"Memurlar açlıkla burun buruna, hayatlarını idame ettirebilmeleri neredeyse imkansız"

Savunma Büro ve Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, “Memur neredeyse açlıkla burun buruna gelmiş durumda. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin liraya geldi" ifadeleriyle memurların yaşadıkları sorunlara vurgu yaptı.

"Memurlar açlıkla burun buruna, hayatlarını idame ettirebilmeleri neredeyse imkansız"

Savunma Büro ve Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Malatya’da sendika üyeleriyle bir araya geldi.

Savunma Büro ve Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, “Memur neredeyse açlıkla burun buruna gelmiş durumda. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin liraya geldi. Memur arkadaşlarımızın ayakta kalabilmesi, hayatını idame ettirebilmesi, çoluk ve çocuğunun geleceğini garanti altına alabilmesi neredeyse imkansız. Arkadaşlarımızın da artık dayanma sınırı ve sabırları çok azaldı” dedi.

Cengiz, Savunma Büro ve Destek Hizmetleri Sendikası üyesi memurlarının diğer memurlar gibi ücretleriyle ilgili taleplerinin olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Çalışanlarımızın maaşları neredeyse yoksulluk sınırının yarısı. Herkes ekonomik anlamda ciddi problem yaşıyor. Kiralar ortada, özellikle büyükşehirde çalışan arkadaşlarımızın maaşları neredeyse kira fiyatına yetişmiyor. Ekonomik şartlar, toplu sözleşme sonrası maaşlarda yapılan artışların yetersizliği arkadaşlarımızı gerçekten çok zor duruma düşürdü.”

“YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILMALIDIR”

“Yardımcı hizmetler sınıfındaki arkadaşlarımızın gerçekten ciddi problemleri var” diyen Cengiz, “Bu problemlerin çözümü açısından başlatmış olduğumuz ve halende devam eden ‘yardımcı hizmetler sınıfı kaldırılsın’ imza kampanyamız sürüyor. Bununla ilgili gittiğimiz her yerde de çalışma yapıyoruz. Hükümetimiz ve diğer siyasi partilerden beklentimiz buna destek vererek, çağ dışı kalmış yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılması için meclisin açılmasıyla birlikte bir kanun değişikliğinin yapılmasıdır. 110 bin memurun sorununu kesinlikle çözecek olan bir konudur” ifadelerini kullandı.

“ADALET GETİRMEK ÜZERE YAPILAN EK GÖSTERGE DAHA BÜYÜK ADALETSİZLİĞE SEBEBİYET VERDİ”

Cengiz, 3600 el göstergenin çalışmasının ciddi bir adaletsizlikle sonuçlandığını savunarak, şunları kaydetti:

“Adalet getirmek üzere yapılan bir ek gösterge çalışması sonucu daha büyük adaletsizliğe sebebiyet verdi. Kadrodaki birçok üniversite mezunu arkadaşlarımız, sadece sınıfı, kadrosu farklı diye mağdur edildiler. Bu arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin de kanunun yürürlüğe gireceği 15 Ocak 2023’e kadar mutlaka çözülmesi gerekir. Diğer bir konuda banka maaş promosyonları, olay gerçekten çığırından çıktı. Eksi sözleşmedeki arkadaşlarımız 100-200 lira gibi aylık banka promosyonu alırken, şu anda bin lirayı geçen yeni sözleşmeler yapıldı. Bu adalet değil. Cumhurbaşkanının buna bir an önce el atması, düzenleme getirmesi, bir alt sınır belirlemesi, mevcut sözleşmelerin revizyonunun ya da feshedilerek yeniden bir sözleşme yapılmasının sağlanması gerekir. Bu noktada devlet bankalarının rekabeti sağlamak adına hem elini taşın altına sokması hem de cumhurbaşkanlığının genel bir çerçevede mevzuat düzenlemesi gerekiyor. Mevcut genelgeler bu iş için yeterli değildir. O nedenle bir an önce adaleti sağlayacaksak doğudaki batıdaki, personeli az ya da çok olan kurumda böyle bir ayrımcılık ve farklılık olmaması gerekir. Beklentimiz bunun da bir an önce düzene koyulmasıdır.”

“SOSYAL KONUT PROJESİNDEN MEMURLARIN YARARLANMASI MÜMKÜN DEĞİL”

TOKİ’nin başlattığı sosyal konut projesine de değinen Cengiz, “Başlatılan sosyal konut projesine bakarsanız, ayrılan kontenjanlar içerisinde memurlar yoktur. Kaldı ki memurların bunu ödeyebilecek gücü de yoktur. 85 bin lira peşinatı, aylık 3 bin 800 lira olan taksitleri ödeme güçleri yok. 9 bin 800 lira ortalama maaş alan bir memurun hem bir taraftan bu taksitleri ödemesi hem peşinatı ödeyebilmesi için kredi kullanması hem de oturduğu evin kirasının karşılaması mümkün değil. Bu nedenle öncelikle memurlarımızın lojman sorununu çözebilmek için, geçmiş dönemde var olan lojman tazminatının bir an önce çıkarılması gerekir. Ankara, İstanbul ve İzmir’in kira ortalamasının yüzde 50’sinin lojmanda oturmayan bütün memur arkadaşlarımıza kira yardımı olarak verilmesi gerekiyor. Memur arkadaşlarımızın sosyal konut alma imkânları yok. O halde yapılması gereken, arkadaşlarımıza konut edindirme yardımının getirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

“MEMUR AÇLIKLA BURUN BURUNA GELDİ”

“Memur neredeyse açlıkla burun buruna gelmiş durumda” diyen Cengiz, şunları söyledi:

“4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin liraya geldi. Piyasadaki alım gücü kayıplarımıza da baktığımız zaman memur arkadaşlarımızın ayakta kalabilmesi, hayatını idame ettirebilmesi, çoluk ve çocuğunun geleceğini garanti altına alabilmesi neredeyse imkansızdır. Hükümetimizin memur arkadaşlarımıza, özellikle yardımcı ve genel hizmetler sınıfındaki arkadaşlarımızın mali sorunlarının bir an önce çözümlenmesini, sınıf sorunlarının ortadan kaldırılması ve 3600 ek göstergeyle alakalı düzenlemesinin yapılmasını istiyoruz. Bu sorunların tamamının çözümlenmesi gerekiyor. Biz bekliyoruz, bu konuda umutluyuz. Arkadaşlarımızın da artık dayanma sınırı ve sabırları çok azaldı. Hayatlarını devam ettirebilecek ekonomik şartlardan çok uzaktalar.”

“TÜİK RAKAMLARIYLA ÇARŞI PAZARDAKİ GIDA ENFLASYONU UYUMLU DEĞİL”

Cengiz, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilene ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ortada bir gerçek var. Hepimiz bu toplumda yaşıyoruz. Piyasadaki verilere, özellikle gıda enflasyonuna bakıyoruz. Maaşlarımızın büyük kalemini gıda oluşturuyor. Kira fiyatlarına baktığınızda İstanbul’da 8 ila 10 bin TL arasında. Ankara’da 4 ila 6 bin lira arasında kira fiyatları var. Maaşım olarak düşünürsem, İstanbul’da maaşımın tamamına, Ankara’da ise neredeyse yarısına tekabül ediyor. Gıda enflasyonu konusunda pazar ve marketlere baktığımız zaman rakamların düşmediğini, benim asıl ihtiyacım olan temel gıdaların ise fiyatlarının yüksek olduğunu görüyoruz. TÜİK’in hesaplarının neye dayandığı konusunda fikir yürütme şansımız yok ama yaşadığımız enflasyona baktığımız zaman; çarşı pazardaki gıda enflasyonunun TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla çok uyumlu olduğunu söyleyebilmem mümkün değildir.” (ANKA)