Türkiye'de aktif siyaset yapan 16 siyasi partiden 15'inin genel başkanı uğradığım alçakça, kalleşçe, haince ve organize terör saldırısı nedeniyle, "Geçmiş olsun" mesajları verdiler.

Organize olduğu, siyasi olduğu ve infaz emrinin bir organize suç örgütü tarafından yapıldığının en önemli delili şudur:

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik eleştirilerini sıralamıştır.

Gazeteci Afşin Hatipoğlu bu açıklamayı yorumladı.


Ben ise bu demece Yeniçağ yazımda yer verdim.

Hatipoğlu Perşembe günü, Özdağ ve ben Cuma günü peş peşe saldırıya uğradık.

Saldıranların ortak özelliği, "Ülkü Ocakları" üyesi ya da yandaşı olduklarıdır.

***

Değerli okurlarım,

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, olayların "tepkisel" olduğunu söyledi.

Sizin İçin Seçtiklerimiz
Ad links from Vidyome
 
Doğtaş`ta 2020 Fiyatları Devam Ediyor!
Ocak Ayına Özel %20 Ekstra İndirim Doğtaş`ta!
Reklam

Peki, saldırıya uğrayan Özdağ, Hatipoğlu ve ben ne yapalım?

Süleyman Soylu'ya soruyorum.

- Serbest bırakılan 4 saldırganı yakalayıp tek tek veya toplu halde dövsem,

- Bana hakaretler düzen MHP yöneticilerine fiziksel saldırı yapsam,

Bunlara da, "tepkisel" mi diyeceksin?

Neden, "Örgütsel" demiyorsun?


Ülkü Ocaklarından mı, Devlet Bahçeli'den mi, MHP'den mi korkuyorsun…?

***

Değerli okurlarım,

1- Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi lideri Recep Tayyip Erdoğan,

2- Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu,

3- İYİ Parti lideri Meral Akşener,

4- Halkların Demokratik Partisi eş başkanı Mithat Sancar,

5- Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal,

6- Büyük Birlik Partisi lideri Mustafa Destici,

7- Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu,

8- Demokrasi ve Atılım Partisi lideri Ali Babacan

9- Demokratik Sol Parti lideri Önder Aksakal,

10-         Anavatan Partisi lideri İbrahim Çelebi,

11-         Bağımsız Türkiye Partisi lideri Hüseyin Baş,

12-         Türkiye Komünist Partisi lideri Erkan Baş,

13-         Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan,

14-         Türkiye Değişim Partisi lideri Mustafa Sarıgül…

Ve Gelecek Partisi ki cuma günü bana yapılan saldırıdan yaklaşık 5-6 dakika önce Selçuk Özdağ'a yapılan saldırı için aradım ve "Geçmiş olsun Sayın Davutoğlu ben ulaşamıyorum Selçuk Beyin sağlığı nasıl, hayatı tehlike var mı?" diye sordum.

Davutoğlu dedi ki;

- "Alçakça saldırmışlar, şu anda hastanede Mardin toplantılarımızı iptal ettim. Ankara'ya dönüyorum."

Bu konuşmadan 2-3 dakika sonra evden ayrıldım ve apartmanının önünde hain saldırı alçakça bana da yapıldı.

Karakolda ifade verirken bu kez Davutoğlu beni arayarak "geçmiş olsun" dedi

Olay gecesi de çocuklarıma, "Orhan beyi evinde eşimle birlikte ziyaret etmek istiyorum. Emniyetten çıkınca lütfen haber versin" demiş.

O gece gelemedi ama salı gecesi Davutoğlu çifti sağ olsunlar evimize şeref verdiler.

Davutoğlu özetle dedi ki,

"Bu herhangi bir saldırı, bir adi suç, bir kişisel husumet değildir. Aynı gün Selçuk Özdağ'a ve eş zamanlı olarak siz gazetecilere yapılan organize suç kapsamındaki terör saldırılarıdır.

Amacı muhalefet yapan biz siyasetçilerin ve gerçekleri yazan özgür gazetecilerin yüreklerine korku salmaktır.

Saldırıyı yapan piyonlara bakarak yanılmamak lazımdır.

Bu piyonların arkasında kimler varsa, Türkiye'yi tekrar 90'lı yılların faili meçhul cinayetlerine götürmek isteyenlerdir."

Yaklaşık 3,5 saat ailece sohbet ettik. Anılarımızı paylaştık ve Sayın Davutoğlu'nun dış politikada yaşadığı çok çarpıcı anılarını öğrendik…

***

Değerli okurlarım

Müthiş bir haber geldi Batman'dan.

Siyasi partilerin Batman İl Başkanları, siyasetçilere ve gazetecilere yapılan saldırıları, ortak basın açıklaması ile kınadılar.

Özetle diyorlar ki;

"Yaşanan kalleşçe saldırılarla birlikte siyaset ve medya kurumlarının korkutulması, Türkiye'nin karanlığa gömülmesi ve özgürlüğün kısıtlanması hedefleniyorsa, aziz milletimizin bu safsatalara karşı hiç bir zaman izin vermeyeceğini hatırlatıyoruz.

Kalleşçe yapılan bu saldırılara karşı ortak tepki gösteren siyasi partiler olarak bizler, insanlarımızın birlikte ve kardeşçe bir arada yaşama hakkını savunuyoruz.