörlerde müzik dinler ama kim dinlediği müziğe para ödüyor? Ödemeniz lazım. Türkiye’de bunu nasıl kontrol altına alacaksın, kolay değil. Yunanistan, yılda 200 milyon dolar telif topluyor. Sen daha 50 milyon doları aşamadın. Bu da tüm telif kurumlarının topladığı ortak para. Yasaları getiriyorsun ama uygulayanlar bu işi bilmiyor ve ciddiye almıyorsa, nasıl olacak? Mahkemelerde öyle komik kararlar çıkıyor ki…

Sizin döneminizde MESAM’ın zarardan kâra geçtiği de görülüyor…
Mesela, siyasette de, iktidara gelirsem “şunu yapacağım, emekliye şu kadar para vereceğim, köylünün mazotunun fiyatını düşüreceğim” diyorsun. Herkesin kendine göre vaatleri var. Bunlara, “E, iyi de parayı nereden bulacaksın” diyorsun. Bir kere en büyük cevap şu: “Çalmayacağım abicim.” Çalmadığında, zaten bu kaynağı bulmuş oluyorsun. Ama senin de niyetin çalmaksa, yapacak bir şey yok.

MESAM’la ilgili “Ortada bir pasta var ve bölüşülemiyor” değerlendirmeleri yapılıyor. Buna ne dersiniz?
MESAM’da çalmak mümkün değil. Aşağı yukarı 9 bin üyemiz var MESAM’da… 5-6 bin de MSG’de var. 15 bini geçmez Türkiye’deki sanatçılar. Bu rakam komiktir. 80 milyon içerisinde 15 bin sanatçıyı bu ülke besleyemiyorsa, demek ki biz bitmişiz.

MESAM’DA VESAYET VAR
Haysiyet Kurulu değişti ve sizi kurula sevk ettiler, başka neler oldu MESAM’da?
Haysiyet Kurulu MESAM’ın mahkemesidir. Sen onu feshediyorsun, kendin yeni bir kurul atıyorsun. Kaldı ki, o kurulu ben yapmadım, üyeler seçti. Yönetimden aldığın adamları yeniden kayyum olarak atıyorsun… Bakanlığı “Gelin bizi denetleyin” diye ben çağırdım. Şimdi de başka bir şey getirmişler. Benim anlayışıma oy veren kesimi azaltmak için, 30-40 kişiyi üyelikten atmışlar.

MESAM’da şu anda vesayet var mı?
Var tabii, olmaz olur mu! Bu ülkenin cumhurbaşkanına, başbakanına ben de saygı gösteririm. Ama zamanı geldiğinde de geçerim karşısına eleştiririm onu. Sanatçı böyledir. Hakaret etmediğin sürece sorun yok.

Eleştirilmeyen hiçbir şey gelişemez zaten…
Tamam sen Arif Sağ’ı attın, anladık. Getirdin müzisyen olmayan birisini koydun. Bu konuyla ilgili bir şey bilmeyeni koydun. Nasıl dolduracak orayı? Bu kadar yıl boyunca birileri emek vermiş, gecesini gündüzüne katmış, sen daha müziğin m’sini bilmeyen adamları getirip, oraya koyuyorsun.

BİZİM ÇOCUKLARI TEHDİT ETMİŞLER

“31 Mayıs’taki Genel Kurul’a gideceğim, umarım beni darp ederler” de dediniz. Gerçekten böyle bir tehdit var mı?
Bana değil, bizim çocuklara o tehditler gelmiş. Ali Haydar Timisi’yi tehdit etmişler. “Darp ederiz, döveriz, içeri sokmayız” demişler. Şu anda düşünebiliyor musun MESAM’da polisler var. Ne işi var polisin? Benim bildiğim MESAM’da enstrüman olur, polis olmaz. Böyle bir şey var mı ya! Sanatçı böyle bir şey yapar mı? Ben 55 senedir bu işin içindeyim, milletvekilliği yaptım, daha bir tane korumam olmadı. Sanatçının koruması halktır. Halk seni korur.

MESAM için yaşanılanları da Gezi’ye bağlıyorlar değil mi?
Tabii… Ben Gezi’ye ben gitmedim. Oğlum, yeğenlerim gitti. Onların da öyle bir hakkı var. Halk bir şey istiyorsa, ben de bu halkın bir ferdiysem iki tane seçeneğim vardır; ya sana zulmedende yana olacaksın ya da zulm görüp direnenden yana olacaksın. Sanatçıya gem vuramazsın. Sanatçı sıradışı adamdır.

ORHAN GENCEBAY’LA TOKALAŞMAM

Genel Kurul’a gittiğinizde Gencebay gelip size selam verse, tokalaşır mısınız?
Tokalaşmam. Ben sildim onu. Mensubu olduğum cemaati ve siyaseti aşağıladığın zaman ben senin yüzüne bile bakmam. Sen bugüne kadar yanar döner ortada gezdin. Ben sana, “Sen neden Sünni’sin” dedim mi? Sen benim Aleviliğimi nasıl tartışırsın! Ben ona izin verir miyim? 1400 yıldır öldürmüşler bizi. Kerbela’dan tut, buraya kadar gel. Biz vazgeçmemişiz davamızdan. O yoldan sen beni hangi korkuyla çevireceksin? Bizi çocuk zannediyor. Nefret suçu işlemiştir. Hedef gösteriyor. Bu memlekette domuz bağıyla insanları öldürdüler. Benim çocuğum, torunlarım var. Sivas Katliamı neden oldu, çünkü hedef gösterilmişti. Bu ülkede, her kesim silahlıdır. Aleviler değildir. Silah sevmez Aleviler. Tarihinde de yoktur. Tarihin hiçbir döneminde Alevilerin yaptığı bir katliam yoktur. İnsana nasıl kıyarız biz ya!

KENDİMİ TOPARLIYORUM


Sağlığınız nasıl?
Gayet iyiyim. Tedavi bitti, ben şimdi kendimi toparlıyorum. Bir senedir müthiş bir ilaç yüklediler bana. Tuz kullanmıyorum, birçok şeyi yiyemiyorum. Bundan dolayı halsizlik var. Şimdi, kortizon aldığım için şeker yukarı fırladı. Şimdi onu dengeliyorum. Aşağı yukarı 20 küsur kilo verdim. Onu da korumak istiyorum, hafifledim. Durum böyle.

KİLİT PARTİLER İYİ PARTİ İLE MHP

Seçimlerle ilgili öngörünüz nedir?
Burada bence kritik olan İYİ Parti ile MHP. Şu anda İYİ Parti’nin oy oranını bilmiyoruz. Meçhul. MHP’yi ne kadar tırtıklayacak bilmiyoruz. MHP, İYİ Parti’nin önünü kesebilecek mi? Bütün soru burada. HDP’nin barajı aşacağına inanıyorum.

Cumhurbaşkanlığı Seçimi için ne düşünüyorsunuz?
Erdoğan, kayıp gözüküyor. Bütün bu paniğin altında yatan da bu. Seçim bence ikinci tura kalacak, ikinci turda da Muharrem (İnce) Bey ile Erdoğan yarışır. Eğer, ‘Hayır’cı grup toplu halde hareket edebilirse, işin rengi değişebilir. Ama eder mi, etmez mi onu bilmiyorum. Sonuçta köken olarak sağcı hepsi. Son akşam bile karar değiştirebilirler. Ben iki kere belediye başkanı adayı oldum. İkisinde de “işi götürüyoruz” dedim, sabah bir baktık kaybetmişiz (Gülüyor).