Bir lezzet mozaiği

Tarihi M.Ö 3000 yılına kadar uzanan Mardin, Sümerler başta olmak üzere birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şehirde tüm bu medeniyetlerin eserleri ve yansımaları halen görülebilmektedir.

Reha Tartıcı Yazar rtartici@gmail.com

Bu özel coğrafyada yaşamış ve halen yaşamakta olan farklı kültürlerin oluşturduğu kozmopolit yapı nedeniyle Mardin mutfak kültürü son derece gelişmiştir. Mardin mutfağının sahip olduğu çeşitliliğin temelinde; şehrin sosyal yapısındaki bu zenginliğin oluşturduğu toplumsal mozaiğin etkisi yatmaktadır.

Tarih boyunca birçok kavme ev sahipliği yapması, İpek Yolu güzergahında ve kervan yollarının kesiştiği bir noktada yer alması nedeniyle Mardin mutfağında farklı kültürlerin ve coğrafyaların etkilerini görünce şaşırmamalısınız.

Sebzelerin bu mutfaktaki yerleri oldukça sınırlıdır. Biber, patlıcan gibi sebzeler kurutularak; domates de salça yapılarak kullanılmaktadır. Bu zengin mutfakta temel olarak etli yemekler öne çıksa da Güney ve Doğu Anadolu'nun bol baharatlı ve yağlı beslenme özelliği de kendini hissettirmektedir.

En çok kullanılan baharatlar içerisinde; mahlep, pul biber, yeni bahar, zencefil, kişniş ve tarçın bulunmaktadır. Mardin’de et yemeklerinde ağırlıklı olarak kuzu eti kullanılmaktadır. Bulgur, yemeklerde sıklıkla tercih edilir. Oldukça zengin bir kültüre sahip olan Mardin mutfağı, geleneklerini de devam ettirmektedir. Düğün, ölüm, doğum gibi özel günlerde yöresel tatlarını öne çıkarmaktadır. Çeşitli dinlerin dinsel törenleri için hazırlanan yöresel yemekler, şehirdeki kültürel çeşitliliğin bu mutfağın üzerindeki yansımasının en önemli kanıtlarından biridir.

Kentin sahip olduğu bu zengin mutfak sadece ülkemizde değil dünyada da hatırı sayılır bir üne sahiptir. Bu ünün yayılmasında en büyük rolü, Mardin’in tarihsel zenginliği nedeniyle her yıl dünyanın dört bir yanından gelen binlerce turist ve onları en iyi şekilde ağırlayan Mardinliler oynamaktadır.

Bu sıra dışı mutfağın en meşhur yemeklerine gelince, ilk sıralarda “Soğan Kebabı”, “İşkembe Dolması” yöresel adıyla “Kibbe”, “Dobo”, “Zingil” ve Mardin usulü içli köfte “İrok”u saymak yanlış olmayacaktır. Ama şehre geldiğinizde tatmadan ayrılmamanız gereken ve damağınızda fırtınalar koparacak birçok yemek olduğunu da unutmayın. Bunlardan “Kaburga Dolması”, “Sembusek”, “Erik Yahnisi” yöresel adıyla “Alluciye”, “Firkiye”, Mardin çöreği “Killice ve tatlılardan “Harire” mutlaka denenmesi gerekenler listenizde olmalı.

Mardin mutfağının en özel yemeklerinden biri şüphesiz “İşkembe Dolması” olarak da bilinen ”Kibbe”dir. Lezzetinin sırrı kuzu veya oğlak işkembesi kullanılarak yapılmasının yanı sıra kullanılan et, pirinç ve baharatların dengesinde yatmaktadır. Mardin’de deneyebileceğiniz farklı bir lezzet de haşlanmış kuzu etlerinin içerisine çağla ilave edilerek hazırlanan ve bol limon sıkılarak yenen “Firkiye”dir. Şehre geldiğinizde hamur işi seviyorsanız kapalı lahmacun olarak bilinen “Sembusek” ve Mardin çöreği olarak da bilinen “Killice”yi mutlaka tatmalısınız.

Birbirinden lezzetli bu özel yemeklerin ardından eğer canınız tatlı çekerse lokmaya benzerliği ile dikkat çeken “Zingil” ya da pekmez ve tarçınla yapılan “Harire”nin ideal seçenekler olduğunu bilmelisiniz. Şehre gelip Türk kahvesi gibi servis edilen, ancak oldukça sert bir kahve olan Mardin’in meşhur “Mırra”sını içmeden ayrılmayın.

Tüm yazılarını göster