Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, Saadet Partisi'nde yaşanan kongre depreminin perde arkasını bugünkü köşesinde yazdı. Pehlivan, Oğuzhan Asiltürk'ün neden şimdi harekete geçtiğini parti içinden öğrendi.

Pehlivan'ın yazısından ilgili bölüm şöyle:

Biliniyordu: Saadet Partisi’nde Genel Başkan Temel Karamollaoğlu ile Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk arasında gerilim vardı. 

Biliniyordu: İki isim dünürdü ama her şey güllük gülistan değildi. 

Biliniyordu: Karamollaoğlu’nun gönlü Millet, Asiltürk’ün gönlü Cumhur İttifakı’ndan yanaydı. 

Tüm bunlara rağmen, Asiltürk’ün tweet’le kongre kazanını ateşe vermesi bekleniyor muydu? Karamollaoğlu cephesi aslında ne düşünüyor? Saadet Partisi koridorlarında neler konuşuluyor? 

Tüm bu sorulara yanıt aradım. 

Öncelikle, parti genel merkezindeki büyük çoğunluğun açıklamayı ilk Twitter’dan gördüğünü vurgulayayım. “Böyle bir çıkışın belirtisi yoktu ve şaşırdık” sözünü duydum. 

Normal takvime bakarsak, Saadet Partisi’nin olağan kongresi Kasım 2022’de. Asiltürk ise “Önümüzde kongre var” diyordu.“Benim gözetimimde, geniş istişarelerle bir liste hazırlanacak ve kongre başkanlığına sunulacak” diye devam ediyordu. Evet, Saadet’te olağanüstü kongre beklentisi vardı ama Asiltürk’ün mesajlarına kadar partinin herhangi bir yetkili kurulunda konuşulmadığını öğrendim. 

Peki, neden şimdi? 

Temel Karamollaoğlu dün “parti meselelerimizi kamuoyunda tartışmam” dedi. Perde arkasında ise o cephenin tezi şu: 

“Bu ay partinin Genel İdare Kurulu toplantısı toplu halde yapılmadı. Karamollaoğlu herkesi genel merkezde tek tek dinliyor şu sıralar. Bu rahatsızlık oluşturdu Asiltürk cephesinde. Genel Başkan’a bağlılığın da göstergesiydi bu onlara göre. İşte bu desteği ve o özel görüşmelerin içeriğini baltalamak için zamanlamanın özellikle seçildiğini düşünüyoruz.” 

Asiltürk, yeteri kadar oy alınmamasından da dertliydi. Saadet Partisi’ne oy vermediğini iddia ettiği inançlı gençlerin “O partinin de bizim inançlarımızı savunduğunu duymadık. O parti de diğer partiler gibi sadece iktidarı tenkit ediyor” dediğini söylüyordu. 

Karamollaoğlu’nun yakın çevresi ise bu eleştiriye şu yanıtı veriyordu: 

“AKP’nin gençlik kuruluşları ile Anadolu Gençlik Derneği’ni (AGD) yan yana getirmeye çalışılan bir süreç vardı. Bu süreçte AGD, TÜGVA’nın kuruluşunda kendi mensuplarının görev almasına göz yumdu ve engelleyemedi. Gençlik anketinden bahsediliyor ya... Tamamen düzmece bir anketi, Oğuzhan Bey’e güya ‘bu haldeyiz’ diye sunmuşlar.” 

Son bir not... 

Partinin yayın organlarından Milli Gazete Asiltürk’e, TV5 ise Karamollaoğlu’na yakın diye biliniyor. Bu satırların yazıldığı ana kadar, Asiltürk’ün kazan kaldırmasını iki mecranın da görmezden geldiğini not edeyim.