Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Artış: Gripte Üç Virüs Alarmı! Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastanelere başvurular artarken, uzmanlardan grip sezonuna ilişkin önemli uyarılar geldi. Acil servislerdeki yoğunluğun grip sezonunun erken başladığını tek başına göstermediğini belirten uzmanlar, influenza virüslerinin laboratuvar verileriyle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Grip geçirenlerin aynı sezon yeniden hastalanabileceğine dikkat çeken uzmanlar, aşının özellikle ağır hastalık riskini azaltmadaki önemine işaret etti.

Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Artış: Gripte Üç Virüs Alarmı! Kimler Daha Fazla Risk Altında?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan başvurularda artış yaşanırken, grip sezonunun seyri ve dolaşımdaki influenza virüsleri yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, acil servislerde görülen vaka artışının tek başına grip sezonunun erken başladığını göstermediğini belirterek Türkiye’deki tablonun Sağlık Bakanlığının haftalık sürveyans raporları ve laboratuvar verileriyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

ACİL SERVİSLERDEKİ ARTIŞ GRİP SEZONUNUN ERKEN BAŞLADIĞINI GÖSTERMEYEBİLİR

Hürriyet'ten İsmail Sarı'nın haberine göre, Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Alpar, çalıştığı acil serviste solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle başvurularda belirgin artış gözlemlediklerini söyledi. Ancak bu durumun tek başına influenza sezonunun erken başladığı anlamına gelmediğini belirten Alpar, ekim başında yayımlanan verilere göre Avrupa’da influenza aktivitesinin düşük düzeyde olduğunu ifade etti. Alpar, Türkiye’de grip sezonunun başlayıp başlamadığının Sağlık Bakanlığının haftalık sürveyans raporlarıyla ortaya konulabileceğini belirterek, “Her solunum yolu enfeksiyonunu grip olarak değerlendirmemeliyiz” uyarısında bulundu.

Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Artış: Gripte Üç Virüs Alarmı! Kimler Daha Fazla Risk Altında? - Resim : 1

HAVA SICAKLIKLARININ DÜŞMESİ BULAŞMAYI KOLAYLAŞTIRIYOR

Hava sıcaklıklarının azalması, insanların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmesi ve okulların açılmasının enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırabildiğine dikkat çekildi. Toplumun bağışıklık düzeyi ve virüslerdeki değişimler de hastalıkların seyrini etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarındaki artışın nedenini belirlemek için yalnızca acil servis başvurularına değil, laboratuvar sonuçlarına ve haftalık sürveyans verilerine de bakılması gerektiğini vurguluyor.

TÜRKİYE’DE HANGİ GRİP VİRÜSLERİ TAKİP EDİLİYOR?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, Türkiye’de dolaşımda bulunan influenza virüslerinin dağılımını belirlemek için laboratuvar verilerinin esas alınması gerektiğini söyledi. Taşçı, muayene sırasında görülen belirtilere bakılarak hangi influenza alt tipinin baskın olduğunun kesin olarak belirlenemeyeceğini ifade etti. Taşçı, Türkiye’deki güncel dağılımın Sağlık Bakanlığı ve referans laboratuvarlarının haftalık sürveyans verileriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve B/Victoria virüslerinin izlenmesinin önemine dikkat çekti.

Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Artış: Gripte Üç Virüs Alarmı! Kimler Daha Fazla Risk Altında? - Resim : 2

GRİP AŞISININ İÇERİĞİ NEDEN DEĞİŞTİ?

Doç. Dr. Süleyman Alpar, güncel grip aşısının hedefleri arasında A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve B/Victoria virüslerinin bulunduğunu belirtti. Daha önce dört bileşenli olan aşının, B/Yamagata soyunun Mart 2020’den bu yana doğal dolaşımda doğrulanmaması nedeniyle üç bileşene indirildiğini söyledi. Alpar, influenza B’nin Victoria soyunun yeni bir hastalık olmadığını, uzun yıllardır bilinen bir virüs soyu olduğunu da hatırlattı. Dünya genelinde influenza aktivitesinin şu anda düşük düzeyde olduğunu ve tespit edilen virüsler arasında H1N1’in payının arttığını belirten Alpar, bu verilerin Türkiye’de hangi virüsün baskın olduğuna ilişkin doğrudan bir öngörü sunmadığını vurguladı.

H1N1, H3N2 VE İNFLUENZA B BELİRTİLERİ NASIL AYIRT EDİLİR?

A(H1N1)pdm09, A(H3N2) ve influenza B virüslerinin yol açtığı hastalıkların belirtileri büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Uzmanlara göre yalnızca klinik bulgulara bakılarak virüslerin birbirinden kesin olarak ayırt edilmesi mümkün değil. Doç. Dr. Süleyman Alpar, üç virüsün de genellikle ani başlayan ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirtti.

HANGİ VİRÜS HANGİ YAŞ GRUBUNDA DAHA AĞIR SEYREDEBİLİR?

Alpar, H3N2’nin özellikle yaşlılarda, H1N1’in bazı sezonlarda genç erişkinlerde ve gebelerde, influenza B’nin ise çocuklarda ciddi hastalıklara yol açabileceğini söyledi. Ancak hastalığın ağırlığını yalnızca virüsün türünün belirlemediğini vurguladı. Sağlıklı bir kişide hafif seyreden influenza enfeksiyonunun, kronik hastalığı bulunan başka bir kişide zatürreye veya solunum yetmezliğine neden olabileceğini belirten Alpar, yaşın, bağışıklık durumunun ve eşlik eden hastalıkların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Artış: Gripte Üç Virüs Alarmı! Kimler Daha Fazla Risk Altında? - Resim : 3

VİRÜSLERİN ALT TİPİ PCR TESTİYLE BELİRLENEBİLİYOR

Dr. Onur Taşçı, mevsimsel influenza enfeksiyonlarında tipik belirtilerin ani başlayan ateş, titreme, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, belirgin halsizlik, kuru öksürük ve boğaz ağrısı olduğunu söyledi. Virüslerin birbirinden ayrılması gereken durumlarda PCR ve uygun alt tiplendirme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirten Taşçı, her sezon ve her hasta grubu için virüslerin hastalığı daha ağır geçirmesine ilişkin kesin bir sıralama yapılamayacağını kaydetti. Taşçı, hastalığın seyrini yalnızca virüsün alt tipinin belirlemediğini, yaş, bağışıklık durumu, eşlik eden hastalıklar ve dolaşımdaki varyantın özelliklerinin de etkili olduğunu vurguladı.

GRİP GEÇİRENLER AYNI SEZON YENİDEN HASTALANABİLİR

Uzmanlar, bir kez grip geçirmenin aynı sezon içinde yeniden influenza enfeksiyonu yaşanmasını önlemediğine dikkat çekti. Bir influenza virüsüne karşı gelişen bağışıklığın diğer alt tiplere karşı tam koruma sağlamadığı belirtildi. Doç. Dr. Süleyman Alpar, H1N1 enfeksiyonu geçiren bir kişinin aynı sezon içinde H3N2 veya influenza B ile yeniden hastalanabileceğini ifade etti. Virüslerin antijenik yapılarının farklı olması nedeniyle birine karşı gelişen bağışıklığın diğerlerine karşı kesin koruma sağlamadığını söyleyen Alpar, kısmi çapraz bağışıklık oluşabilse de buna güvenilmemesi gerektiğini belirtti.

AYNI SEZONDA BİRDEN FAZLA İNFLUENZA VİRÜSÜ DOLAŞABİLİR

Dr. Onur Taşçı da aynı influenza sezonunda birden fazla virüsün eş zamanlı dolaşımda bulunabileceğini söyledi. Bir kişinin önce A(H3N2), haftalar veya aylar sonra A(H1N1) enfeksiyonu geçirebileceğini belirten Taşçı, önceki enfeksiyonun veya aşılamanın diğer alt tiplere karşı tam bağışıklık sağlamadığını kaydetti. Taşçı, birden fazla virüsün aynı dönemde dolaşımda bulunmasının herkesin bu virüslerin tamamıyla enfekte olacağı anlamına gelmediğini de vurguladı.

GRİP AŞISI YÜZDE 100 KORUMA SAĞLIYOR MU?

Üç bileşenli grip aşısının influenza enfeksiyonuna karşı yüzde 100 koruma sağlamadığını belirten uzmanlar, aşının özellikle ağır hastalık riskini azaltmadaki önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Süleyman Alpar, önceki sezonlara ait gözlemsel araştırmalarda, influenza nedeniyle hastaneye yatırılan aşılı yetişkinlerde aşısızlara kıyasla yoğun bakıma kabul riskinin yaklaşık yüzde 26, ölüm riskinin ise yüzde 31 daha düşük olduğunun bildirildiğini aktardı. Alpar, söz konusu oranların önceki sezonlara ait araştırmalardan elde edildiğini ve mevcut sezonun kesin aşı etkinliği oranları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

GRİP AŞISI İÇİN EN UYGUN DÖNEM HANGİSİ?

Aşının zamanlamasının da önemli olduğunu belirten Alpar, grip aşısı için en uygun dönemin ekim ve kasım ayları olduğunu söyledi. Koruyucu bağışıklığın aşılamadan yaklaşık iki hafta sonra geliştiğini ifade eden Alpar, aşının influenza enfeksiyonunu tamamen önlemese de özellikle ağır hastalık riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynadığını kaydetti.

Kaynak: Hürriyet

Etiketler
Grip Hastalık doktor