Soğutma işleminin yalnızca su ile değil köpük benzeri malzemeler kullanılarak yapılması gerektiğini açıklayan Kaptan, burada bu işlemin yapılmadığını söyledi.

Patlamaya neden olan havai fişeklerin içindeki barut, kimyasal bileşenler, tutkal ve patlamayı artırsın diye sıkıştırılmış oksijen olduğunu dile getiren Kaptan, “Yüz ton olduğu söylenen veya daha fazla bir miktar depolanmış. Binaların şekli, depolama zaten komple yanlış. Oradaki patlamadan sonra açığa çıkan bin derecenin üstünde bir ısı var. Patlamadan geriye kalanlar, patlamış olanlardan daha tehlikeli durum arz eder. Çünkü bu büyük ısı nedeniyle etkilenmişlerdir. İçindeki kimyasal malzemelerin bir kısmı bozulmuştur. Onlar pimi çekilmiş bomba gibidir. Bunların minimum 15 gün veya daha fazla, bir ay da olabilir muhakkak soğutma işlemine tabi tutulması lazımdı. Sık sık ısıları ölçülmeliydi” diye konuştu.

KAMYONUN ARKASINA KONULUP TAŞINMAZ

Cumhuriyet'ten Zehra Özdilek'e yaptığı açıklamada bu tür patlayıcıların yerinde imha edilmesi gerektiğini belirten Kaptan, şöyle devam etti: “Bunu tutup da 30 km ileri götüremezsiniz. Burada çevre koşulları uygun olmadığı için mecburen taşınması gerekiyordu. Son derece dikkatli, ısısı sürekli ölçülüp taşınmalıydı. Böyle kamyonun arkasına konulup taşıma şeklinde olmamalıydı. Yine patlama olsa bile onları koruyacak bir kılıfın yapılması gerekirdi. Bu patlama, yükleme sırasında da olabilirdi. Trafikte de olabilirdi. Ufak bir sürtünmeden bile tekrar bir reaksiyon meydana gelmiş olabilir. Bu konularda bir şey olmaz mantığıyla bakıldığı için tüm bu olaylar gerçekleşiyor. Danışılmalıydı. Bir an önce bu işi halledelim diye bakıldığı için başımıza bunlar geliyor.”