Emine Erdoğan: Plastik, içtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın parçası

Emine Erdoğan, ‘Sürdürülebilir Atık ve Kaynak Yönetiminde Problemler ve Çözümler: Sıfır Atık’la İlgili Ulusal Girişimler Neden Önemli?’ isimli panelde açıklamalarda bulundu.

Emine Erdoğan: Plastik, içtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın parçası

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulu kapsamında düzenlenen, ‘Sürdürülebilir Atık ve Kaynak Yönetiminde Problemler ve Çözümler: Sıfır Atık’la İlgili Ulusal Girişimler Neden Önemli?’ isimli panele katıldı.

Emine Erdoğan, “Yaşadığımız çağı, teknoloji ya da bilgi çağı olarak nitelesek de aslında bir plastik çağında yaşıyoruz. Ne yazık ki plastikler dünyamızı sarmış durumda” dedi.

Emine Erdoğan, yaşadığımız çağın ‘plastik çağı’ olduğunu vurgulayarak, “Her çağ kendine has trajediler üretiyor. Yaşadığımız çağı, teknoloji ya da bilgi çağı olarak nitelesek de aslında bir plastik çağında yaşıyoruz. Ne yazık ki plastikler dünyamızı sarmış durumda” dedi ve bu sorunun sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkilediğini belirtti.

“PLASTİK, İÇTİĞİMİZ SUYUN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN PARÇASI”

Emine Erdoğan, mikro plastiklerin, solduğumuz havada, toprakta ve içtiğimiz suda bulunduğu belirterek, “Plastik içtiğimiz suyun, soluduğumuz şu havanın bile çoktan bir parçası olmuş durumda. Sularda yekpare yüzen plastik atıklar, okyanusun tuzlu suyu, kuvvetli dalgalar ve atıkların kayalara çarpmasıyla, mikro parçalara ayrılıyor. Dolayısıyla insan yerleşkesinin olmadığı sahillerde dahi artık, plastik atık bulunuyor.

Mikro plastiklerin havada rüzgarla birlikte 100 kilometre mesafe kat edebildikleri tespit edilmiş. Bu durum, artık bir kent kirliliğinin çok ötesinde. Dünyanın bir ucundan atılan plastikler, bambaşka yerlere seyahat edebiliyor. Çevre krizi çok yüksek dozda alarm veriyor” ifadelerini kullandı.

“DÜNYANIN VİCDANINA DA SESLENMEMİZ GEREKİYOR”

Çevre krizinin önlenmesi konusunda açıklamalar yapan Emine Erdoğan, “Bazı tedbirler almak yanında dünyanın vicdanına da seslenmemiz gerektiğine inanıyorum. Çevre krizi dediğimiz şey, en nihayetinde yaşam tarzımızın, üretim biçimlerimizin, yani özü tüketime dayanan bu dünya düzeninin bir bedelidir. Biz, bu bedelin etkilerini tersine çevirmek için 2017'de Türkiye'de ‘Sıfır Atık’ hareketini başlattık” dedi.

“ÇOCUKLARIN ÇEVRE BİLİNCİNİ KAZANMALARI İÇİNİ ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Sıfır Atık projesinin ilk adımlarını kamu binalarında attıklarını açıklayan Emine Erdoğan, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın üstün gayretleriyle, sıfır artık hareketi, ülke genelinde hızla yayıldı. Belediyelerimiz işi titizlikle ele alıyor. Bilhassa okullarda, çocukların çevre bilincini kazanmalarını sağlayacak etkinlikler art arda gerçekleştiriliyor. Akdeniz'e kıyısı olan bir ülke olarak burada yaşanan kirliliğe karşı da ziyadesiyle hassas olduğumuzu belirtmek isterim. Ülke olarak deniz çöpü izleme çalışmalarımıza, uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, titizlikle devam ediyoruz. Bu konuda hazırladığımız raporlar, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanıyor” şeklinde konuştu.

Yaşar Kemal’in ‘Yaşam umutsuzluktan umut üretmektir. İnsan, umutsuzluktan umut üreterek bugüne gelmiştir’ sözünü hatırlatan Emine Erdoğan, “Yani daha gidecek çok yolumuz var. İnsanoğlunun kabiliyetleri arasında karanlıkları aydınlığa çevirmenin de olduğuna inanıyorum. 2050'de, tahmin edildiği üzere okyanuslarda balıktan çok plastiğin yüzecek olması kaderimiz olmamalı” ifadelerini kullandı.

“İŞ BİRLİĞİNE AÇIĞIZ”

“Tüm dünya çocuklarına yaşanabilir bir gelecek inşa etmekte iş birliğine açığız” diyen Emine Erdoğan, “Çevre krizinin aşılmasında, ülkeler arasında var olan tüm sınırların, kalkması gerektiğini düşünüyorum. BM 74’üncü Genel Kurulu çerçevesinde ele alınan iklim değişikliği zirvesinin önemli kararlara vesile olmasını diliyorum. Deniz çöpleri ve mikro plastikler üzerine yeni bir uluslararası sözleşmenin hazırlanmasını acil görüyorum. Bu konuda düşünmek, konuşmak, rapor hazırlamak değil, eyleme geçme vaktidir” dedi.

Etiketler
Emine Erdoğan