Lavanta kokulu kış menüsü

Anadolu mutfağından lezzetleri modern yorumları ile sunan Ceres Restaurant, misafirlerini başlangıçtan tatlıya kadar yapacakları yolculukta birçok sürpriz lezzet ile buluşturuyor.

Reha Tartıcı Yazar rtartici@gmail.com

İstanbul’un konumu ve manzarası ile fark yaratan otellerinden JW Marriott Hotel Istanbul Marmara Sea bünyesinde hizmet veren Ceres Restaurant adeta denizle iç içe konumu ve modern dekorasyonuyla misafirlerine keyifli bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Geçtiğimiz günlerde deneyimlediğim Executive Chef Mehmet Faruk Yardımcı ve ekibi tarafından hazırlanan Ceres Restaurant’ın kış menüsü Akdeniz ülkelerinin mutfaklarından ve Anadolu’nun binlerce yıllık tarihe sahip medeniyetlerinden izler taşıyor.

Kış menüsünde yer alan meze kaselerinden, deniz mahsullerine, ekşi mayalı Napoli pizzalarından, JW Marriott’un imza tatlılarına kadar servis edilen her tabakta ayrıcalıklı bir deneyim yaşadım. Ama ben de en büyük izi otelin bahçesinde yetişen lavanta ve ürünler ile hazırlanan kokteyl ve yemekler bıraktı. Lavantalı tüm ürünlerin damağa olduğu kadar göze de hitap ettiğini özellikle belirtmek istiyorum.

Gerçekleştirdiğimiz tadım boyunca ekibi ile birlikte her tabağı en ince ayrıntısına kadar anlatan Executive Chef Mehmet Faruk Yardımcı oluşturduğu kış menüsünde farklı damak zevklerini yakalayacak lezzetler ile ürünlerin bulunmasına dikkat ettiğinin altını çizdi.

Ayrıca kış menüsünde Akdeniz ülkelerinin mutfaklarından lezzetlerin yanı sıra ve Anadolu’nun binlerce yıllık tarihe sahip medeniyetlerinin izlerini taşıyan imza tabaklara kadar geniş bir yelpazede seçenekler sunduklarını da özellikle vurguladı.

Deneyimlediğim menüde yer alan lezzetler arasında lavantalı focaccia, çıtır kinoalı çiğ köfte, baharatlı Maraş tarhanası, çupra leche de tigre ceviche, corntatta, kaz ciğeri, zeytinli kızılcık sorbe, lavantalı tiramisu, JW cheesecake, beyaz ve sütlü çikolatalı sweet Napolitan pizza’nın öne çıktığını söyleyebilirim.

Şehrin karmaşasından kurtularak, kendilerini özel hissedecekleri bir lezzet deneyimi yaşamak isteyenlere Ceres Restaurant’ı öneriyorum.

ANADOLU YAKASI’NDA BİR EGELİ

Küçükyalı İstanbul’un benimde yaşadığım Anadolu Yakası’nın en keyif aldığım semtlerinden biridir. Bu sempatik semtin sahil kesiminde lezzetli ve özel balık mezeleri ile pek çok balık çeşidini bulabildiğiniz zengin menüsüyle hizmet veren Lodos Balık’a Executive Şefi Murat Karagöz’ün daveti üzerine gittim. Yağmurlu bir İstanbul akşamında keyifli bir ortamda oldukça lezzetli ve en önemlisi bol sohbetli bir tadım gerçekleştirdim. Murat Şef her zamanki nezaketi ve gülen yüzü ile kapıda karşıladı. Masamıza geçmeden önce Lodos Balık’ın iddialı lezzetlerinin yer aldığı meze dolabı ile zengin mostrasının yanı başında ayak üstü sohbet ettik.

Murat Şef masamıza geçerken bu akşam sipariş almayacaklarını servisi kendisinin yöneteceğini ve bu sezona ait özel lezzetlerini tattıracağını söyledi. Masaya ilk önce Ayvalık’tan özel olarak getirilen zeytin, salatalık turşusu ve Lodos Balık’ın vazgeçilmezlerinden mısır ekmeği servis edildi. Ardından lakerda, acılı atom, patlıcan salata, fava, fesleğen soslu levrek marin, rezeneli rum pilaki ile balık çiğ köfte geldi. Soğuk mezeleri genel olarak başarılı buldum.

Ama fava, patlıcan salata, rezeneli rum pilaki ve lakerdayı diğer lezzetlerden bir gömlek daha başarılı buldum. Balık çiğ köfteye ise özel bir parantez açmalıyım. Acı ve lezzet dengesi damakları fazlasıyla mutlu edecek seviyedeydi. Ara sıcak olarak Murat Bey’in hazırladığı Lodos sarma ile kalamar ızgara servis edildi. Kalamar ızgara tam kıvamında ve kurumadan pişirilmişti.

Formülü Murat Şef’te saklı olan özel bir sos ve kibrit patates ile servis edilen Lodos sarma ise İstanbul’da kolay kolay bulamayacağınız kadar lezzetliydi. Tüm ısrarlarıma rağmen formülünü öğrenemedim. Balık tercihimi Lagos (Grida) ızgaradan yana kullandım. Sevdiğim balıklar arasında ilk sıralarda yer alan ve İstanbul’da her zaman bulamadığım lagos tam kıvamında ve kurutulmadan pişirilmişti ve bu özel tadımdan aldığım keyfe keyif kattı.

Balık üzerine tatlı yemeden olmaz diyen Murat Şef özel olarak hazırladığı sufleyi ikram etti. Çikolatayı çok sevmeyen biri olmama rağmen suflenin beni bile etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Ege lezzetleri ile deniz ürünlerine meraklı olan okurlarımın rotalarını Küçükyalı’ya çevirmelerini öneriyorum.

Tüm yazılarını göster