Kadın Hakimi Vuran Erkek Savcı: Bu Kadına Karşı Bir Suç Değil, Öldürmek İstesem Zaten Öldürürdüm

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nde hakim Aslı Kahraman'ı silahla vuran Anadolu Adliyesi'nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan'ın yargılanmasına başlandı. 42 yıla kadar hapis cezası talep edilen sanık, "Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm" dedi. Hakime dönerek, "O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta" diyen sanık savcı, "Bu kadına karşı işlenmiş bir suç olarak görülmemeli. Tamamen bir aşk hadisesi" dedi.

Kadın Hakimi Vuran Erkek Savcı: Bu Kadına Karşı Bir Suç Değil, Öldürmek İstesem Zaten Öldürürdüm
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nde, hakim Aslı Kahraman, Anadolu Adliyesi'nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından 13 Ocak tarihinde silahla vuruldu.Savcı, "öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklandı.

42 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

2022-24 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu'nda görev yaptığı öğrenilen savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan hakkında düzenlenen iddianamede, Kılıçarslan'ın 5 ayrı suçtan 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendi.

'DAYAK İÇİN GÜZEL BİR GÜN NE DERSİN?

İddianamede, savcı Kılıçarslan'ın açtığı sahte bir hesap aracılığıyla hakim Kahraman'ın aile bilgilerinin yer aldığı bir dosyayı ilettiği tespiti yer almıştı. Savcılık, Kılıçarslan'ın Kahraman'a 1 TL para göndererek açıklama kısmına “Perşembe dayak için güzel bir gün ne dersin?“ diye tehdit mesajı bıraktığını tespit etti. İddianamede; Kılıçarslan'ın, hakim Kahraman'ın evinde bulunan altınlarını ve pasaportunu çaldığı da belirtilmişti.

HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre, tutuklu bulunan Kılıçarslan, bugün İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Hakim Kahraman ve avukatları, davanın ilk duruşmasına mağdur taraf olarak katıldı. Duruşmaya Kahraman’a destek olmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi’nden meslektaşları da geldi.

'HATALARIMIN BEDELİNİ ÖDEMEYE HAZIRIM'

Savunma yapan Kılıçarslan, "Sayın başkanım kıymetli meslektaşlarım, amacım sizleri yormak değil. Elimden geldiğince esasa ilişkin konuşacağım. Ben hatalarımın bedelini ödemeye hazırım. Geldiğimiz noktada bana bunun fazlası ödetilmeye çalışılıyor. Bunun nedeni de Cumhuriyet Savcısı olmam, eyvallah. Sözlerime başlamadan önce de onu da yıpratmak istemiyorum. Müştekiden de burada özür dilemek istiyorum" dedi.

Kılıçarslan, şunları kaydetti:

"Müşteki ile nisan sonu gibi tanıştık. Hakime hanımın duruşma savcısı ile sorunlar yaşaması ile kendisinin mahkemesine görevlendirildim. Öncesinde tanımıyordum kendisini. Mayısın ilk haftasında duruşmalara çıkmaya başlayınca aramızda duygusal bir yakınlık oldu. Bu zamanla ilerledi daha da bağlandık birbirimize. Sosyal ve medeni hallerimizin el vermemesine rağmen bu bizi durdurmadı.

'AŞK ÇIKRIĞI OLMAYAN BİR KUYUYA BENZER'

Kendisinin başka bir mahkemeye tayini çıktı, birlikte tatile gittik. Bu tatilde hamile olabilir gibi söylemlerde bulunmuştu. Bu tatilden sonra hamile olduğunu öğrendik. Benim müşteki ile evlenme gibi isteğim vardı. Nisan ve mayısta yaşadığımız hadiseler evlilik kararından beni soğutmuştu. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım. Kendisine bebeği aldırma konusunda baskı yapmadım, evlenme teklifinde de bulunmadım. Kürtaj olmasının ardından ciddi bir psikolojik baskı gördüm. Kendisi İzmir’e gitti bana bazı mesajlar attı. Bana kötü niyetlerle yaklaşmadı. O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Yanlış hatırlamıyorsam tatilimizin ardından istinaf mahkemesinde görevine başladı.

'DÜŞTÜĞÜ AŞK ÇUKURUNDAN ÇIKAMADI'

Kendisi orada yalnız bırakıldı. Kürtaj olayı ve dairesinde yaşadığı hadiseler nedeniyle bu sorunla ilişkimize yansıdı. Herhangi bir faaliyette bulunmadım. Oğlu evde olsa da ben o evde kalıyordum. Müştekinin anahtarı da bende vardı. Onun evinde yaz ayında da kış ayında da kürtaj sonrasında da kaldım. Oğlu varken de yatılı olarak kalıyordum. Biz bir nevi evli gibiydik. Sonraki süreçte müştekinin evine gittiğimde biraz sohbet ettik ve tekrar hamile kaldığını söyledi. Ben orada doğrusu biraz şaşırdım. Burada onu da suçlamak istemiyorum. Olayın sıcaklığı ve düştüğü aşk çukurundan çıkamadı o da. Söyleme şekli de beni hazırlama şeklinde değildi. Hamilelik hadiseleri bu şekilde yaşandı.

Ufak bir iddianame eleştirisi yapmak isterim. Burada hiçbir ek değerlendirme yapılmamış. Mahkemeler delil toplama yeri değildir. Soruşturma savcısı bazı şeylerden kaçınmış. Kendisine beslediğim sevgi saygı bakidir. Kendisinden ve yargı camiasından özrü dilerim. 7 yıllık Cumhuriyet Savcısı'yım. Babam 30 yıl bu mesleğe emek verdi. Yargı camiasının böyle bir şeyle anılması beni üzdü.

'ÖLDÜRMEK İSTESEM ÖLDÜRÜRDÜM'

Bugün burada yalan söylemeyeceğim. O mesajları ben attım. Gitmesini istediğimi söyledim. Kendisi beni tersledi. İkinci gebeliğin de doğru olduğuna ve çocuğun benden olduğuna inanıyorum. Daha sonra aramızda hararetli bir tartışma oldu. Kendisine asla vurmadım. Kendisi bana çok vurdu. Alnıma yumruklar attı. Odaya kahramanımız çaycı girdi. Hakime hanım çaycıya bana saldırıyor deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. HAkime hanımla aramıza girdi. Çekildim cep telefonumu aldım. Çaycı 30 saniyelik olayda 4-5 tane yalan söylüyor. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı gören çaycı çekildi zaten. Tabancayı aşağıya doğrulttum. Tabanca ile ilk atışımı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisi bacağından yararlandı. Çantasına hamle yapmaktan vazgeçmemesi ile silahımın namlusunu yine doğrulttum. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçunun ne olduğunu biliyorum.

'POLİSLERDE BİRAZ AKIL OLSA BENİ VURURLARDI'

Daha sonraki süreçte polis memurları içeriye girdi. Tabancama kimse dokunamaz. Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Çok uzun bir derdest edilme müdahalesi yapıldı. Polis memurlarımız bu konuda çok becerikli değil biliyorsunuz. Asansörde savcı olduğumu söyledim. Bunun üzerine kelepçemi de çıkardılar. Aralarında 'silahı kendisi bıraktı' diye konuştular. 'Nezarethane teslim tutanağı nerede?' dedim. 'Karakolda tanzim edeceğiz' dediler. Orada da belgenin saatini değiştirdiler diye tahmin ediyorum.

'BASIN BUNLARI GÖRMEZ'

İkinci savcılık beyanlarında polis memurları biz silaha dokunmadık dedi. Özellikle bana kasten yaralamadan işlem yapamayacaklarını bildikleri için ifade değiştirdiler. Sırf meslektaşınız olmam nedeniyle böyle beyanlarda bulundular. Çaycı da diyor ki yere yatırdım falan, orada kahraman olmaya çalışmış. Silahın sürgüsünü her atışta çekmeye gerek yok. Şarjördeki mermiler bitene kadar ateş edebilirdim. Basın bunları görmez, artık görecekler. Başsavcı vekilimiz de iyi niyetli değil. Ercan Bey ile ilgili de çok sıkıntılı hususlar var. Kısıtlı bir dosya nasılsa basında yayımlandı. Bunu neden yaptığını biliyorum. Bu olay böyle yaşanmıştır.

'ÇOK DESTEK MESAJI ALDIM'

Tanıklara da soru sormak istiyorum ben. Bu olay öldürmeye teşebbüs olarak adlandırıldı. İnsanın aklıyla alay ediliyor. Cezaevine gitmemin ardından çokça destek mesajı aldım. Biz kötü insanlar değiliz, yanlış şeyler yaptık. Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Tanığı da öldürmek istemedim. Aramızda çok kısa bir mesafe var. Hatalıyım ama kendisinden özür diliyorum. Bir insanın hatalarını ödetmeye çalışmanın ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Tutukluluk sürem hayli uzamıştır. Güvenlik gerekçeleriyle şehir dışındayım. Tutukluluk anlamında doldum. Ben artık bu olaydan sıyrılmak ve olayı unutmak istiyorum. Hatalarımın bedelini kat be kat ödeyeceğim. Hakkımda bir ihraç kararı çıkmadı. Müşteki beni iyi tanır. Aklım ve sıhhatim yerinde olduğu sürece müştekinin bu olayı unutmasını diliyorum. Benim bu olayı unutmam herkesin kârı."

Mahkeme başkanı ve sanık savcı arasında soru cevap

  • Hakim: Mağduru önceki günlerde aramanız var. Bunun nedeni nedir?
  • Savcı: Odasında olup olmadığını öğrenmek istedim.
  • Hakim: Aranızdaki ilişkiyi bitimek istediğiniz söylemişsiniz, anlamı nedir?
  • Savcı: İkinci hamilelikten sonra çocuğu doğuracağını söylemişti. Yıpratmak ve detaylandırmak istemiyorum. Çok yıpranmıştım. Aramızdaki münasebeti görme durumundaydım İlişkimizi bitirmek istedim.
  • Hakim: Bu olay sonrasında Hâkime hanım size saldırdı doğru mudur?
  • Savcı: Yüksek sesli bir tartışmamız olmadı. Ben bana vurunca bağıracak değilim sonuç olarak.
  • Hakim: Odasında yaklaşık 10 dakika kadar kaldınız. Tabancamı kurup kurmadığımı hatırlamıyordum.
  • Savcı: Bu kadar detayları hatırlamıyordum.
  • Hakim: Yere doğru ateş ettim demişsiniz ama buradaki ifadenizde farklı bir şey dediniz.
  • Savcı: İki defa ateş ettim. Çok hızlı gelişti anlayamadım. Hızlıca iki kez ateş ettim.
  • Hakim: Hesaptan yapılan havale işlemleri var.
  • Savcı: Bunları kabul ediyorum.
  • Hakim: Farklı bir mail adresinden atılan mailler var. Bunlar nedir? Dövecektim seni demişsiniz. Bunlar nedir?
  • Savcı: Bu hesabı sadece ben kullanmıyordum. Hatırlamıyorum.
  • Hakim: Tabanca görselli paylaşımlar var. Bunlar nedir?
  • Savcı: Onu ben göndermedim. Mesajları da ben göndermedim. Birbirimizin çocukluk fotoğrafları bizdeydi. Ailesinin bilgilerini aldığım söyleniyor. UYAP’tan mı sorgulamışım?
  • Hakim: Müşteki annesi ile mi yaşıyordu?
  • Savcı: İlişkimizden 5-6 ay sonra annesini evinden gönderdi. Bu aşamadan sonra ben onların evinde kalmaya başladım. İstinafa atamasından itibaren neredeyse hep onun evinde kaldım.
  • Hakim: Kendisini aradığınız kayıtlar var.
  • Savcı: Evet onları ben yaptım.
  • Hakim: Eklemek istediğiniz husus var mı?
  • Savcı: Müştekiyi tanıdığımda 29 yaşındaydım. Kadın örgütleri geldilerse hoş gelmişler. İyi ki de gelmişler. Bu kadına karşı işlenmiş bir suç olarak görülmemeli. Tamamen bir aşk hadisesi. Benim de kız kardeşim var. Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum. Bunu yaptığı için kimseye kızgın ya da kırgın değilim. Bunu çok düşündüm. Sürekli de düşünüyorum Özellikle de kız kardeşime teşekkür ederim.
  • Hakim: Annenize attığı mesajlar olduğu söyleniyor. Bunlar nedir?
  • Savcı: Anneme bu ilişkiyi bitirmesi için mesaj atılmadı. Ben müştekiyi bu konuda yıpratmak istemediğim için bazı şeyleri anlatmayacağım. Anneme mesaj atmak yerine bana atabilirdi.
  • Hakim: Küçük bir oda olduğunu söylediniz. O sırada mağdurun çantasına yöneldiğini görmeniz üzerine neden çıkıp gitmediniz?
  • Savcı: Oda dikdörtgen şeklinde. Masanın önünde misafir koltuğu bile yok. Ben hatalı olduğumu kabul ediyorum.

Kaynak: T24

Etiketler
Hakim Savcı Kadına Şiddet