1934 yılında Kahramanmaraş'ta doğan Nuri Pakdil, İstanbul'un fethedildiği 29 Mayıs'ı da doğum günü olarak kabul eder. İlkokul çağlarından itibaren yazmaya başlayan yazar, ortaokula 3 yıl gecikmeli başladı. Maraş Lisesi'ni bitirdikten sonra 1959 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve buradan mezun oldu. Askerliğini Bitlis'te yaptı.

Lisede Hamle adında bir okul dergisi çıkartan Nuri Pakdil, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu küçük lise dergisi Ankara'dan İstanbul'a birçok yazarın dikkatini çekti. Pakdil, yazmayı için şöyle tanımlar: "Yazmak, uzun yürüyüşe başlamaktır. Yazarın ödevi, yazmaktır. Bir yazar, ancak, yazarak girebilecektir insanlığa. Bu bağlamda yazmak, bir hayat biçimim olmuştur benim."

Nuri Pakdil'in aile dostu olan Ahmet Kuşçu'dan okuma yazma öğrenmişti. Latin harfleriyle yazılmış yeni kitap da yok denecek kadar az olduğu bir dönemde büyüyen yazar eline geçen bütün kitapları okurdu.

Gençlik yıllarında Kitapçı Mehmet'ten o dönemde bulunan polisiye romanlar ödünç alıp okurdu.

Orta birde iken Necip Fazıl'ın eserleriyle tanışan yazarın ideolojik bağlamda ufkunun açılmasına ve yazarlık oluşumuna büyük etkisi olmuştu.

Hukuk müşavirliği ve DPT'de uzman olarak görev yapan Nuri Pakdil, Büyük Doğu ve ardından Diriliş Dergisi ile de güçlü bağlar kurdu. Diriliş Dergisi'nin yayına ara verildiği bir dönemde Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt ve Akif İnan ile birlikte Edebiyat Dergisi'ni yayınladılar. 1969 yılında yayın hayatına başlayan dergi 1984 yılının Aralık ayına kadar çıktı. Belirli aralıklarla dergiye ara veren Nuri Pakdil, toplamda 159 sayı çıkartmıştı.

Oldukça dikkatli ve titiz biri olan Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi'ni çıkarırken, bir harf yanlış dizilse tekrar bastırırdı. Hatta bazı şiirlerini 200 kez yazdıktan sonra kitaba aldığı olurdu.

Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi'nde yazanlara müstear isimler takmakla meşhurdu. Kendisinin de 16 farklı ismi vardı. En çok "Ebubekir Sonumut" adını kullanıyordu.

Kitap kapaklarını kendisi tasarlayan Pakdil, bir kitabın kapağını beğenmeyip defalarca değiştirdiği bu nedenle de matbaada sabahladığı olmuştu. Kitap kapaklarında her bir çizginin anlamı vardı. Örneğin sıradan sayılabilecek çizgiler 13-14-15 değil 12 olmalıydı. Çünkü burada 12 imama gönderme vardır.

.