Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya göre, saldırının yaşandığı sırada Ş.U. 13-14 yaşındaydı. İlk olay Ocak 2014’te yaşandı. Dosyaya göre, ailesine destek olmak için hafta sonları bir paketleme fabrikasında çalışan Ş.U., aynı fabrikada çalıştığı Selma Akın ile birlikte eve dönüyordu.

Akın bir süre sonra, Ş.U.’yu farklı bir sokağa yönlendirdi. Ş.U. bir anda tedirgin olsa da duruma anlam veremedi. İkili kısa bir süre yürüdükten sonra, sokağın içinde otomobili ile bekleyen Abdullah Gülücü’nün yanına geldiklerinde durdu. Akın işbirliği içinde olduğu Gülücü’nün Ş.U.’yu zorla otomobile bindirmesine yardımcı oldu.

Gülücü otomobilini hareket ettirirken Akın kendisine "Ş.’nin işini bitir geri getir seni burada bekliyorum" dedi. Gülücü, Ş.U.’yu, zeytinliklerin olduğu ıssız bir yere götürerek kendisine tecavüz etti. Gülücü ve Akın, Ş.’yi yaşananları ailesine anlatması halinde "Babanı öldürürüz, seni pavyona attırırız, tarlada ağaca bağlarız" sözleri ile tehdit etti.

Hürriyet gazetesinin haberine göre, küçük çocuğa dehşeti yaşatan ilk olaydan bir ay sonra Ş.U. bu kez okula giderken alıkonuldu. Yakup Gülücü, ağabeyinin de içinde olduğu otomobil ile Ş. U.’nun önünü keserek otomobile bindirdi. Gülücü kardeşler, tarlaların olduğu bir bölgeye götürdükleri Ş.U.’ya burada tecavüz etti.

Aynı kişiler Ocak 2015’te de Ş.U.’yu, sokakta arkadaşları ile oyun oynadığı sırada zorla alıkoydu. Bu kez, Yakup Gülücü’nün yanı sıra, Mehmet Zarif Gündoğan, Nasreddin Halbaba ve M.M. de otomobilin içindeydi.

Küçük çocuk mahkemede, tüm sanıkları tek tek teşhis etti. Kimin, anılan gün, otomobilde hangi koltukta oturduğunu dahi anlatan Ş.U., söz konusu kişilerin yanında olan M.M.’nin ise o gün kendisine dokunmadığını söyledi.

'RUH SAĞLIĞI BOZULDU'

Bir yıl süren tecavüz dehşeti ise Ş.U.’nun eniştesinin yönlendirmesi ile ortaya çıktı. 31 Temmuz 2015’te gözaltına alınan şüphelilerden Selma Akın dışında, diğerleri verdikleri ifadede suçlamaları reddetti.

Ancak Akın, ifadesinde Abdullah Gülücü ile birlikte hareket ederek Ş.U.’nun tecavüze uğramasına sebep olduğunu kabul etti. Akın, savcılık aşamasında ise verdiği ilk ifadenin baskı altında alındığını öne sürdü. Akın’ın, “Tanımıyorum” dediği Abdullah Gülücü ile bir yıl içinde 378 kez telefonla görüştüğü ortaya çıktı.

Sanıklardan bir kısmı, savcılık sorguları sonrası tutuklandı. Ş.U. için alınan Hatay Adli Tıp Kurumu raporu ve alınan psikolog raporlarında, beden ve ruh sağlığının bozulduğu kaydedildi. Raporlarda, uğradığı tecavüzü doğrulayan bilgiler yer aldı.

İLK DURUŞMADA TAHLİYE

İlk duruşmada tahliye edilip beş yıldır tutuksuz yargılanan sanıklardan Abdullah Gülücü 28 yıl 9 ay, kardeşi Yakup Gülücü 37 yıl 8 ay, Selma Akın 14 yıl, Nasreddin Halbaba ile Mehmet Zarif Gündoğan ise 36’şar yıl 3’er ay hapis cezası aldı.

Sanıklar Ö.M. (25), M.M. (26) ile M.N. (52) ise beraat etti. Sanıklardan Akın tutuklanırken, ceza alan diğer sanıkların ise yurt dışına kaçtıkları öğrenildi.

Bu arada, aynı zamanda aynı mahallede yaşayan sanıklar ve mağdur çocuğun ailelerinin, Afganistan’daki iç savaş nedeni ile 1982’de Hatay’ın Ovakent Mahallesi’ne yerleştirilen Özbekler olduğu anlaşıldı.