CHP'nin Doğa Hakları ve Çevreden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Rize'de bir hafta içerisinde iki kez yaşanan sel felaketiyle ilgili açıklama yaptı.

Öztunç, "Hükumet ne yapıyor? Karadeniz İklim Eylem Planı'nı açıklıyor. Kağıt üzerinde eylem planı var ama fiiliyatta maalesef herhangi bir eylem yapılmıyor" dedi.

Öztunç'un açıklamaları şöyle:

"KAĞIT ÜZERİNDE EYLEM PLANI VAR AMA EYLEM YAPILMIYOR"

"Rize ve Artvin'de bir kez daha sel oldu. Son bir hafta içerisinde Doğu Karadeniz, ikinci seli yaşıyor" diyen Öztunç, "Son 21 yıl içerisinde Rize'de 83 canımızı maalesef sele kurban verdik. 83 insan selden yaşamını yitirdi. Hükumet ne yapıyor? Karadeniz İklim Eylem Planı'nı açıklıyor. Kağıt üzerinde eylem planı var ama fiiliyatta maalesef herhangi bir eylem yapılmıyor. Bakanlar sel olduğu zaman bölgeye gidiyorlar, çizmeleri giyiyorlar ve o şekilde görüntü vererek selle mücadele, bu tip doğa olaylarıyla mücadele ettiklerini düşünüyorlar" ifadelerini kullandı.

"HÜKUMET KARADENİZ'İ KADERİNE TERK ETMİŞ DURUMDA"

Öztunç, şöyle devam etti: "Oysa yapılması gereken, Karadeniz İklim Eylem Planı'na bir an evvel uymak ve uygulayabilmektir. Bunun kağıt üstünde kalmasını engellemektir. AKP maalesef Karadeniz'le oynuyor. Karadeniz Bölgesi'nde ufacık derelerin üzerine HES'ler yapılıyor. Dereler, ıslah adı altında betonlaştırılıyor. Hükumet, Karadeniz'de maalesef herhangi bir tedbir almıyor ve hükümet Karadeniz'i kaderine terk etmiş durumda."

“BETONU SEV, DOLARI ÖP”

“Gidin görün, nerelere yapılaşma izni verilmiş, derelerde kaçar tane HES yapılmış, hangi dereler nasıl beton kanala çevrilmiş" diyen Öztunç, şunları söyledi:

"Bir aşırı doğa olayının nedeni olarak gösterilecek tüm nedenlerin onlarca örneğiyle karşılaşabilirsiniz. Fındıklı halkı izin verseydi AKP, Fındıklı derelerini HES’ler ile donatırdı. HES yaptırmayınca, balık çiftliklerine verdi. Derelerde ıslah yapıyoruz diye beton kanallar var. AKP, bir derenin habitat için ne kadar değerli olduğundan bihaber halen. Doğayı sömürmek üzerine kurulu sisteme sahipler. AKP’nin çevre politikası, ‘Betonu sev, doları öp’ politikasıdır. AKP daha büyük bir felaket mi bekliyor? Daha fazla ne olmalı? Bakanlar gelince göstermelik birkaç hizmet sunuluyor, sonra tüm bölge kendi kaderine terk ediliyor. Mağdur olan yurttaşların kamusal yardım ve hizmetlerden eşit faydalanmalarını sağlayacak politikalara ihtiyaç var.”