İstanbul Neden Sel Felaketi Yaşıyor?
1994'ten bugüne İstanbul’un dereleri, içme suyu havzaları, bostanları, tarımsal bağ ve bahçeleri imara açıldı. Bu, kentin suyunu toplayan, gıdasını yetiştiren toprak demek. Üstelik su havzalarındaki ilçeler kentin dört katı hızla büyüdü.
Ana Dere Vadileri Kentleşiyor
İstanbul’da 168 ana dere vadisi, 2772 dere var. Ana derelerin toplam boyu 3344 kilometre. Bunun 2443 kilometresi doğal yapısını koruyor. Kalan 901 kilometresi ıslah edildi, yani artık doğal halinde değil. Bu, ana dere boyunun dörtte birinden fazlası.
Dere boyunun yüzde 21'i kentten, yüzde 79'u kırsaldan geçiyor. 168 ana derenin 108'i en az bir kesiminde doğal yapısını kaybetti. Neredeyse her üç dereden ikisi bu durumda. Derelerin kıyısında bir koruma bandı var. Bu bandın yüzde 40'ı orman, yüzde 16'sı tarım, yüzde 8'i yeşil alan.
Bu derelerden hangi kurumun sorumlu olduğu, suyun nereye döküldüğüne bağlı. Boğaziçi’ne dökülen derelerden İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi sorumlu. Karadeniz’e, Marmara’ya, Haliç’e ve göllere dökülen derelerden Devlet Su İşleri sorumlu. İstanbul’da yağmur suyunun ve derelerin yönetiminden tümüyle sorumlu tek bir kuruluş yok.
Kentin Ormanları ve Su Kaynakları Yapılaşmaya Açıldı
İstanbul’un 2009 tarihli Çevre Düzeni Planı kuzeyi korumayı öngörüyordu. Plana göre kuzeydeki su havzaları ve ormanlar ekonomik girişimlere kapalı kalacaktı. Plan, üçüncü havalimanı için de Silivri Gazitepe’de yer ayırmıştı. Ama 2014'te plan değiştirildi. Havalimanı, korunacak kuzeyin Karadeniz kıyısına çizildi.
Üçüncü Köprü 2016'da, Kuzey Marmara Otoyolu 2017'de, İstanbul Havalimanı 2018'de açıldı. Havalimanı 4380 hektar ormanı, 166 hektar tarım alanını, 379 hektar merayı tahrip etti. Sırada Kanal İstanbul var. Kanal için de Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu raporu verildi.
Kentin Gıda Altyapısı Hızla Eriyor
Gıda altyapısı derken kentin kendi tarlasını, bostanını, bağını, bahçesini, merasını kastediyorum. Sofraya giden ürünün İstanbul’da yetiştiği toprak bu. İstanbul’un toplam tarım alanı yirmi yılda onda bir azaldı. Ama sebze ekilen alanın yarıdan fazlası kayboldu.
İstatistiklere göre İstanbul’un bağları yok oldu. Meyve bahçeleri kentin kuzeyinde ayakta. Sebze bostanlarıysa kentin en hızlı kaybettiği varlık. Kentin mevcut tarım alanının yüzde 52'si Silivri’de, yüzde 21'i Çatalca’da, yüzde 10'u Arnavutköy’de.
Kentteki mandaların yüzde 27'si Arnavutköy’de. Kanal İstanbul güzergahında mandaların otladığı 40,7 milyon metrekare mera yok olacak. Bu, havalimanının tahrip ettiği meranın on katından fazla. Kentin kanal içinde kalan tarım alanının yüzde 52'si kaybolacak.
Her şey önce kağıt üstünde değişiyor, sonra toprak. Havalimanı 2014'te plana Karadeniz kıyısında işlendi, 2018'de açıldı. Kanal İstanbul da kağıt üstünde hazır. Yok olacaklar bile belli. İstanbul’un felaketi bu düzenin sonucu.