Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlar, 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü dolayısıyla Ankara Adliyesi’nin koridorlarında yürüyüş yaptı.

ANKA'nın aktardığına göre; yürüyüşün ardından Ankara Adliyesi önünde basın açıklama yapan Ankara Barosu Başkanı Kemal Koranel, “Bizler, Türkiye’de de zor koşullar altında mesleki faaliyetlerini sürdürmeye çalışan avukatlar olarak, Kolombiya’da ölüm riski ile karşı karşıya olmasına rağmen ısrarla hak savunuculuğunu sürdüren meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde olduğumuzun bilinmesini isteriz” dedi.

24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü, bu yıl Kolombiya’ya atfedildi. Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlar, gün dolayısıyla bugün Ankara Adliyesi’nin koridorlarında yürüdü. Yürüyüşün ardından adliye önünde bir açıklama yapan Ankara Barosu Başkanı Kemal Koranel, şunları söyledi:

“24 Ocak 1977’de, İspanya’da dört avukat ve bir işçi temsilcisi, mesleklerini ifa ettikleri için katledildi. Bugünün anısına her yıl 24 Ocak’ta düzenlenen ‘Tehlikedeki Avukatlar Günü’nde avukatlar olarak biz, dünya çapında birçok kıta, ülke ve şehirde yaşadığımız hak ihlallerini bir kez daha dile getiriyoruz.

Bu yıl ikinci kez, Tehlikedeki Avukatlar Günü, insan hakları avukatlarına yönelik baskının devam ettiği ve avukatların mesleklerini özgürce, bağımsız ve güvenli bir şekilde icra etmelerinin engellendiği Kolombiya'ya ithaf edilmiştir.

Geride bıraktığımız yıllarda bu gün, Azerbaycan (2021), Pakistan (2020), Türkiye (2019 ve 2012), Mısır (2018), Çin (2017), Honduras (2016), Filipinler (2015), Kolombiya (2014), Bask Ülkesi / İspanya (2013) ve İran’a (2010) adanmıştır.

“KOLOMBİYA’DA SON 10 YILDA 700'DEN FAZLA AVUKAT ÖLDÜRÜLDÜ”

Kolombiya’da son 10 yılda 700'den fazla avukat öldürüldü. 4 bin 400'den fazla avukat da çeşitli saldırılara maruz kaldı. Ülkemizde de Kolombiya’da olduğu gibi çok sayıda avukat sadece mesleklerini ifa ettikleri ve müvekkillerini savundukları için öldürülüyor, baskılara maruz kalıyor ve haklarında açılan davalar sonucunda mahkum ediliyorlar.

“ÜLKEMİZDE DE DURUM KOLOMBİYA’DAN PEK DE FARKLI DEĞİLDİR”

Maalesef ülkemizde de durum Kolombiya’dan pek de farklı değildir. Hemen her gün bir avukata şiddet haberini medyada görebilmekteyiz. Haciz mahallinde katledilen meslektaşımız Ersin Arslan, eski nişanlısı tarafından katledilen kadın meslektaşımız Dilara Yıldız, yakın zaman öncesinde GBT yapmak istedikleri için bekçiler tarafından darp edilen meslektaşımız Mürsel Ünder…

Ülkemizde ve dünyanın dört bir tarafında avukatlara yönelik saldırılar ve baskılar ile mesleğimizin özü olan hak mücadelemizi sınırlandırma gayreti içine girilmiş bir halde. Bu saydıklarımız ise hemen her gün artarak devam etmekte olan ve sıradanlaşan avukatlara yönelik şiddet olaylarından sadece birkaçı.

Bugün, avukatlık mesleğini ifa ettikleri için tacize uğrayan, susturulan, baskı gören, tehdit edilen, zulme uğrayan, yargılanan, katledilen tüm meslektaşlarımız için bir araya geliyoruz. Avukatların korunabilmesi ve avukatlık mesleğinin itibarının sağlanabilmesi için sesimizi yükseltiyoruz.

“BAROLAR VE HUKUK TOPLULUKLARI, KOLOMBİYA'DAKİ MESLEKTAŞLARINI DESTEKLEMEK İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTMELİDİR”

Kolombiya’da mesleğini sürdürmekte ısrar eden avukatlar ve insan hakları savunucuları ile dayanışmak, onların sorunlarına dikkat çekmek için tüm dünyada onlarca hukuk kurumu yan yana gelerek aşağıdaki talepleri bir kez daha dile getiriyoruz:

Kolombiya Devleti, Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler Yönergesi’nin gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.

Kolombiya devleti, insan hakları avukatlarına yönelik birçok saldırıları derhal ciddiyetle ele almalı ve BM prensiplerinin 16. ve 18. ilkeleri uyarınca avukatların mesleklerini özgür ve bağımsız bir şekilde icra etmeleri için gereken güvenceleri sağlamalıdır.

Kolombiya devleti, Havana Kuralları arasında yer alan 17. prensip uyarınca, özellikle insan hakları savunucularının daha yüksek risk altında olduğu kırsal bölgelerde, Kolombiyalı avukatların güvenliklerini ve özgürlüklerini garanti altına almak için ek ve etkili güvenlik önlemleri almalıdır.

Kolombiya devleti, cezasızlığa son vermek için insan hakları avukatlarına karşı işlenen suçlara ilişkin tarafsız, bağımsız ve etkili soruşturmalar yürütmeli ve gerekli olduğunda, failler hakkında kovuşturma başlatmalıdır.

Kolombiya devleti, BM Sözleşmesi’nin 18 ve 23. ilkeleri uyarınca özellikle daha hassas olan insan hakları davalarında görev alan Kolombiyalı avukatların kriminalize edilmesi ile mücadele etmelidir.

Uluslararası toplum, Kolombiya devletinin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemesi karşısında sessiz kalmamalıdır.

Dünyanın dört bir yanındaki barolar ve hukuk toplulukları, Kolombiya'daki insan hakları avukatlarının durumuna dikkat kesilmeli ve meslektaşlarını desteklemek için çalışmalar yürütmelidir.

Gazeteciler ve uluslararası medya, Kolombiya'daki insan hakları avukatlarının durumunu araştırmaya ve rapor etmeye, Kolombiya devletine baskı yapmaya ve dünya çapında kamuoyunun dikkatini insan hakları avukatlarının oynadığı hayati role ve karşı karşıya oldukları ağır risklere çekmeye davet edilmektedir.

Bizler, Türkiye’de de zor koşullar altında mesleki faaliyetlerini sürdürmeye çalışan avukatlar olarak, Kolombiya’da ölüm riski ile karşı karşıya olmasına rağmen ısrarla hak savunuculuğunu sürdüren meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde olduğumuzun bilinmesini isteriz.”