CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.  Öztrak'ın gündeminde Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'yla yapılan görüşme, ekonomik kriz ve CHP'nin dört ayaklı strateji modeli yer aldı.

Öztrak, devlet kadrolarında torpil yaptıkları iddia edilen belgeler basına yansıyan TÜGVA'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait binayı mahkeme kararına rağmen boşaltmadığını hatırlattı. Öztrak, "Erdoğan başbakan veya Cumhurbaşkanı olmasaydı bu taşınmazlar, Erdoğan ailesinin başında olduğu bir yapıya verilir miydi?" diye sordu.

'DÜNYANIN EN BÜYÜK FİNANSAL SKANDALINA İMZA ATTILAR'

Öztrak, Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu ile yapılan görüşmeye ilişkin de şunları kaydetti:

"Türk Lirası en ufak bir rüzgâr karşısında savunmasız. Çünkü kayınpeder, damat bir oldular. Milletin 128 milyar dolarını, Merkez Bankasının arka kapısından buharlaştırdılar. Dünyanın en büyük finansal skandalına imza attılar.

İktidara yürüyen bir parti olarak, Genel Başkanımızın başkanlığında geçtiğimiz Cuma TCMB’ye bilgi almak bankanın bağımsızlığı için kaygılarımızı paylaşmak ve yanlış politikaların milletimize çıkaracağı fatura konusunda uyarılarda bulunmak üzere TCMB’ye bir ziyarette bulunduk.

Merkez Bankası Başkanı bizim ziyaretimizden sonra çıkmış döviz rezervlerinin nasıl hesaplanacağını konuşmuş. 'SWAP’ları çıkıyorlar, kamu parasını çıkıyorlar; yani eksiye düşürmek için her şeyi çıkıyorlar. Dünyada böyle bir tanımlama yok' dedi.

'TABLONUN ASLINI IMF'YE GÖNDERİP, ÇAKMASINI MİLLETE PAZARLIYORLAR'

Madem dünyada böyle bir tanımlama yok neden bu tabloyu Uluslararası Para Fonuna raporluyorsunuz? Tablonun ismi ne? Uluslararası Rezerv ve Döviz Likiditesi Tablosu. Anlaşılan beyler rezerv tablosunun aslını IMF’ye gönderiyor. Çakmasını millete pazarlıyor.

Peki, bu tablo niye hazırlanıyor? Onu da TCMB’nin kendi yayınından okuyalım: "Çalışmanın amacı, Türkiye’nin döviz likiditesini göstermesi amacıyla kullanılabilir durumdaki brüt rezervleri ve yabancı para cinsinden kısa vadeli yükümlülükleri tek bir tablo altında derlemek ve verilerin diğer ülke verileriyle karşılaştırılabilmesini sağlamaktır." Demek ki neymiş, sadece brüt rezerve bakılmıyormuş. Döviz yükümlülükleri de dikkate alınıyormuş. Uluslararası karşılaştırma da böyle yapılıyormuş.

'KASADAKİ DÖVİZ, BORCA YETMİYOR'

Buna göre, 8 Ekim 2021 tarihli tablo şunu söylüyor: Merkez Bankasının kasasında brüt 124 milyar dolar var. Ama vadesi bir yıl içinde dolacak, kasadan bir yıl içinde çıkacak, 146 milyar dolar da döviz borcu var. Yani kasadaki döviz, borca yetmiyor.
Merkez Bankası kasasında 22 milyar dolar açık var.

KAVCIOĞLU'NA: YA GERÇEKTEN İŞİ BİLMİYOR YA DA İNKAR EDİYOR

Başkan dünyada böyle bir tanımlama yok diyorsa ya gerçekten işi bilmiyordur ya da kendisini oraya getirenlere yaranmak için başında bulunduğu kurumun hazırladığı tabloyu inkar ediyordur.

ERDOĞAN-MERKEZ GÖRÜŞMESİ

Öztrak, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Merkel ile yaptığı görüşmeyi de değerlendirdi. "Güç yozlaştırır. Mutlak güç mutlaka yozlaştırır. Bunu geçtiğimiz hafta bir kez daha gördük" diyen Öztrak, şöyle konuştu:

"Artık emekli olacak Alman Başbakanı Merkel, geçen hafta Türkiye’deydi. Bu ziyaret esnasında Erdoğan, 'Almanya’da koalisyon hükümetleri olmasaydı ilişkilerimiz çok daha farklı bir yere ulaşabilirdi. Biz başkanlık sistemine geçerek bu başarısız koalisyonlardan kurtulduk' dedi. Alman Başbakanı’nın cevabı ise 'Alman hükümetlerinin özelliği budur. Biz Başkanlık sistemi istemiyoruz' oldu. Nazi felaketini yaşamış bir ülkeye herhalde verilebilecek en son tavsiye, tüm gücü elinde toplamış, yasama ve yargı tarafından dengelenemeyen ucube tek kişilik vesayet rejimi tavsiyesidir. Almanya’nın 2. Dünya savaşından sonraki ilk başbakanı,
Konrad Adenauer ’a atfedilen meşhur sözdür: 'Bir daha İsa bile gelse tüm yetkiyi bir kişi ve yanındakilere verecek kadar aptal olmayacaktık.'

Milletimiz de tek kişilik ucube vesayet rejiminin, acı, gözyaşı, sefalet ve fukaralık getirdiğini son üç yılda yaşayarak görmüştür. Şimdi ilk seçimde bu ucube rejimden kurtulmaya sıra gelmiştir. Milletimiz geleceğine pranga vurmak isteyen bu ucube rejimi sandıkta kaldırıp atacaktır."

'MİLLETİN KASASINDAN EMPERYAL GÜÇLERİN GÖNLÜ HOŞ TUTULUYOR'

Dış politika gündemini de değerlendiren Öztrak, "Sahada sıkıştıkça milletin kesesinden emperyal güçlerin gönlü hoş tutulmaya çalışılıyor" dedi. Öztrak, şunları kaydetti:

"Dışişleri Bakanlığı bir liyakat kurumu olmaktan çıkarıldı. AK Parti'nin arpalığına çevrildi. Rüşvetten aklanmamış bakanlar büyükelçi yapıldı. Suriye’de sahada da işler aleyhimize gelişiyor. İdlib başta olmak üzere Suriye’de askerlerimize yönelik saldırılar artıyor. Fırat’ın batısında Rusya, Fırat’ın doğusunda ise ABD var.

Sahada sıkıştıkça milletin kesesinden emperyal güçlerin gönlü hoş tutulmaya çalışılıyor. Rusya’nın gönlünü almak için ikinci S-400 paketi ileri sürülüyor. ABD’nin gönlünü almak için F-16 kartı açılıyor. Ama Erdoğan Afrika’ya giderken F-16 meselesinin F-35’lerle alakalı olduğunu söyledi. ABD’ye F-35 almak için ödediğimiz 1,4 milyar dolar için ABD böyle bir geri ödeme yöntemi önermiş. Son teknoloji 5. Nesil F-35’ler yerine 1980’lerin teknolojisi 4. Nesil F-16 ile idare ediverin denmiş. Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmak bu olsa gerek."

PARTİSİNİN DÖRT AYAKLI STRATEJİSİNİ AÇIKLADI

Öztrak, "CHP iktidara hazırdır" dedi ve dört ayaklı stratejilerini açıkladı. "Üç yeniyle dört ayaklı bir strateji izleyeceğiz" diyen Öztrak, şunları söyledi:

"Stratejimizin ilk ayağında; adaleti, demokrasiyi ve kuvvetler ayrılığını ayağa kaldırmak var. Tarafsız Cumhurbaşkanı ile “Yepyeni ve Güçlendirilmiş Bir Parlamenter Sistem” yapacağımız tüm diğer işlerde güçlü bir zemin oluşturacak.

Stratejimizin ikinci ayağında üretimin önünü açmak var. Ekonomiyi borçla şişirme modeli artık iflas etmiştir. Üreterek, verimliliği artırarak ekonomiyi büyüteceğiz.
Salgın döneminde ülkeler çok önemli dersler edindi.

Bu dersler ışığında devletin sağlık, eğitim, gıda güvenliği gibi kritik alanlarda akılcı müdahalesini sağlayacağız. Dijital ve yeşil Ekonominin sunduğu fırsatları değerlendireceğiz. Refah Devleti 3.0’ı getireceğiz.

Programımızın üçüncü ayağında üretilen refahın, adil şekilde paylaşımı var. Çokça üreteceğiz, hakça paylaşacağız. Refahı topluma yaymadığınızda toplum kesimlerini dışladığınızda birilerini arkada bıraktığınızda büyüme sürmüyor. Bunu artık tüm dünya anladı. Bizim burada yararlanacağımız en önemli yeni kurum Aile Destekleri Sigortası olacak.

Ve stratejimizin dördüncü ayağında çevresel, ekonomik ve mali sürdürülebilirlik var.
Bu sene yaşadığımız yangın ve sellerde gördük; tüm yapılacak işlerde çevrenin sürdürülebilirliğini planlamak önceliğimiz olmak zorunda. Biz, Yeşil Mutabakata uyum sağlayacağız.

Borcun kontrolsüz artışına müsaade etmeyeceğiz. Enflasyona neden olmadan istikrar içinde hızla büyüyeceğiz."

İMAMOĞLU'NUN DİYARBAKIR ZİYARETİ

Öztrak, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Öztrak, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'genel merkezin izni dışında' Diyarbakır'a ziyaret düzenlediği yönündeki iddialara ilişkin; "İmamoğlu, Genel Başkanımızın izniyle Diyarbakır'a gitmiştir" dedi.

SİYASİ CİNAYETLER TARTIŞMASI

"Siyasi cinayetler" tartışmasına ilişkin bir soruya yanıt veren Öztrak, "Savcılığa ifade vermesi gereken Erdoğan'dır. Erdoğan ifadesini verdikten sonra Kılıçdaroğlu da yazılı olarak beyanını verir" ifadelerini kullandı.

Öztrak, önümüzdeki dönemde Meclis'e gelebilecek olan Suriye ve Irak tezkerelerine ilişkin partisinin tutumuna yönelik soruya ise, "Söz konusu tezkereler geldiğinde, yetkili kurumlarımızla görüşür açıklamamızı yaparız" şeklinde yanıt verdi.

Öztrak, Merkez Bankası Başkanı'yla yapılan görüşmede 'kayıp 128 milyar dolar' gündeminin de görüşüldüğünü ve Başkan Kavcıoğlu'nun yapılanın doğru olduğunu savunduğunu belirtti.