Akdeniz’in Derinliklerinde Tarih Yazıldı: Kekova’da 4 Bin 700 Yıllık Keşif!
Antalya'nın Kekova Adası yakınlarında yürütülen su altı kazılarında, dünya arkeoloji tarihini sarsacak bir keşfe imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, deniz altından çıkarılan 4 bin 700 yıllık amforaların Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tuttuğunu açıkladı. Dünyanın en eski batığına ait olan bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki antik ticaret ağlarının haritasını yeniden çiziyor.
Antalya’nın su altı cenneti Kekova Adası, bu kez dünya tarihinin en büyük su altı keşiflerinden birine ev sahipliği yaptı. Bölgede yürütülen titiz su altı kazı çalışmaları sonucunda, tam 4 bin 700 yıl öncesine ait amforalar gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Mavi Vatan'da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz" diyerek tarihi keşfin detaylarını kamuoyuyla paylaştı.
Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz. Kekova’da yürüttüğümüz su altı kazılarında çıkarılan, 4.700 yıl öncesine uzanan amforalar, Anadolu kıyılarının deniz ticaretindeki köklü geçmişine ışık tutuyor. Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz’deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor. Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit’te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor. Buluntular arasında, üzerinde dokuz farklı işaret ve gövdesinde iki delik bulunan bir amfora da dikkat çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor. Anadolu’nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya, su altındaki kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz. Kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz’i ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutluyorum.
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) October 14, 2026
DOĞU AKDENİZ’İN ANTİK TİCARET AĞI
Bulunan amforaların sadece birer kap olmadığını, dönemin küresel ticaretini simgelediğini belirten Bakan Ersoy, buluntuların lojistik rotasına dair şu kritik bilgileri verdi:
"Zeytinyağı ya da şarap taşımak için kullanıldığı düşünülen bu kaplar, Doğu Akdeniz'deki ticaretin ve kültürler arası etkileşimin önemli izlerini taşıyor. Kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi'ndeki atölyelerde üretildiğine işaret ediyor. Benzer örneklerin Mısır, Troya ve Girit'te de bulunması, farklı coğrafyaları deniz yoluyla birbirine bağlayan ticaret ağlarını anlamamız açısından büyük önem taşıyor."

ANTİK DENİZCİLERİN YEMEK SIRRI
Keşifler arasında bilim dünyasını en çok heyecanlandıran ise üzerinde gizemli semboller barındıran özel bir kap oldu. Denizcilerin uzun yolculuklardaki yaşam koşullarına ışık tutan amfora hakkında konuşan Ersoy, şu detaylara dikkat çekti:
"Buluntular arasında, üzerinde 9 farklı işaret ve gövdesinde 2 delik olan bir amfora da dikkati çekiyor. Peynir ya da tereyağı yapımında yayık olarak kullanılmış olabileceği düşünülen bu kap, denizcilerin uzun yolculuklarda kendi yiyeceklerini üretmiş olabileceklerine dair ipuçları sunuyor."

Anadolu'nun denizcilik tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceklerini vurgulayan Bakan Ersoy, kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz ve ekibini tebrik etti.
Kaynak: AA