İmamoğlu, değişimde ısrarcı: "MYK değişimi ve kurultay takvimi benim değişim ile tariflediğim sürecin yüzde 3’ü bile değil"

Abone ol

İmamoğlu, düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularına yanıt verdi. İBB Başkanı, CHP'deki değişim tartışmasının ana gündemi oluşturduğu sorulara yanıt verirken değişim talebinde ısrarcı olduğunu gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasına dair de değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün düzenlediği basın toplantısında, belediyede geçirdiği dört yılı anlattı. İmamoğlu, seçimlerden sonra başlayan “CHP’de değişim” tartışmalarına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Partideki değişim talebinden bir makam arayışı çıkarılmaması gerektiğini söyleyen İmamoğlu, parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Salı günü yaptığı grup toplantısı konuşmasının kendi beklentilerini karşılamadığını kaydetti.

"GENEL BAŞKANIN GRUP KONUŞMASI BEKLENTİMİ KARŞILAMAMIŞTIR"

İsmail Saymaz, İmamoğlu’na “Sizin Kemal Beyden olağanüstü kurultaydan aday olmayacağım demesini talep ettiğinizi öğrenmiştim, Kılıçdaroğlu ve CHP Genel Merkezi çekilme veya aday olmama yönünde bir mesaj vermediler. Bu durumda siz ne yapacaksınız? Bu tepki karşısındaki yol haritanız ne olacak, CHP kurultayında aday olacak mısınız?” sorusunu yöneltti.

İmamoğlu, tartışılan konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Genel başkanımızla ilgili çekil vs gibi tarifler benim adıma kullanılamaz. Böyle bir şey mümkün değil, hadsizlik olur. Bizim değişime dair tariflerimiz olmuştur. Bir süre vermek gibi bir şey mümkün değil ama elbette ki bu haftayı önemsediğimi kendileri biliyor. Sürece dair bir tarif ya da değişimle ilgili konuştuğumuz kavramlara dair bir gelişme beklendiği doğrudur. Ama bu şahsi bir mesele değil toplumsal bir beklentidir. Beklentileri karşılayan bir grup toplantısı olmuş mudur ya da olmamıştır, O tabii CHP’lilerin takdiri. Ama benim beklentilerimiz karşılamamıştır. Ben tamamen bir değişim sürecine talip olduğumu ve buna liderlik etmeye hazır olduğumu ifade ettiğim doğrudur. Ama bu bir süreç tarifidir kişisel bir makam tarifi değildir.

TAHT KAVGASI MI VAR

Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni Hilmi Hacaloğlu, Erdoğan'ın dünkü grup toplantısındaki "taht kavgası" ifadelerini ve Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu'ndan "oğlum" diye bahsettiğini hatırlatarak "Birbirinize karşı güveninizi mi kaybettiniz, Erdoğan'ın dediği gibi taht kavgası mı var, partinin ideolojik olarak bir yenilenmesi sürecinde misiniz?" diye sordu.

İmamoğlu buna, şöyle yanıt verdi:

"Taht kavgası Cumhurbaşkanına göre bir tabir. Bizim böyle bir kavgamız olamaz. Hiçbir makama taht diye bakmayız.

Bizim parti içindeki diyaloğumuzda hiçbir sorun olduğunu düşünmüyorum. Aksine saygılı bir süreç var.

İBB Başkanı, Türkiye'de kimine göre Cumhurbaşkanlığı makamından sonra en yüksek makam belki de. Ben makam peşinde değilim. Çözüm aramakta en hararetli isim olacağım. Partimin yaşadığı sorunları çözme konusunda mücadele edeceğim.

Bu konuda ne kadar kararlı olduğumu herkes bilir. Benim nasıl süreçlere cesaretle baktığımı görürsünüz. Siyasetin yarış alanları vardır. Baba oğul ilişkisi genel başkanımıza ait bir tabirdir. Değerlidir."

“BİR MAKAM TARİFLEMEDİM”

Muhalefeti inşa eden CHP konumu oturmadığı takdirde önümüzdeki yerel seçimlerin de ne yazık ki bir sorun olduğu; bu konuda iktidarla vereceğimiz mücadelenin yine iki parti mücadelesi değil ittifaklar mücadelesi olduğunu bu konuda da alınması gereken tedbirler olması gerektiğini ifade ettim. Tam da bu yolculuğu tariflediğimi, bir makam tariflemediğimi, kurultayda ne olacağını tariflemediğimi, bu değişim içerisinde bunların detay kaldığını kendisine iade etmiştim. Hala da aynı fikirdeyim.

“BENİM DEĞİŞİM İLE TARİFLEDİĞİM SÜRECİN YÜZDE 3’Ü BİLE DEĞİL”

Ruşen Çakır, İmamoğlu’na ittifaklar konusundaki görüşlerini sordu. İBB Başkanı ittifakların önemini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Elbette ben İYİ Parti’yi önemsiyorum. Çünkü 2019 seçimleri CHP-İYİ Parti ittifakıyla kazanılmıştır. Karşımızda da AKP-MHP ittifakı vardı, ama ittifakın inşası tarifimden sadece İYİ Parti değil elbette ki muhalefetin unsurlarını tarifliyorum. Bu siyasi partiler ya da toplumsal ittifaklar da bu işin içine eklenebilir.

Muhalefetin inşasından kastım şu, eğer bugün ittifakın mevcut unsurları 2019 ya da 2023’ün mevcut unsurları ittifaka dair olumsuz tarifler yapıyorlarsa işte tam da bu bizim sorumluluğumuz. Çünkü biz ittifakı domine eden bir partiyken bugün bu ittifak unsurlarının bu ittifak sürecinden çekilmelerini anlamak kavramak varsa bir sorun çözmek süreci bile değişim sürecinin bir parçasıdır.

Partimiz olarak ortaya koyduğumuz iki husus var MYK değişimi ve kurultay takvimi. Bu asla benim değişim ile tariflediğim sürecin yüzde 3’ü bile değil. Bu bağlamda şu andaki bu muhalefet bileşenlerinin her birisinin mevcut durumunu en üst düzeyde önemsiyorum. Elbette şu anda kendi yorumlarını ya da kurultaylarında yapacakları açıklamalara dair yorum yapmam hadsizlik olur ama sonrasında da hem değişim sürecine dair tutumumla birlikte hem de İstanbul hem Türkiye’nin bütün yerel seçim sürecine sunabilecekleri katkılar prensibiyle takip etmeye ve diyalog oluşturulması yönünde de partimi zorlamaya devam edeceğim.”

"KILIÇDAROĞLU'NU 23 HAZİRAN DEMOKRASİ ŞÖLENİNE DAVET ETTİK, HENÜZ YANIT GELMEDİ"

İmamoğlu, ikinci kez zafer kazandığı 23 Haziran seçimlerinin yıl dönümünde bir şölen düzenleyecek.

Göksel Göksu, “Seçimin hemen ertesi günü yükselttiğiniz değişim talebi bugün yaptığınız bu konuşmayla en üst çıtaya ulaştı diyebiliriz. Bir tık daha taşıdık değişim talebini ve sizin bu talebi dillendirdiğiniz bu sırada il başkanlarıyla yapılan görüşmeye ilişkin bir açıklama geldi. Kılıçdaroğlu ve siz ne zaman yan yana bir açıklama yapabileceksiniz, yakın tarihte bunu görme ihtimalimiz var mı? Umudunuz ne yönde?” sorusunu yöneltti.

Ekrem İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun yarınki şölene davet ettiğini ancak henüz yanıt gelmediğini belirtti ve şunları söyledi:

“Bizim genel başkanımla buluşma sorunumuz olmadı asla olmaz. Her an olabilir, bilmiyorum ama bizim yarın 23 Nisan demokrasi şölenimiz var açık havada kendilerini de davet ettik, henüz gelip gelmeyeceği konusunda net bir fikrim yok. Genel başkanımızla bir diyalog sorunumuz da asla yok. Ve belki de genel başkanımızla olan sohbetlerimizde kendimi kendilerine karşı sorumluluk hisseden bir belediye başkanı ve partili kimliğimle, rasyonel bütün duygularını aktarmak konusunda sıfır kaygı hissederek tüm içtenliğiyle düşüncelerimi aktaran bir kişiyim. Kendilerine sunduğum ne var ise bundan sonra da sunmaya devam edeceğim.”

81 İL BAŞKANININ ORTAK AÇIKLAMASINA: İMALI CÜMLELERİ İÇİNE KATARAK HAZIRLANAN BİR METİN; TAMAMININ AYNI FİKİRDE OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

İmamoğlu’na yöneltilen sorular ve yanıtlar şöyle:

Candan Yıldız: Dediniz ki "81 ilin il başkanlarını hepsinin onayladığı bir metin olduğunu düşünmüyorum." 4 il başkanının kaleme aldığını söylediniz, onlar hangi iller? İkinci olarak da genel merkezle sizin değişim kavramınız arasında baya ciddi bir fark var, tam olarak değişim derken neyi kastediyorsunuz?

İmamoğlu: Aynı fikirde olduklarını düşünmüyorum dedim bu konuda çünkü benimle konuşan il başkanları var. İçerik olarak makul tarifler de var açıklamanın içerisinde. Burada bazı imalı ifadelerin CHP il başkanlarının topluca ortaya koyacağı açıklama metnine yakışır olduğunu düşünmüyorum. Yani değişimi tılsımlı vs gibi bir tarife oturtarak, tabiri caizse biraz da imalı bir cümleye dönüştürerek hatta değişimden yana mıyız, değişim konusunda örgüt bu konuda ne düşünüyor diye soran olmasa da gibi bir anlamsız yani ikili konuşur gibi bir metin yazılmaz. Hangi duyguyla yazıldı bilmiyorum. İl başkanlarının bu tarz cümleleri imalı cümleleri içine katarak hazırladığı bu metni kişisel muhabbetmiş gibi aktarış usulünü çok doğru bulmuyorum. Bu düşünceye 81 il başkanının tamamının da aynı fikirde olduğunu da düşünmüyorum.

“BİZ 2023 SEÇİMİNİ KAYBETTİK”

Değişim meselesini bir kere aynı alışkanlıkları aynı uygulamaları yaparak seçimi kazanamayacağımızı ve kazanamadığımızı dile getirmiştik. Biz 2023 seçimini kaybettik. Ne yaptık da kaybettik? Efendim sandıklarda şunu yaptılar bu dili kullandılar, biz bunu zaten biliyoruz. O zaman biz ne yapmalıydık kısmı benim için önemli.

"DEĞİŞİM MOTTOSU EKREM İMAMOĞLU’NA AİT BİR MOTTO ASLA DEĞİL"

Değişim mottosu Ekrem İmamoğlu’na ait bir motto asla değil, içi bütün muhalif düşünceyle doldurulması gereken bir süreç ve bu süreç önümüzdeki yerel seçim ve bir sonraki genel sürücü kazanabilir.

“VAHŞİ BİR TARTIŞMA DEĞİL BENCE GAYET NEZAKETLİ VE OLGUN BİR TARTIŞMA SÜRECİ SÜRÜYOR”

Murat Sabuncu: Çok net bir şekilde Kılıçdaroğlucular-İmamoğlucular gibi CHP içinde bir yapı görünmeye başladı. Bunun CHP’ye yerel seçimlere 9 ay kala bir problem oluşturmaya başladığını düşünüyor musunuz? Bu iç tartışmalarla birlikte umutsuzluğu artıracağını düşünüyor musunuz? Yarın Meral Akşener’i çağırdınız mı?

İmamoğlu: Tabii ki çağırdım. Akşener’den de genel başkanımızdan da henüz bir dönüş ulaşmadı ama bildiğim kadarıyla zaten iyi partinin bir kurultayı var. Kurultay öncesi böyle bir programa katılması ne kadar mümkün olur bilemem. Böyle bir tartışma vahşi bir tartışma değil bence gayet nezaketli ve olgun bir tartışma süreci sürüyor.

KUŞOĞLU'NUN "SİYASİ YASAK" AÇIKLAMALARINA: ÇOK VASAT; GENEL BAŞKANIMIZIN BU KONUDA GEREĞİNİ YAPACAĞINA İNANIYORUM

Murat Sabuncu: Siyasi yasaklığınız konuşuluyordu. Tekrar belediye başkan adaylığını konuşuluyorken zaten siyasi yasak potansiyeli var, en son Kuşoğlu söylemişti bunu, bu konudaki yorumunuz nedir?

İmamoğlu: Kötü olan partinin içinde böyle bir konunun gelmesi. “Ama onun siyasi yasağı var” klişesiyle gündeme gelmesi çok acı, ne yazık ki çok vasat açıklama. Bu vasat açıklamanın sahibinin muhatabı ben değilim, genel başkan. Genel başkanımızın bu konuda gereğini yapacağına inanıyorum. Bu vasat açıklamaları birkaç kez anlamsız ve gereksiz zamanlarda dile getirmiştir. Keşke bunu dile getirirken mesela hiç yapılmamış bir biçimiyle, ilk duruşmadaki hâkimin nasıl görevden uzaklaştırıldığını, yeni hâkimin durumunu, mahkemeye müdahale süreçleriyle ilgili yargının iktidar tarafından nasıl müdahale edildiğini dile getirerek bunu ifade etmiş olsa o vasatlığı pozitife doğru yönlendireceğim ama ne yazık ki çok vasat bir açıklama.

"HAYALİM, GENEL BAŞKANIMIZIN HEM PARTİ İLE İLGİLİ DEĞİŞİMİN, HEM KURULTAYDAKİ GEREKİYORSA MAKAM DEĞİŞİMLERİNİN SANCISIZ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEBİLECEĞİNİ İSPAT ETMESİDİR"

Gürkan Zengin: Sizden her şeyi duyuyoruz ama "genel başkan değişmeli" ifadesini duymuyoruz. Siz bir siyasi partinin genel başkanı olsanız kaç genel seçim kaybettiğinizde bırakırsınız?

İmamoğlu: Ben tabii değişimle ilgili fikrim farklı. Değişimin makul bir şekilde makul gürültüsüz olabileceğine olan inancım var. Belki bu benim aile kültürümden geliyor. Karadenizli ailelerde de değişim biraz sancılıdır. Kolay kolay makam mevki bir sahiplik devredilmez. Ama allah nasip etti benim babam bana 21 yaşında işi devretti. Ben bunun sorumluluğunu genç yaşta gördüm. Ve değişimi var etmiş bir babanın nasıl saygın bir şekilde konumlanacağını da iyi bilirim.

Konumlandırmayı ve konumlandırmayı marifetli şekilde başaracak bir kişiliğe sahibim bu bağlamda benim hala idealim ve hayalim sayın genel başkanımızın hem parti ile ilgili değişimin, hem kurultaydaki gerekiyorsa makam değişimlerinin sancısız bir şekilde yürütülebileceğini ispat etmesidir. Bu bahsettiğiniz sancılı değişimlerin yerine sancısız değişimler partide muvaffakiyet elde ederse işte o gün itibariyle biz kazanan bir muhalefet olma yolunda emin adımlarla ilerleriz. Kişilerden arî, bir felsefeden bahsediyorum. Elbette ki kaç seçim kazanma kaybetme tarafı biraz iğneli bir soru olsa da açıkçası kişisel seçimlerim itibariyle kaybetme deneyimim olmadığı için sorunca cevap veremeyeceğim.

"İMAMOĞLU’NUN ELBETTE FİKİRLERİ VE ÇALIŞMALARI VAR AMA SAYISI HENÜZ İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİL"

Cüneyt Akman: Biraz ihmal ettiğimiz konu sanki bunun içeriği, ideolojik demeyeyim ama fikri içeriğinin ne olduğu çok ortada yok. Vakit de az, kaybetme ihtimali var diyorsunuz o zaman bunun içeriğinin fazlaca vakit geçirilmeden doldurulması gerekmez mi? Eğer gerekirse sizin dönüşümden anladığınız fikri tarafının bize ip uçlarını verir misiniz, sağa mı sola mı merkezde mi?

İmamoğlu: Benim de bahsettiğim değişimin tümden ideolojik zemini güçlü 21. YY’ın ihtiyaçlarını karşılayan bir çalışmayla insanların huzuruna çıkılan bir yeni aklın inşası olduğunu ifade etmek isterim. Ama arzum şu değil İmamoğlu’nun elbette bu konuda fikirleri ve çalışmaları var, katkı sunan partili yol arkadaşları da var ama sayısı henüz istediğimiz seviyede değil. Çünkü kapsayıcı bir modelle bunun genişlemesini de arzulayan bir İmamoğlu var. Bugün ben değişimin henüz o kapsayıcı modelle parti içinde örgütle beraber hissedilir bir seviyeye taşımadan bunu kamuoyuyla paylaşmayı etik bulmuyorum. Bunun uzun bir zamanının olmadığını da biliyorum, bu bakımdan zamanını da geçirmeden bu çalışmaları sonuçlandırıp hem parti içine bir modelle bunu ulaştırmanın neyi arzuladığımızı hissettirmenin sorumluluğunu yerine getireceğiz.

"DEĞİŞİM OLMAZSA YENİ BİR 'EV' ARAYACAK MISINIZ" SORUSUNA YANIT: BAŞARISIZ OLSAM, BİR SEÇİMİ KAYBETMİŞ OLSAM O DEDİĞİNİZİ YAPARIM

Nevzat Çiçek: Bu değişim dönüşüm olmazsa siz evin içinde kalacak mısınız, yoksa yeni bir ev arayacak mısınız?

İmamoğlu: Valla ben partimin bana verdiği görevi yapamamış olsam, başarısız olsam bir seçimi kaybetmiş olsam o dediğinizi yaparım. Benim öyle bir şeyim yok. Ben seçim kaybetmedim partimin bana verdiği görevi kötü yapmadım. Hatta genel başkana olan sorumluluklarım konusunda kötü bir görev yapma deneyimi yaşatmadım. Hiçbir zaman yüz kızartıcı bir sürecin içinde olmadım. Dolaysıyla bunları yapmayan bir kişi olarak benim partiyi terk etmek gibi bir durumum söz konusu değil. Bunu yapanlar varsa onlar düşünsün.

"GENEL BAŞKAN OLMA, GÖREVDE KALMA BİÇİMİ GİBİ HUSUSLAR DÜZENLENMELİ"

Soru: Parti liderleri seçim kaybettikten sonra görevi bırakmalı mı?

İmamoğlu: Aslında bu da değişim mottosunun içindeki önemli konulardan bir tanesi. Bu geçmişi yargılayarak değil ders çıkararak önümüze bakmak zorundayız. ‘Toplum ne istiyor’u iyi irdelemek lazım. Demokratik bir toplum arzunuz varsa, bu ve buna benzer konularda da net bir süreç tariflemek durumundayız. Bu ama milletvekili olma biçimi, ama belediye başkanı olma biçimi, ama genel başkan olma biçimi, görevde kalma biçimi gibi hususların da düzenlenmeye ihtiyaç olduğunu net olarak düşünüyorum. Olmak zorunda. Gerçekten olmak zorunda. Bu insanın doğasına aykırı. Bir mülk edinme gibi bir şeye doru kayıyor. Bunu iktidar adına da eleştirdiğimi birçok konuşmalarında görebilirsiniz. Bu da değişim gerektiren bir husus. Genel Başkanla seçim kazanılır mı? Kazandık yerel seçimi ama mesele kişisel değil mesele kişi de değil o nedenle böyle bir yargılamayı doğru bulmam ama geleceğe dair tarife muhtacız. Asla kişilerden ibaret bir değişimi kabul etmediğimi defalarca dile getirdim, mevzumuz o değil. O olsa ben şuraya adayım der ortaya çıkarım, değil. Ben bir yere aday değilim. Ben şu anda çok güçlü bir konumdayız. Ama meseleyi buraya oturtmak isteyenler var. Bu parti de de var kamuoyunda da var, medyada da var. İlla böyle bakmak zorunda değil insanlar. Ben mental bir değişimden bahsediyorum. Bunu yapabiliriz, bu mümkün. Bunu başarırsak biz bugünün genç nüfusuna hitap edebiliriz. Biz yeni nesil bir politikayı, yeni nesil bir parti kavramını ideolojiyi sunamazsak gerçekten Türkiye muhalefetsiz demokrasinin olmadığı kötü bir döneme doğru yürüyor."

Erbakan'dan iktidarın politikalarına eleştiri Siyaset Tartışmalı isimler yine bürokrasinin zirvesinde Siyaset Yeni bakan yardımcıları İçişleri Bakanlığında göreve başladı Siyaset CHP'den gençler için 'ücretsiz pasaport' teklifi Güncel