Srebrenitsa Katliamı’nın 24. anma töreninde, bu yıl kimlikleri tespit edilen '33 katliam kurbanı' Potoçari Mezarlığı’na defnedildi.

1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı’nda, Sırp askerler tarafından Srebrenitsa şehrinde katledilen 8 bin 372 Boşnak sivilden kimliği bu yıl tespit edilen 33 kurban, bugün Potoçari Mezarlığı’na defnedildi. Bu yıl defnedilen kurbanlardan en genci 16 yaşında katledilen Osman Cvrk, en yaşlı kurban ise 81 yaşında katledilen Shah Cvrk. Tabutlar, savaş yıllarında Birleşmiş Milletler (BM) askerlerinin üs olarak kullandığı fabrikadan anıt mezarlığa yeşil çuhaya sarılı olarak taşınmıştı. 

Her yıl 11 Temmuz’da katliam kurbanlarının defnedildiği Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen anma programına bu yıl Türkiye adına Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu katıldı. Ayrıca, milletvekillerinin de yer aldığı cenaze ve anma törenine ülkedeki uluslarası kurumların temsilcileri, siyasiler, diplomatlar, din adamları ile ülke içi ve dışından binlerce insan katıldı.

Sabahın erken saatlerinde itibaren yurt içi ve dışından Potoçari Anıt Mezarlığı’na gelen binlerce kişi, mezarları ziyaret edip dua okudu.  

FEDERICA MOGHERINI VE JOHANNES HAHN’DAN ORTAK YAZILI AÇIKLAMA

Ayrıca, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, Srebrenitsa Katliamı’nın 24. Anma töreni kapsamında ortak bir yazılı açıklama yayımladı.

24 yıl önce yaşanan bu trajedinin hala akıllardan çıkmadığı belirtilen yazılı açıklamada, “Düşüncelerimiz, bu trajedinin kurbanları ve bu trajediden etkilenen herkesle. Modern Avrupa tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan Srebrenitsa Soykırımı’nı hatırlamak bizim ortak görevimiz” ifadeleri yer aldı.

NE OLMUŞTU?

Srebrenitsa Katliamı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı’nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği 'Krivaya ’95 Harekâtı' esnasında Temmuz 1995’te yaşanan ve en az 8 bin 372 Boşnak’ın Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesi sürecidir.

Bosna Sırp ordusunun yanında katliama 'Akrepler' olarak bilinen Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

Yugoslavya’nın çöküşü sonrası 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da vardı. Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına yükselmişti. Srebrenitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir ‘toplama kampı’na dönüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16’yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece, Bosna’daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı General Thom Karremans'ten aldıkları emir sonrası şehri boşalttı. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Karremans, kendilerine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

Daha sonra ortaya çıkan bir video kasedinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çıktı. 

Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamın bir ‘soykırım’ olarak kabul etti; ancak Sırbistan’ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.

Katliamda 8 bin 372 Bosnalı sivil öldürüldü. Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan’ın Sermiyan köyünde, Bosna kasabı olarak bilinen Radovan Karadzic  ile beraber yakalanarak, tutuklandı. Mladiç müebbet hapis cezası aldı.

Ayrıca, Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Adalet Divanı, 2007’deki kararında Srebrenitsa ve civarında yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelendirdi.