28 Şubat davası kapsamında cezaları onanan, 10 ayı aşkın süredir cezaevinde bulunan ve yaşları 74 ile 90 arasında değişen 14 isim, bir yandan sağlık sorunlarıyla boğuşurken diğer yandan da yaklaşık 10 aydır AYM önünde duran başvurulardan haber bekliyor.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’a konuşan eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan, “AYM’den hiçbir ses seda yok” derken “Bütün endişemiz, rahatsızlıkları nedeniyle kayıp vermemiz. Bir şey olursa hesabını kim verecek?” ifadelerini kullandı. Davayı, “kumpas ve siyasi bir dava” olarak nitelendiren Doğan, “Onlar, omuzlarındaki rütbeleri kimsenin ikramı olarak almadı. O rütbeleri eşlerimize Fethullahçılar takmadı. Karanlık köşelerde hastalıklarla boğuşuyor olması, içimizi acıtıyor” diye konuştu.

“GERÇEKLER MUTLAKA SU YÜZÜNE ÇIKACAK”

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin, 28 Şubat davası kapsamında “hükümeti cebren vazife görmekten men” suçundan verilen müebbet hapis cezasını onadığı, arasında eski Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, eski Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri, eski Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak ve eski 1. Ordu Komutanı Doğan’ın da olduğu 14 isim, Ağustos 2021’de cezaevine gönderildi. AYM’nin siyasi davalarda dosyaları kısa sürede incelemeye başladığını ancak komutanların başvurularının yaklaşık 10 aydır beklediğini belirten Doğan, “Hepsi emin, gerçekler mutlaka su yüzüne çıkacak” dedi. 

Doğan, kısa bir süre bazı isimlerin görevlerinden ayrıldığını, iktidarın da yine aylar sonra istifa ettiğini anımsatarak “Nerede görülmüş, asker darbe yapacak da hükümet cumhurbaşkanının bilgisiyle istifa edecek?” dedi. Dava sürecinde yer alan birçok hâkim ve savcının FETÖ’den ya kaçak ya da hükümlü olduğunu vurgulayan Doğan, “Hepsi de Fethullah Gülen örgütüne gönülden bağlı. Ancak hâlâ inatla bu dava sürdürülüyor. İddianamenin içinde o kadar büyük sahtelikler var ki aynı Balyoz davasında tutulan yol gibi. Bu, inkâr edilemez şekilde bir kumpas davası, siyasi bir dava. Eşlerimize yazık ediyorlar. O rütbeleri eşlerimize Fethullahçılar takmadı. Karanlık köşelerde hastalıklarla boğuşuyor olması, içimizi acıtıyor” ifadelerini kullandı.

‘ONLARLA GURUR DUYUYORUZ’

Doğan, “Bu haksız, hukuksuz, verdiklerini düşündükleri cezadan güçlenerek çıkacaklar. Onlarla gurur duyuyoruz. Sahte delillerle içeri atıldılar. Sağlıklarına bir şey olursa hesabını kim verecek? ‘Pardon, kumpasmış’ diyecekler” dedi. Doğan, “muhalefetin sessiz kaldığı” tartışmalarına da değindi. “Muhalefet dediğiniz altılı masaysa, CHP dışındaki partilerin liderlerinin nasıl konuştuklarını, 28 Şubat’a nasıl baktıklarını biliyorum. Tepkiyi yeterli görmüyorum. Bu insanlar bu kadar mı vefasız? Siyaset çok kirli bir şey. Eğer siyasi rant peşinde olmak uğruna susuyorlarsa, çok yazık” ifadelerini kullandı.

120 YAŞINDA CEZAEVİNDEN ÇIKACAK

Hükümlüler için cezanın infazına başlandığı günden itibaren hesaplanan “bihakkın (hak ederek) tahliye” de gündeme geliyor. Bu süre, cezaevindeki komutanlar için 36 yıl. Şartlı tahliye süresi de göz önüne alındığında bu süre 30 yıla düşüyor. Eğer komutanlar için yeniden yargılama ya da af gündeme gelmezse, 30 yıl sonra tahliyeleri bekleniyor. Bu da 2050’ye denk geliyor. Cezaevindeki komutanların en genci İdris Koralp 74 yaşında. En yaşlıları olan Ahmet Çörekçi ise 1932 doğumlu; yani 90 yaşında. Bu da komutanların en gencinin 104, en yaşlısının ise 120 yaşında cezaevinden çıkacağı anlamına geliyor.