Türkiye Petrolleri'nin Afganistan'ın Mezar-ı Şerif'in bölgesindeki arama sahasında yaklaşık 4 yıl güvenlik müdürlüğü yapan emekli Albay Ahmet Sarıyer, "Biz Türk'üz, Müslümanız, Taliban bize sempatik davranır beklentisiyle oraya gidersek hüsrana uğrarız." dedi.

Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümünden ve okul basketbol takımından arkadaşım olan Sarıyer, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde yıllarca görev yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Türkiye'nin Taliban'ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum" sözleri üzerine Sarıyer'le söyleşi yaptım...

SORU: Afganistan'daki yaşamı özetler misin?

Sarıyer: "Afganistan'ı özetlemek gerekirse; Atatürk döneminde kraliyet ile yönetilirken, erkekler takım elbiseyle dolaşıyor, sokaklarda troleybüsler var, kadınlar Türkiye'deki kadınlar gibi istedikleri gibi giyiniyor modern bir ülke. Şimdi ise maalesef Afganistan, erkeklerin sarıklı, cübbeli dolaştığı, sakalların bir karış olduğu, kadınların burka ile dolaştığı bir hale geldi."

SORU: Gelişmiş bir ülke mi?

Sarıyer: "Büyük şehirler dışında elektrik yok, kanalizasyon şebekesi dahi yok. İnsanlar içme suyu ihtiyacını kuyudan su çekerek gideriyor. Fosseptik çukurları su kuyuları birbirine çok yakın. Okuma yazma oranı yüzde 18. Sokakta yürürken bir kadını elinde bir çocuğu, kucağında bir çocuğu ve karnında bir çocuğuyla ve burkalı olarak görüyorduk.

Herkes kendi güvenliğini sağlamak için silahla yaşıyor ve 3-4 aile bir araya geldiğinde bir silahlı grup oluşturuyor. Bu da dışarıdan gelenler için farklı bir tehdit. Yabancı birini kaçırıp 5-6 bin dolara daha büyük bir örgüte satıyorlar."

SORU: Taliban ile Türkiye anlaşabilir mi?

Sarıyer: Dışarıdan bir parti olarak gözükse de Taliban, Afganistan'da bir terör örgütü. Tamamen medeniyetten uzak, şeriat ile yönetilen bir yapı.

Afganistan'da Türk olmanızın da Müslüman olmanızın da hiç bir anlamı yok. Yabancı olmak demek onlar için para demek.

Biz bunların örneklerini de yaşadık.

Taliban'a soruyorsunuz;

- Müslüman, Müslüman'ı öldürmez. Müslüman adam öldürmez. Kur'an'da öldürmek yasak… Niye Müslümanları da öldürüyorsunuz?

Taliban'ın verdiği cevap şöyle:

- Yanlış biliyorsun. Kur'an-ı Kerim'de ne kadar çok Müslümanı camilerde ve kutsal günlerde öldürürsen o kadar sevaba girersin diyor.

Afganistan'da bayram günlerinde araç trafiğini yasaklarlar patlayıcı yüklü araçlar camilere saldırı yapamasın diye.

Taliban'ın demeçleri var "Türk de olsa Müslüman da olsa benim ülkemi işgal altına alırsan ve NATO'ya bağlıysan benim düşmanımsın" şeklinde. Taliban dediğiniz o kadar geniş bir kitle ki, üst kademe ile anlaşsanız alt kademe ile problem çıkıyor."

SORU: Kabil Havalimanı'nın korumasını Türk askeri üstlenebilir mi?

Sarıyer: "Kabil Havalimanı'nda İshak Üssü vardır. Orada 64 civarında ülkenin askeri bulunur. Bizim askerimiz de var. Havalimanının bir kısmı sivil, bir kısmı askerî üstür.

Burası aynı zamanda bizim korumayla görevlendirileceğimiz yer. Sadece Amerikan askerinin özel eğitilmiş birlikleri insansız hava araçlarıyla Taliban'a karşı eylem yapar.

Enteresan olan şu:

Amerika, lideriyle anlaşma yapıyor, helikopterler dağlara inip Taliban'a silah yardımı, erzak yardımı yapıyor.

Ancak Taliban militanları terör eylemlerine devam ediyorlar.

Kabil Havaalanını bizim askerimiz koruyacaksa bu çok zor bir görev.

Biz Türk'üz, Müslümanız, Taliban bize sempatik davranır beklentisiyle oraya gidersek hüsrana uğrarız.

Taliban, Türk ve Müslüman ayırmıyor. Bu yüzden orada şehit vermekten, zayiat vermekten endişe duyuyorum.

Havaalanında 64 ülkenin askeri sırayla nöbet tutar, en dışında da Afgan askerleri nöbet tutar. İçeriye retina taraması yapılarak girilir. ABD askeri yemeğe giderken bile çelik yelek, çelik başlık, M16 silahlarıyla giderler.

Her ne kadar Taliban içeri giremese de havan saldırısı yapılıyor.

Taliban, ABD'nin çekilmesini fırsat bilerek yönetimi ele geçirmeye çalışıyor, şehirleri ele geçirdi. Kabil Havaalanı ulaşımın can damarıdır.

Taliban'ın Kabil Havaalanı'nın güvenliğini bize bırakacağını sanmıyorum. Umarım kötü şeyler olmaz."