Gazetecilik mesleğine başladığından bu yana iyi tanıdığım kardeşim ve başarılı meslektaşım İsmail Küçükkaya’ya sorularını hazırlarken ben de katkı sağlayayım istedim.

İşte Küçükkaya’nın 16 Haziran Pazar akşamı saat 21.00’de Ekrem İmamoğlu’na da ve Binali Yıldırım’a da sorması gereken bazı sorular:

-       Mal varlıklarınızı 1. Derece akrabalarınız da dahil olmak üzere açıklar mısınız?

-       İstanbul’a ihanet edecek misiniz?

-       İstanbulluların serveti sayılan Büyükşehir Belediyesinin mal varlıklarını maddi ve ayni olarak Erdoğan ailesinin vakıflarına aktarmayı sürdürecek misiniz?

-       BİM – Bayraktar gibi özel şirketlerin kurdukları vakıflara da Büyükşehir Belediyesinin mal varlıklarını maddi ve ayni olarak aktarmayı sürdürecek misiniz?

-       İspark hortumlamasını nasıl duracaksınız?

-       İstanbul’un hafriyatlarının yandaş siyasilerin çocuklarına peşkeş çekilmesini engelleyebilecek misiniz?

-       İmar değişiklikleri ile yandaşlarınıza rant dağıtmaya devam edecek misiniz?

-       İhalelerin şeffaf yapılmasını, herkese açık olmasını sağlayacak, davetiye usulü adrese teslim ihaleleri engelleyecek misiniz?

-       Bankamatik siyasi yandaş danışmanların işlerine son verecek misiniz?

-       Makam otoları saltanatına “dur” diyebilecek misiniz?

-       İstanbullulara iş sağlamak için istihdam seferberliği yapacak mısınız?

-       Ucuz gıda temini konusunda, tarımı destekleyecek önlemler alabilecek misiniz?

-       İstanbul’un trafik sorununu nasıl çözeceksiniz?

-       İstanbul’a göçü durdurmak için önlem alabilecek misiniz?

-       Yeşil alanların arttırılmasını, çevrenin ve tarihi yapıların korunmasını sağlayacak mısınız?

-       İstanbul’un tarihi siluetinin korunması için önlem alacak mısınız?

-       Deprem toplanma alanlarını AVM yapmaya devam edecek misiniz?

-       İstanbul’un eskiyen, yıpranan eski binaları yıkılıyor, sokaklar, caddeler kayıyor, binalar tahliye ediliyor, kentsel dönüşüm diye mağdurlar yaratılıyor. Bu sorunları nasıl çözeceksiniz?

-       Çarpık yapılaşmayı engelleyecek, depreme hazırlık çalışmalarını ciddiye alarak gereken önlemleri alacak mısınız?

-       Sosyal belediyecilik ile kültür ve sanatın güçlendirilmesi açısından neler yapacaksınız?

-       Mesleki sivil toplum örgütleri ile İstanbul’un geleceğini birlikte planlar mısınız?

-       Medyaya eşit davranıp, başta İBB bütçesi olmak üzere tüm harcamalarınızı şeffaf belediyecilik anlayışı ile açıklayacak mısınız?

-       Yüksek Seçim Kuruluna güveniyor musunuz?

-       23 Haziran seçiminin adil, demokratik, hilesiz yapılacağına inanıyor musunuz?

-       Seçim sonucunun sadece Yüksek Seçim Kurulu tarafından resmi olarak açıklanmasını, haber ajanslarının açıklamamasını ister misiniz?

-       Seçimi kaybederseniz “ağlak ağlak oylar çalındı” der misiniz? Kazananı kutlar mısınız?

YANDAŞ GAZETECİLER REZİL OLDU

Önce Sözcü yazarı ve düne kadar Halk TV’de “Halkın Arenası” programını yapan duayen televizyoncu Uğur Dündar’ın seçilmesini, vazgeçince de FOX TV’nin ve İsmail Küçükkaya’nın seçilmesi ile ortaya çıkan mesleki durumu da değerlendirelim.

Birincisi TRT ve Anadolu Ajansı dahil onlarca yandaş medyanın, binlerce yandaş gazetecinin iflas ettiğinin fotoğrafıdır.

Oradaki tek bir gazeteciye ve televizyoncuya ne AKP ne de Binali Yıldırım güvenmemektedir.

Onların yaptıkları haberler tamamen yanlı ve gerçek dışıdır.

Yandaş gazeteciliğin iflasıdır.

Sözcü en güvenilir gazete, yazarı duayen televizyoncu Uğur Dündar ise en güvenilir gazetecidir AKP nezdinde.

FOX TV’nin Doğan Şentürk yönetiminde tarafsız ve özerk yayıncılık yaptığı, İsmail Küçükkaya’nın da yayınlarında ayni hassasiyeti gösteren başarılı bir televizyon yayıncısı olduğu AKP tarafından da tescil edildi.

İşte bu gerçekleri bilin ki sadece Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım kabul etmiş durumda değil.

Kemal Kılıçdaroğlu da Meral Akşener de tarafsız özgür medyayı ve gazetecileri çok iyi bilmekteydiler.

Recep Tayyip Erdoğan da özgür gazetecilerin Uğur Dündar ve İsmail Küçükkaya olduğunu, Sözcü, HALK TV ve FOX TV’nin özerk yayıncılık yaptığını ve sadece gerçekleri çarpıtmadan yayınladıklarını tescil etmiş oldu.

Böylece Erdoğan’da özgür ve özerk medyayı kabul etti yandaş medyasının da tarafsız olmadığını kabul etti…

31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini Ekrem İmamoğlu’na karşı kaybeden AKP ve lideri Erdoğan’ı bu noktaya İstanbullular getirdiler.

Seçimin ve sandığın ki elbette demokrasinin gücü de açık seçik budur.

Aaa bir de Devlet Bahçeli’nin bu sözleri var:

"Şayet İsmail Küçükkaya'nın Moderatörlüğü kesinleşirse 16 Haziran Pazar akşamı 21.00'den itibaren televizyon izlemeyeceğim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının tartışmasını takip etmeyeceğim."

Ah keşke “siyaseti bırakacağım” deseydi…