SERHAT YILMAZ / GERÇEK GÜNDEM

Sivas’ın Kangal ilçesinde antik çağlardan beri altın madenciliği yapıldığı belirtilen bölgede faaliyet yürüten maden işletmesi, 2006 yılında Koç Grubu'na bağlı Demir Export A.Ş.’ye satıldı.

Madenin işletme ruhsatı 1993 yılından önce yani Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) yönetmeliğinden önce alındığı için kapsam dışı kalan maden, 2012 yılında yeniden işletme ruhsatı alırken; 2013 yılında ÇED olumlu kararı ve iş yeri ruhsatı verildi.

65 yıldır demir madenciliği yapılan bölgenin ‘siyanürlü’ altın çilesi de böylece başladı.

YARGI KARARI ENGEL OLMADI

Yine 2013 yılında Sivas İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi ancak bu karar maden şirketinin çalışmasına engel olmadı.

ÇED raporunun revize edilmesi sonrası 2015 yılında yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması ile birlikte çalışmalarına hız veren maden şirketi, geçtiğimiz yıllar boyunca bulduğu yeni rezervlerle birlikte kapasite artımına giderek, faaliyetlerini hızla genişletti.

KÖYÜN ALTINI OYUYORLAR

Köylerin sınırlarına kadar ulaşan faaliyetler alanları bölgede yaşayan yurttaşların tepkileri ile karşılandı.

Madenin bölgenin doğal yapısını yok ettiği belirten köylüler, ekonomik geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığın zarar gördüğünü, madenin sondaj çalışmalarıyla dağı deliş deşik ettiği, yatay sondajla köylerin altını oyduğunu belirterek; birçok kez hukuki süreç başlattı.

İKTİDARDAN TAM DESTEK

Köylülerin açtığı iptal davalarının üçü, köylüler lehine sonuçlandı.

Ancak kazanılan iptal davalarına rağmen Demir Export’a faaliyet izni verilmeye devam edildi.

HALKA ARSENİKLİ SU DAĞITTILAR

Maden faaliyetleri boyunca bölgenin su kaynaklarını kullanan hatta kimi iddialara göre farklı şehirlerde çıkarttıkları madenleri ÇED alamadıkları için Kangal’da ayrıştıran şirket, maden çalışmalarıyla su kaynaklarını kirletti.

Köylülerin su kaynaklarını maden ayrıştırmak için kullanan Demir Export A.Ş.’nin köylülere vermek için bulduğu ve köylere sağladığı suyun arsenikli olduğu geçtiğimiz yıl ortaya çıktı.

Şebeke suyunun arsenik oranı yüksek çıkarken; köylüler aylarca arsenikli suyu kullandı.

KANSERE NEDEN OLUYOR

Dünya Sağlık Örgütü, arseniği içme sularındaki en tehlikeli kimyasal olarak nitelendiriyor.

Kansorejen etki taşıyan ve özellikle mesane ve akciğer kanseri açısından risk oluşturan arsenik, cilt ve böbrek kanserlerine de sebep olabiliyor.

Arseniğin ayrıca kalp damar sisteminde, beyin ve sinir sisteminde olumsuz etkileri olduğu belirtiliyor.

KÖYLÜLERE KAMULAŞTIRMA TEHDİDİ

2021 yılına geldiğimizde ise Demir Export’un köylülere yönelik ‘kamulaştırma’ tehdidi gündeme geldi.

Madenin faaliyet alanını köylerin sınırlarına kadar ulaştıran şirket, Sivas Kangal Pınargözü köylülerine noter kanalıyla gönderilen yazıda köylülerden arazilerini kendi istekleri ile satmalarını istedi. 

Şirket gönderdiği yazıda, köylülerin arazilerini satmaması durumunda arazilerin zorla kamulaştırılacağını bildirdi.

TEŞVİK YAĞDI: HALK KENDİ PARASIYLA ZEHİRLENECEK

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, geçen yılın kasım ayında yeni yatırım yapan 1196 şirket için teşvik belgesi düzenledi. 

1196 şirketten biri ise halka arsenikli su dağıtan Demir Export A.Ş. oldu.

Maden şirketine verilen teşvik belgesine göre, şirketin yapacağı yatırımın yüzde 40’ı devlet kasasından karşılanacak.

Böylece belgeye göre, yaklaşık 28 milyon liralık yatırımın yaklaşık 11 milyonu halkın cebinden çıkacak.

KDV İSTİSNASİ, VERGİ İNDİRİM, FAİZ DESTEĞİ…

Şirkete yapılan kıyaklar, yatırım teşviki ile sınırlı kalmayacak; yüzde 80 vergi indirimi ile neredeyse vergiden muaf tutulacak.

Demir Export’a ayrıca KDV istisnası ve faiz desteği de sağlanacak.

Yani halk kendi parasıyla zehirlenmeye devam edecek.