Göbek yağının zekâ üzerindeki etkileri: Bilmediğiniz gerçekler!

Aşırı kalori alma ve hareketsiz bir yaşam hem vücut hem de akıl sağlığımız için bir tehlikedir.

Fazla kilolu olmak sağlık sorunlarımızın artmasında çok önemli bir role sahiptir. Uzun yıllar Vücut Kitle İndeksi yani, boy ve kilomuzun oranı şişmanlığın göstergesi olarak kullanıldı ve halen kullanılmaya devam ediyor. Bu oran ne kadar yüksekse kilomuz ve yağ oranımız o kadar yüksek ve hastalıklara karşı riskimiz de fazla demektir. Fakat işin aslı şu; vücudumuzdaki yağlanmaların dağılımı her bölgede aynı değil. Aslında en tehlikeli ise göbek bölgesindeki yağlanmalar. Bu nedenle kilonun fazla olasından çok göbekteki yağlanma önemli.

Bir çoğumuz fazla kilo ve göbeklenme ile kalp damar hastalıkları, felçler ve şeker hastalığı gibi kronik hastalık riskinin arttığının farkındayız, ancak bunun beynimizi de küçülttüğü son yıllarda yapılan araştırmalarla ortaya çıktı. Beyinde oluşan bu küçülme sonucu hafıza kaybı, demans ve Alzheimer’a kadar giden birçok hastalık da ortaya çıkmaktadır.

Bel çevresi kadında 80 cm, erkekte 94 cm üzerinde ise hastalık habercisi

Dünya Sağlık Örgütüne göre erkeklerde 94 cm, kadınlarda ise 80 cm’in üzerinde ölçülen bel çevresi ciddi kronik hastalıklar için risk çanlarını çaldırıyor. Öyle ki, bel çevresi genişledikçe, insülin direnci artıyor, diyabet hastalığı başlıyor, kolesterol ve tansiyon tavan yapıyor, kalp hastalıkları ortaya çıkıyor, beyinde damar daralması ve küçülme devreye giriyor. Hatta kanserle bile ilişkili olduğunu gösteren çarpıcı çalışmalar var. Örneğin; bel çevresinde her 10 cm genişlemenin bağırsak, pankreas ve rahim kanserlerine yakalanma oranını yüzde 13 arttırdığı görülmüş.

Göbek çevresindeki yağlanma neden bu kadar önemli?

Göbek çevresindeki yağların yaklaşık yüzde 85’i cilt altında, yüzde 15’i de karın içindedir. Cilt altındaki yağlar, hastalıkların hedefi değil. Onları yoğun karın egzersizi ile kasa çevirmek kolayca mümkün. Ancak karın içindeki yağlanmaya dikkat! Buradaki yağlar kana karışır, kan şekeri değerlerimizle oynar, kalp ve damar sağlığımıza zarar verir. İşte bu yüzden hedef olarak iç karındaki yağları gösteriyoruz. LDL kolesterolünüz veya trigliserit düzeyleriniz yüksekse, yaşınız genç olmasına rağmen tansiyon, şeker hastalığı, insülin direnci gibi sorunlar yaşıyorsanız veya ailenizde de bu hastalıklar varsa dikkat etmelisiniz.

İleri yaşlarda göbeği eritmek neden zordur?

İlerleyen yaşla eritemediğimiz göbeğin en büyük sorumlusu hormonal dengesizliklerdir. Kadınlarda menopozla birlikte düşen östrojen seviyeleri, erkeklerde de düşük cinsiyet hormonu, göbek yağlanmasına katkıda bulunur. Ayrıca yaşlanan kadınların önemli bir yüzdesinde, tiroid bezinin çalışması da azalır, bu da onları kilo alımına yatkın hale getirir.

Göbeklenme ile beyin küçülmesi arasında nasıl bir ilişki var?

-20 ile 80 yaş arasında toplam 10 bin kadın ve erkek üzerinde yapılan bu araştırma sonucuna göre;
İç Organ Yağı ve göbeklenmesi artan bireylerde Beyin Hacmi de küçük bulunmuştur. Yani iç organ ve göbek yağı ne kadar fazlaysa, beyin hacmi o kadar düşüktür.

-Kadınlarda fazla kilo erkeklere göre daha fazla beyin küçülmesine neden olmaktadır.

-Göbeklenmeye bağlı beyin küçülmesinin yol açtığı demans riski, 65 yaşından küçüklerde daha fazla bulunmuştur. Bu nedenle gençlerin bu konuda daha dikkatli olması gerekir.

Peki, bel çevresi nasıl ölçülür ve ideal bel çevresi nedir?

Bel çevresi, ayakta ve aç olarak ölçülmelidir. Mezura ile ölçüm yaparken göbek deliği seviyesinden ölçülmelidir. Bu ölçüler her yaş grubu için geçerlidir.

Normal ölçüler

Kadınlarda:

İdeal: 80 cm. den küçük, Yüksek Risk: 80-88 cm., Çok Yüksek Risk: 88 cm. den fazla

Erkeklerde:

İdeal: 94cm.den küçük, Yüksek Risk: 94-102 cm. Çok Yüksek Risk: 102 cm.den fazla

Ne yapmalı?

Fazla kilo ve buna bağlı olarak gelişen göbeklenme sadece kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik hastalıklara yol açmıyor, aynı zamanda beynimizi de küçültüyor. Bunun sonucu, genç yaşlarda demans, hafıza kayıpları ve unutkanlıklar gibi sorunlar yaşanabiliyor. Çözüm sağlıklı beslenme, spor ve düzenli yürüyüş yapmaktan geçiyor.

Kilo veremeseniz bile en sağlıklı egzersiz bol oksijenli, açık havada haftada 4-5 gün ve 45 dakika-1 saat arasında yapılan hızlı tempolu yürüyüşlerdir. Tempolu yürüyüşten kastımız dakikada 100 adım, vitrin seyrederek değil hızlı adımlarla yürümek. Hayatınızda hareket etmeyi yaşam şekli haline getirin sağlıklı kalmak için ise günde en az 6.000 adım atmanız gerektiğini aklınızda tutun.

Aşırı kalori alma ve hareketsiz bir yaşam hem vücut hem de akıl sağlığımız için bir tehlikedir.

Sağlıklı günler diliyorum.

Sorularınız için:

Instagram: dr.bayramyildiz