Yüksek tansiyon tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük bir sağlık sorunudur. Sadece yaşlıların hastalığı olarak algılanan bu hastalık, sanılanın aksine genç erkekler için de bir tehlike oluşturmaktadır.

35 yaşın altında ve kendini çok iyi hisseden genç bir erkek doktora gitmek için bir neden görmez. Tansiyon ölçtürmez. Çünkü, tansiyon yüksekliği ne de olsa yaşlıların sorunudur diye düşünür. Ama gerçek öyle mi?

Yapılan araştırmalar, yüksek tansiyonun genç erkeklerde artık daha sık görülmeye başlandığını ve bununda ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor. Ülkemizde 18-39 yaş grubundaki her 100 erkekten 9.5’inde yüksek tansiyon saptanmıştır. Aynı yaş grubundaki kadınlarda bu oran %7 bulunmuştur.

Yaşla birlikte tansiyonda artış olduğu bir gerçektir. Nitekim araştırmalar 50 yaşından sonra erkek ve kadınların yarıdan çoğunun tansiyon hastası olduğunu göstermektedir. Yaşla birlikte artan obezite, damar sertliği, kadınlarda  ise  menopoz bunun en sık nedenleri arasındadır.

Yüksek tansiyon en yaygın olarak yetişkinlerde görülse de çocuklar da risk altında olabilir. Bazı çocuklarda yüksek tansiyon, böbrekler veya kalp ile ilgili hastalıklardan kaynaklanabilir. Ancak giderek artan sayıda çocuk için, sağlıksız beslenme ve egzersiz eksikliği gibi kötü yaşam tarzı alışkanlıkları yüksek tansiyona neden olmaktadır. Bu nedenle çocuklarında muayene sırasında tansiyonlarının ölçülmesi gerekir.

NEDEN GENÇ ERKEKLER?

·        Tansiyon hastası olabileceklerine inanmamak,

·        Doktora gitme alışkanlıklarının düşük olması,

·        Artan obezite oranları,

·        Alkol tüketiminde artış,

·        Artan kafein tüketimi,

·        Artan enerji içecekleri tüketimi,

·        Bağımlılık yapıcı madde kullanımı (kokain,esrar vab.),

·        Sigara içilmesi,

·        Aşırı tuz tüketimi,

·        İş stresi,

·        Fiziksel olarak aktif olmamak (ofiste veya evden çalışmak gibi),

·        Horlama,

·        Uyku apnesi (genellikle obeziteye bağlı),

·        Artan ağrı kesici kullanımı.

TANSİYON NASIL ÖLÇÜLÜR?

Tansiyonunuzu her gün aynı saatte, örneğin her sabah ve akşam aç karnına ve tansiyon ilaçlarını almadan önce ölçün.
Ölçümden önce 5 dakika dinlenin.
Rahatsız, tedirgin, stresli olduğunuzda, üşüdüğünüzde veya ağrınız olduğunda tansiyonunuzu ölçmeyin. 
Yemekten sonra en az iki saat, kahve veya sigara içtikten sonra en az yarım saat bekleyin.
Ölçümden önce gerekirse mesane ve bağırsaklarınızı boşaltın.
Kan basıncı ölçüm aletinin manşonu ile kol çevresi uyumlu olmalıdır. Kol çevreniz aletinizin manşon boyutundan geniş ise kan basıncınız olduğundan yüksek, dar ise olduğundan düşük ölçülür.
Kolunuzdan tüm giysilerinizi çıkartın ve kolunuzu sıkmayacak bir giysi tercih edin.
Sırtınızı destekleyen ve yanında kolunuzun altına destek olacak kolluk veya masa gibi bir mobilyanın bulunduğu sert bir sandalyeye dik oturun. 
Kolunuzun altına kalp hizasına gelmesini sağlamak için bir yastık ya da havlu koyun.
Ayaklarınızı yere basın ve bacak bacak üstüne atmayın. 

TANSİYON NEDİR VE NORMAL TANSİYON KAÇ OLMALI?

Kan basıncı ölçülürken iki kan basıncı değerine bakılır: Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı).

Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur.

Genel olarak sistolik kan basıncının (büyük tansiyon), 140 mmHg ve diyastolik kan basıncının (küçük tansiyon) 90 mmHg’dan yüksek olması hipertansiyon olarak kabul edilir.  İdeal tansiyon değeri 120/80 mmHg (12/8) dır. 

HİPERTANSİYONUN BELİRTELERİ NELERDİR?

·        Hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon sinsi bir seyir izler yani hiçbir belirti yoktur.

·        Baş ağrısı,

·        Çarpıntı,

·        Nefes darlığı,

·        Halsizlik,

·        Yorgunluk,

·        Burun kanaması,

·        Kulaklarda çınlama,

·        Yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma,

·        Bazen çok sık idrara çıkma.

NE YAPMALI?

·        Kilo verme: her 10 kilo azalması tansiyonda 5-20 mmHg düşme sağlar.

·        Az yağlı, az tuzlu, meyve ve sebze içeren diyet,

·        Her gün en 30 dakika yürüyüş,

·        Alkol tüketiminde sınırlama,

·        Sigarayı bırakma,

·        Doktorunuzun gerekli gördüğü ilaçları düzenli kullanma ve tansiyonu sık sık ölçme.

YÜKSEK TANSİYON TEDAVİ EDİLMEZSE NELER OLUR?

Yüksek tansiyonun atardamar duvarlarına aşırı baskı yapması, organlarınızın yanı sıra kan damarlarınıza da zarar verebilir. Tansiyonunuz ne kadar yüksekse ve ne kadar uzun süre kontrolsüz kalırsa, hasar o kadar büyük olur.

Kontrolsüz yüksek tansiyon, aşağıdakileri içeren komplikasyonlara yol açabilir:

Kalp krizi veya felç. 
Anevrizma (damar balonlaşması)
Kalp yetmezliği. 
Böbrekler damarlarında daralma.
Göz damarlarında daralma veya yırtılma.
Hafıza kaybı. 
Bunama. 
Cinsel İktidarsızlık (impotans): Yüksek tansiyonu olan her üç genç erkekten birinde cinsel iktidarsızlık sorunu görülmektedir.
18-39 yaş  2 yılda bir, 40 yaşından sonra ise her yıl tansiyon ölçülmelidir. Risk varsa bu sürelere bakmadan daha sık ölçüm yapılmalıdır.

Hepinize sağlıklı günler diliyorum.

Sorularınız için:

Instagram: dr.bayramyildiz