Türkiye Kadınlar Voleybol 2. Lig'de mücadele veren Kastamonu Taşköprüspor, pazar günü ABB Spor Kulübü'nü ağırladı. Maçın ilk dakikalarında tribünde gerginlik yaşandı.

Maçı kayıt altına alan ABB Spor Kulübü'nün bir kadın yöneticisi, kameranın önünden geçen kişiyi uyardı. Uyardığı kişinin Taşköprüspor'un başkanı olduğu ileri sürüldü.

Kadın yöneticinin uyardığı şahıs, "Kulüp başkanıyım, gerginim zaten" dedi. Kadın yönetici, "O zaman protokole oturun, buyurun. Rica ediyorum, nasıl tepki veriyorsun bana" karşılığını verdi. Bunun üzerine kulüp başkanı olduğunu söyleyen kişi ayağa kalkarak kadın yöneticiye yumruk attı. Yaşadığı saldırının üzerine kadın, "Bu nasıl misafirperverlik" diye tepki gösterdi.

Yaşananların ardından araya giren ABB Spor Kulübü yöneticileri, bir anda saldırıya maruz kaldı. Kucağında çocuğu ile maçı izleyen ABB Spor Kulübü'nün kadın yöneticisi, çocuğunu alarak tribünden ayrıldı.

Olayların büyümesi sonucu, maçın oynandığı spor salonuna jandarma, polis ve bekçi çağırıldı. Polisin oluşturduğu güvenlik koridoru eşliğinde devam edilen maçta yaşananları ABB Spor Kulübü sporcuları, ANKA Haber Ajansı'na anlattı.  

"SALONDA ANTRENMAN YAPAMAYACAĞIMIZI SÖYLEDİLER"

ABB Spor Kulübü'nün sporcusu 18 yaşındaki İlke Özkazanç, şöyle konuştu: 

"Taşköprü'ye gitmeden daha bir hafta önce, Taşköprü voleybol takımının sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda yeni boya yapıyorlardı. Boyanın yarısından fazlası bitmişti. O günden 6 gün sonra Taşköprü'ye gittik. Ancak onlar bize salonun hala tadilatta olduğunu, bizim o salonda antrenman yapamayacağımızı söylediler. Biz tabii ki buna inanamadık, deplasmanlarda böyle bir şey olmaz, çünkü deplasmana giden her takımın hakkı orada antrenman yapmak, ter dökmek ve sahayı tanımak, ama bize bu hak verilmedi. İşin daha kötü kısmı, onlar bize bu hakkı vermediği halde kendileri o sahada antrenman yaptılar. Bunu sosyal medyadan paylaştılar. Bunun üzerine antrenörümüz iletişime geçti. Onlar antrenman yaptıklarını inkâr ettiler. Sinirlendik ama maça çıkıp oynamak zorundaydık." 

"YANINDAKİ KÜÇÜK ÇOCUĞUYLA DARP ETMEYE ÇALIŞACAKLARDI"

Maçın ilk dakikalarında tribünde bir karmaşa yaşandığını ifade eden Özkazanç, "Basın ve halkla ilişkiler sorumlumuz Aybüke Hanım'ı sırf çekim yaptığı için darp etmeye çalıştılar. Önce ona bir tekme attılar ve o tekme kamerasına denk gelmeseydi, yanındaki küçük çocuğuyla onu darp etmeye çalışacaklardı ki bence öyle de oldu. Çünkü hepimiz bu kavgayı gördük, şahit olduk. O sırada maç durduruldu. Sonra yöneticilerimiz bu olaya müdahale etmek için oraya gittiler. Onlar (ABB Spor Kulübü yöneticileri) iki kişiydiler. Onların üstüne bir anda 20 kişi saldırıp boğazlamaya çalıştı. Bunu kimse ayırmaya çalışmadı" dedi. 

"CAN GÜVENLİĞİMİZ YOKTU"

Özkazanç, maçın oynandığı salonda Taşköprü Kaymakamı'nın da olduğunu belirtirken, "O, tribünü boşaltabilirdi ama yapmadı. 'Boşaltamam' dedi. Can güvenliğimiz olmadan biz o maça devam etmek zorunda kaldık. Biz o maçtan çekilebilirdik, ancak kaymakam bize şunu söyledi; 'Siz buradan çekilirseniz, ben bu tribünü susturamam, durduramam’. Darptan sonra biz ikinci seti aldık, taraftar ve antrenörlerin tepkisinden anladık ki biz bu maçı alsaydık o sahadan canlı çıkamazdık. Gerçekten can güvenliğimiz yoktu. Zaten otelimize de polisler eşliğinde döndük" diye konuştu. 

"KÜFÜR ETTİ, ÜSTÜME YÜRÜDÜ"

Maç sonrası kaymakama haksızlığa uğradıklarını belirttiklerini söyleyen Özkazanç, şunları aktardı:

"O sırada karşı tarafın daha antrenörlük belgesi olmayan, sadece tribünden maçı izleyip bize küfredebilen antrenörü bana çıkışta, 'daha ne istiyorsun...' devamında küfretti ve üstüme yürüdü. Bana saldırmaya çalıştı. Onu kaymakam tuttu. Biz yenildik ama şerefimizi kaybetmedik. Sadece 'Siz Ankara'ya geleceksiniz' deyip yöneticilerimle otobüse yürüdüm. Bu yapılan şey çok ağırdı. Biz sporcuyuz." 

"AKLIMIZDAKİ TEK ŞEY MAÇI BİTİRİP GİTMEKTİ"

Maçta yaşananların ardında sahada polis koridoru oluşturuldu. Özkazanç, “Polis koridoru oluştuktan sonra bizim aklımızdaki tek şey maçı bitirip gitmekti” dedi. 

"PSİKOLOJİMİZ ÇOK DÜŞTÜ"

ABB Spor Kulübü Kadın Voleybol Takımı’nın kaptanı 18 yaşındaki Elif Uçar, “Kesinlikle spor bu değil. Taraftarın küfretmesi… Bizim aradığımız bu değil. Bizim psikolojimiz oyun olarak da bireysel olarak da çok düştü. Özellikle hakemler. Sarı ve kırmızı kart yedik. Bunlar olabilir ama psikolojimiz genel olarak çok düştü. Taraftarın yaptığı küfürlü veya bireysel olarak numara söyleyerek yaptıkları moralimizi çok düşürdü” dedi.

"HERKESİN AİLESİ ÇOK KORKTU"

Polisin oluşturduğu koridor sonrası güvende hissettiklerini ifade eden kaptan Uçar, “Tribünde çok güven yoktu. Benim ailem de oradaydı. Kardeşlerim oradaydı ve aklım hep oradaydı. Maç boyunca hep orayı düşündük. Herkes oyuna konsantre olur ama kimsenin aklı orada değildi. Benim ailem, özellikle annem çok korktu. O bile tribünde kardeşlerimi korudu. Beni düşündü. Herkesin ailesi çok korktu. Canlı yayın vardı, aileler çok korktu. Bizleri arıyorlar ve ulaşamıyorlar” diye konuştu.

"ONLAR DA ÇOK ŞAŞIRDI"

Uçar, sporun şiddetli bir ortamda yapılamayacağını vurgulayarak, “Bizim Ankara’da da maçlarımız oldu. Çok deplasman gördüm ve asla böyle bir manzara ile karşılaşmadım. Taşköprü bizi şaşırttı. Taşköprüspor’un oyuncuları ile bizzat konuştuk. Onlar da şaşırdı. Kendileri voleybolun bu olmadığını söylediler. Bizim kesinlikle oyuncularla bir derdimiz yok. Tribüne şaşırdılar, biz de öyle. Olayların içerisine başkanların girmesi, özellikle Taşköprüspor Kulübü Başkanı’nın girmesi, onları ekstra şaşırttı” dedi. Yaşananların ardından tedirgin olduklarını söyleyen kaptan Uçar, 12 yıldır voleybol oynadığını, hiçbir deplasmanda böyle olaylarla karşılamadığını ekledi. Sporcular ve kulüp yöneticiler, Taşköprü'den polis ve jandarma eşliğinde ayrıldı.

(ANKA)