TÜGVA’ya ilişkin “sızdırılan” ve sosyal medyaya yayımlanan belgelerde yeni skandallar ortaya saçılmaya devam ediyor. Cumhuriyet’ten Mehmet Kızmaz’ın eski bir vakıf üyesinin “sızdırdığı” belgelere dayandırdığı haberine göre, Tekirdağ, Sakarya, Kütahya, Kırıkkale, Uşak, Tokat, Şanlıurfa, Bingöl ve Siirt’te devlete ait birçok arazi ve binanın devri için yapılan çalışmalar yapan TÜRGEV’in Bitlis’te önemli bir “engelle” karşılaştı.

TÜGVA Bitlis İl Temsilciliği’nin raporunda dönemin valisi Ahmet Çınar’ın Bölge Trafik Denetleme noktasını vakfa tahsis etme teklifinde bulunduğu, gerekli adımların atılması için vakıf üyelerini dönemin vali yardımcısı Salih Altun’a yönlendirdiği belirtiliyor. Bunun üzerine Altun ile görüşme yapan vakıf üyeleri, genel merkeze gönderdikleri raporlarında toplantıya ilişkin şu ifadelere yer veriyor:

“Derneklerin, vakıfların, devleti sömürü düzenine alet olduğunu, gerekli maddi kaynağı üyelerin karşılaması gerektiğini söyledi. Vakfımızın sırtını iktidara dayayıp bir özgüven ve kibirle hareket ettiğini, genel merkezimizdeki ağabeylerimiz için zengin, kibirli, altında Audi Q7’ler olduğunu, hiçbirimizin amacının gerçekte İslama hizmet olmadığını iddia etti. Salih Bey, Ensar, İlim Yayma, TÜGVA ve TÜRGEV için paralel terör örgütü gibi yapılandığımızı, sonumuzun da onlar gibi olacağını söyledi. Vakfımıza ‘Kıl’ olduğunu açık açık söyledi. Salih Bey’in tutumu sizlerin takdirine bırakıyorum.”

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Bitlis Vali Vekili olarak görev yapan Salih Altun, “Kışlasından çıkan askerler ve komuta edenler Bitlis Cumhuriyet Savcılığı’nın talebiyle gözaltına alınacaktır” talimatını verdi. Ancak darbe girişiminden üç gün sonra 18 Temmuz 2016’da İçişleri Bakanlığı tarafından FETÖ soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırıldı. Altun bir yıl sonra darbe girişiminin yıldönümü olan 15 Temmuz 2017’de görevine geri döndü.