Erdoğan'dan Suriye açıklaması: 'Suriye'nin Başkanıyla da görüşme yoluna gidebiliriz, alt görüşmeler yapılıyor'

Ermenistan Başbakanı Paşinyan'la görüşmesinin ardından kameralar karşısına geçen Erdoğan, ''Vakti saati geldiğinde Suriye'nin Başkanıyla da görüşme yoluna gidebiliriz. Şu an itibariyle zaten alt düzeyde görüşmeler yapılıyor" dedi.

Erdoğan'dan Suriye açıklaması: 'Suriye'nin Başkanıyla da görüşme yoluna gidebiliriz, alt görüşmeler yapılıyor'

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Paşinyan'la bir araya geldi. 

Görüşme sonrası kameraların karşısına geçen Erdoğan, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşebileceğini söyleyen Erdoğan, ''Vakti saati geldiğinde Suriye'nin Başkanıyla da görüşme yoluna gidebiliriz. Şu an itibariyle zaten alt düzeyde görüşmeler yapılıyor'' ifadelerini kullandı. 

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: 

"Türkiye'nin bu meselelere yaklaşımı ve birliğe katılım konusundaki görüşlerimizi muhataplarımıza bizzat aktardım. Zirve marjında Çekya Başbakanı ve AB Komisyonu Başkanı ile üçlü bir görüşme gerçekleştirdik. Fransa Cumhurbaşkanı sayın Macron, Bulgaristan Cumhurbaşkanı ve İspanya Başbakanı ile bir araya geldik. Görüşmelerde ikili meselelerle birlikte Avrupa'nın geleceği, güvenliği, refahı da dahil küresel konuları masaya yatırdık.

Ermenistan Başbakanı sayın Paşinyan'la da bir görüşmemiz oldu. Bölgemizde iyi komşuluk ilişkileri temelinde tam normalleşme hedefimize ulaşabileceğimize samimiyetle inanıyorum.

Avrupa siyasi topluluğunun kıtamızdaki sorunların ele alınması, ortak çözümler için zamanlı bir girişim olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte bu platformu Avrupa Birliği Genişleme Politikası'nın görmediğini söylemek istiyorum. Bu platformun üyelik sürecine halel getirmesini asla kabul etmeyeceğini vurguladık. Temel ve öncelikli beklentimiz Avrupa siyasi topluluğunun üyelik sürecine katkı sunmasıdır. Bu görüşmelerimi zirvede ve ikili temaslarımda ifade ettim. Zirvede genel kanaatin bu yönde olduğunu memnuniyetle müşahade ettim. Ülkemiz, güvenlik, savunma, terörizm, göç, enerji arz güvenliği, sağlık ve tedarik zincirleri gibi temel sıkıntıların aşılmasında hayati öneme sahiptir.

AB'nin karşılaştığı meydan okumaların üstesinden gelinmesinde Türkiye'nin yeri doldurulamaz. Bu hakikatin Avrupalı dostlarımız tarafından da kabul edilmeye başlandığını da gördüm. Türkiye'nin önüne çıkartılan engellerin adil olmadığını, bu durumun Avrupa'nın menfaatlerine de zarar verdiğinin altını çizdim.

Bu konuda artık daha vizyoner ve stratejik kararların alınması gerektiğine inanıyoruz. AB'nin bazı ülkelerin çıkarlarına ve ihtiraslarına teslim olmadan Türkiye birlik ilişkilerini katılım perspektifi temelinde ilerletmesini bekliyoruz.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin birlik ve Avrupa için anahtar olduğunu gözler önüne seriyor. Zirvede bu husus muhataplarımızca da teslim edilmiştir. Özellikle ülkemizin Rusya-Ukrayna savaşındaki arabulucu ve kolaylaştırıcı rolü takdirle karşılanıyor.

Savaşın ilk gününden itibaren akan kanı durdurma, ölümlerin ve yıkımın önüne geçmek için çok büyük çaba sarfettik.

TAHIL KORİDORU

Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağını her fırsatta muhataplarımızın dikkatine getirdik. Tüm zorluklarına rağmen tahıl koridorunun açılmaası, esir takasının sağlanmasını önemli bir diplomatik başarı olarak değerlendiriyoruz.

Şu ana kadar dünya pazarlarına 6 milyon tonun üzerinde tahıl ve gıda ürününün sevkiyatı gerçekleşti.

Tahıl sevkiyatının önümüzdeki süreçte de devamı başta Ukrayna halkı olmak üzere Avrupa'nın ve dünyanın çıkarına olacaktır. Bu arada Rusya'nın gübresini de yine alıp Türkiye üzerinden ihtiyacı olan ülkelere göndermenin gayreti içerisinde olacağız.

Türkiye'nin her iki tarafla da konuşabilen, samimi diyalog kurabilen, iki ülkenin de güven duyduğu olmasının değeri giderek daha da iyi anlaşılıyor.

Nitekim bugünkü temaslarımızda pek çok Avrupalı lider Türkiye'nin diplomatik hamlelerinden sitayişle bahsetti. Sahada yaşanan kabul edilemez gelişmeler işimizi zorlaştırsa da en kötü barışın bile savaştan daha iyi olduğu inancıyla çatışmaları sonlandırmak için gayretlerimizi sürdürüyoruz.

KIBRIS'TAKİ GELİŞMELER

Hal böyle iken bazı birlik üyesi ülkelerin Türkiye ile iş birliği ve iyi komşuluk yerine gerginliği tırmandırmayı ve kışkırtmayı tercih ettiklerini görüyoruz.

Burada şu hususunun altını çizerek ifade etmek isterim; Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında, egemenliğinde, hak ve hukukunda gözü yoktur.

Biz sadece ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin menfaatlerini korumasının mücadelesini veriyoruz. Kimseyle, hiçbir komşumuzla gerilim istemiyoruz. Doğu Akdeniz ve Ege sorunlarını uluslararası hukuk çerçevesinde çözmek istediğimizi defaatle dile getirdik.

AB'nin de bu konuda birlik dayanışması adı altında haksız ve hukuksuzluğa destek olmak yerine muhataplarımızı ikili toplantılara davet etmesini bekliyorum.

Kıbrıs'ta çözümün tek anahtarı, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası temsilinin tescilidir.

Kalıcı çözüm için Kıbrıs adasındaki gerçeklerin kabulü gerekiyor. Biz bu hakikatler ışığında adımlarımızı atmaya devam edeceğiz.

Türkiye olarak Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirmek, üyelik sürecimizi ilerletmek için işbirliğine hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

"İSVEÇ'İN YENİ BAŞBAKANINI ANLAMAK İSTİYORUM"

İsveç Başbakanı ile şu an itibariyle görüşemedik. Ben yeni başbakanı anlamak istiyorum. Yeni başbakan kadrosunu gerçekleştirdikten sonra görüşme fırsatı bulduğumuzda memnuniyetle görüşürüz, burada bir sıkıntımız yok.

Bildiğiniz gibi zaten Ermenistan'la özel temsilcilerimiz vasıtasıyla görüşmeler karşılıklı devam ediyor. Biz de Paşinyan'la görüşmemizi samimi bir havada gerçekleştirdik. Bu görüşme esnasında bazı talepler söz konusu oldu. Bu taleplerle ilgili olarak da gerek özel temsilcilerimize gerekse Dışişleri bakanlarımıza görevlendirmeyi yaptık. Dışişleri Bakanlarımız birbirleriyle görüşecek, özel temsilcilerimiz aynı şekilde görüşecekler. Ondan sonra çıkan neticeye göre adımımızı atacağız.

Bu akşam yemekte konuşmam vardı. Konuşmamı yaptım. Beyefendi konuşmadan çok rahatsız olmuş. Rahatsız olduğu için de aslında bu tür yemek adabına terstir; kimden izin aldı, nasıl yaptı bilmiyorum, herhalde başkandan almıştır izni. Orada çıktı bir konuşma yaptı. Yani kendisine işte bizim biraz ağır gelecek ifadeler kullandığımızı söyledi. Aslında ağır bir şey de yoktu. Olması gereken yerde değiller. Hala bunları biliyorsunuz,bütün politikaları yalan üzerine kuruludur.

Hep yalan, dürüstlük yok. Hadi bir araya gelelim dediğinizde, kıyıdaş ülkelerle filan, buna da yanaşmazlar. Ama Türkiye'den kendileri daha ön adım atmayı filan bekliyorlar. Araya da birçok ülkeyi sokuyorlar. Bugün birçok ülke onlarla münasebetleri konusunda bizden adım atmayı beklediler. Aynı şekilde Güney Kıbrıs, 'Konuşalım bir araya gelelim' dedi. 'Şimdi konuşuyoruz işte ayakta. Ama sizin bir yerlerden izin almanız gerekiyor' dedim. 'Yok, izin almam' dedi. 'Bugüne kadar böyle geldi bu iş, izin almadan konuşamazsınız' dedim. 'Benim iki ayım kaldı bu işi konuşalım' diye laflar etti. Muhataplarınız belli, bu görüşmeleri yapabilirsiniz, bizim de şu an itibariyle Yunanistan'la görüşeceğimiz herhangi bir şey yok, zamana bırakmak suretiyle, zaman içerisinde temenni ederiz ki bir konuşma fırsatını yakalarız.

Bunların tamamını özetlemek kolay bir şey değil. Avrupa siyasi topluluğu AB'nin bir alternatifi değil. Avrupa siyasi topluluğu ayrı oluşum olarak çıktı. Şu anda Çekya'nın ilk toplantısını yapmış olduğu bir adım oldu. Konuyla ilgili olarak zannediyorum ki, şu anda bu toplantılardan sonra da Avrupa siyasi topluluğunu bu toplantısının sonuç bildirgesini yayınlayacaktır. Orada neler konuşulduğu ifade edilecektir.

YUNANİSTAN AÇIKLAMASI

Bizim şu an itibarıyla Yunanistan ile görüşeceğimiz herhangi bir şey yok. Zamana bırakmak suretiyle, zaman içerisinde temenni ederiz ki konuşma fırsatı yakalarız."