'Erdoğan ile mücadele edecekseniz bu anlamda 2 seçeneğiniz var'

Abone ol

Gazeteci Sedat Bozkurt, muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile mücadele etmek için önünde iki seçeneği bulunduğunu söyledi: "Ya aynı yöntemi kullanıp kazanmaya odaklanacaksınız ya da ilkeli siyasette, sürekli kaybetmenize karşın ısrar edeceksiniz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ısrarıyla hayata geçirilen 'düşük faiz' politikası nedeniyle Türkiye'de yaklaşık iki yıldır resmi otoritelerce adı konulmamış bir ekonomik kriz yaşanıyor. Enflasyon, cari açık ve döviz kurları rekorlar kırarken, uzmanlar bu dönemde devreye alınan kur korumalı mevduat gibi kimi önlemler için 'saatli bomba' benzetmesi yapıyor. Rezervler, 'dost ülkelerin' desteğine rağmen eksilerde seyrediyor.

Hayat pahalılığının her geçen gün daha da artmasına rağmen geçtiğimiz mayıs ayında sandıktan zaferle çıkan AKP, kaynak arayışı için Körfez'e ziyaretlerde bulunuyor.

Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt, bu durumu "Körfez'de ülke ülke dolaşarak iktidarını sürdürmek için para talep eden bir yönetim var Türkiye'de. Tüm dünyaya örnek olmuş bir bağımsızlık mücadelesi veren ülkede bu sessizce izleniyor" sözleriyle yorumladı.

"Hatta toplumun bir kısmı tarafından bu hayatı kolaylaştırma ihtimali üzerine umutla bekleniyor. Başka bir ülke sizin ülkenizdeki yönetimi finanse ediyor. Bunu, bu kadar net ifade ettiğiniz zaman meselenin hayli ciddi olduğunu hemen kavrıyorsunuz" diyen gazeteci, şöyle devam etti:

'ERDOĞAN MUTLAK KAZANMAK ÜZERİNE BİR STRATEJİ KURGULADI VE KAZANDI'

"Siyaset tercihlerle yapılır. Erdoğan mutlak kazanmak üzerine bir strateji kurguladı ve kazandı. Kazanmak için yapacaklarının sınırının çok geniş olduğunu da açıkça ortaya koydu. Erdoğan ile mücadele edecekseniz bu anlamda 2 seçeneğiniz var. Ya aynı yöntemi kullanıp kazanmaya odaklanacaksınız ya da ilkeli siyasette, sürekli kaybetmenize karşın ısrar edeceksiniz. Burada hiçbir zaman yenilmezsiniz ama çok fazla seçim kaybedersiniz. Ama bunu net ortaya koymanız gerekir.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kurulurken çok zengin bir politik tartışmaya da neden olmuştu. Partinin omurgasını 80 öncesinin en yaygın ve geniş örgütlenmesine sahip Devrimci Yol oluşturuyordu. Aynı dönemin pek çok örgütü de partileşme tartışmalarına katılmıştı. Çok geniş bir sol yelpaze içeriyordu.

Devrimci Yol çizgisinden gelenlerin içinde partileşmeye itirazları olanlar da vardı. Partileşmeyi 'geniş halk yığınları karşısında meşruluğu bulunan bir örgütün devlet karşısında yasal hale gelmesi' olarak değerlendiriyorlar ve bunu bir tür 'teslim olma' hali bularak itiraz ediyorlardı. Hareketin önemli ismi Melih Pekdemir de bu tartışmaların taraflarından biriydi. O karşı çıkışını 'pireler savaşı' üzerinden yazılı hale de getirmişti:

'Solculuğun bünyesinde bulunan farklı bir adalet arayış tarzı 'pireler savaşı' tarzıdır: bir köpek bilirsiniz, ancak pireler tarafından çıldırtılabilir; bir köpek ancak pirelerle baş edemez, pireler onu yorar bitirir'

Mücadele etmek de kazanmak kadar önemlidir. Mücadele ettiğiniz sürece yenilmezsiniz. (...)"

Yazının tamamı.

Limak’ın patronu çevreci vakfın üyesi çıktı Gündem Kılıçdaroğlu: Bu davayı sonuna kadar izleyeceğim, yine geleceğim Siyaset Suudiler, damadın şirketine göz dikti Gündem Prof. Ahmet Ercan'dan beklenen İstanbul depremi için dikkat çeken açıklama Gündem