NAZLI EDA PİYADE / GERÇEK GÜNDEM

Meclis’e sunulan 2020 yılı Sayıştay raporlarında birçok bakanlığa ait usulsüzlükler tespit edildi. Gerçek Gündem, Sayıştay’ın Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait raporunu inceleyerek bütün usulsüzlükleri tek tek sıraladı.

Raporda; toplam 27 başlıkta denetim görüşü bulgusuna yer verildiği görüldü. Bunlardan ilki harcama birimlerince açılan banka hesaplarının muhasebe birimlerince takip ve kontrolünün yapılmadığı oldu.  Rapora göre; çok sayıda mevduat hesabı bulunan bakanlığın hesap bakiyelerinin muhasebe kayıtlarıyla uyuşmadığı görüldü. Muhasebe kayıtları ile bakiyeler arasındaki farkın düşük meblağlar olmadığı da raporda belirtildi. Bu durum rapora şöyle yansıdı:

MUHASEBE KAYITLARI UYUŞMUYOR

“Bakanlığın 10 il müdürlüğü ve bu illerde bulunan kuruluşların yıl sonu banka hesap ekstreleri incelendiğinde, harcama birimleri tarafından bankalarda açılan çok sayıda mevduat hesabı bulunduğu ancak bu hesaplarda bulunan bakiyelerin muhasebe kayıtlarıyla uyuşmadığı ve bu hesapların muhasebe müdürlüklerince sistem üzerinden izlenemediği görülmüştür.”

ABONELİK ÖDEMELERİNDE HATALI UYGULAMALAR

Raporda; bakanlık tarafından elektrik, su, doğalgaz ve telefon abonelikleri için ödenen depozito bedellerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin ciddi hatalı uygulamalar bulunduğu kaydedildi. Sıralanan hatalar arasında abonelik bedellerinin yanlış muhasebeleştirilmesinden kaynaklı hesaplar arasında tutarsızlık ve eksikler olduğu görüldüğü belirtildi.

Bakanlığın kanuna aykırı bir biçimde yaptıklarından biri de engelli evde bakım ödeneğinin yersiz kullanımından kaynakları alacakları silmesi oldu.

“Yasa hükmü ile engelli evde bakım yardımı alma şartlarını taşımadığı anlaşılan kişilerden yersiz ödenen tutarların geri alınacağına ilişkin düzenlemeyi” hiçe sayan bakanlık yanlış bildirimde bulunarak engelli bakım ödeneği alan kişilerin geri ödemelerini sildi.

Bu durum, Sayıştay raporlarına şöyle yansıdı:

“Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde 18.01.2017 tarihinden sonra 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7’nci maddesi kapsamında yersiz ödenen ve geri alınması gereken kamu alacaklarının herhangi bir kanuni düzenleme olmaksızın valilik, kaymakamlık veya il müdürlüğü oluru alınarak takip ve tahsilinden vazgeçildiği görülmüştür.”

BAĞIŞ VE YARDIMLAR USULÜNE UYGUN KAYIT ALTINA ALINMADI

Raporda öne çıkanlar biri de bakanlığın kendisine yapılan bağış ve yardımları usulüne uygun olarak kayıt altına almaması oldu. Yapılan her bağış için makbuz düzenlemeyen bakanlık, kimi bağış tutanaklarının seri numaralarını da el yazısıyla doldurdu. Sayıştay bağışların takibi ve denetiminin yapılmasındaki zorluğa şöyle dikkat çekti:  

“Bakanlığa bağlı birimlere yapılan bağışların bazılarının Taşınır İşlem Fişi düzenlenmeden, yani muhasebe kayıtlarına girilmeden kabul edilmesinin ve bağış makbuzlarının matbu sıra numarası takip etmemesinin, alınan bağışların takibi ve denetimi açısından yüksek risk taşıdığı değerlendirilmektedir.”

TAŞINMAZ KAYITLARI ARASINDA USULSÜZLÜK

Raporda; taşınmazlara ilişkin de çok sayıda hata bulunduğu ortaya çıktı. Bakanlığa ait bazı taşınmazların tapuda göründükleriyle haliyle kullanım biçimleri arasında farklılık tespit eden Sayıştay, kurum adına tahsis edilen taşınmazların muhasebe kayıtlarında da eksik göründüğü kaydetti. Rapora göre; 81 ilde çok sayıda taşınmazı bulunan Bakanlık, yeşil alanları, otoparkları ve spor sahalarını muhasebe kayıtlarında göstermedi.

Bakanlığın tahsis ettiği taşınmazların muhasebe kayıtlarındaki tutarları ile değer kayıtlarında arasında da uyuşmazlık olduğu kaydedildi.

Taşınmaz kayıtlarındaki usulsüzlüklerin yanı sıra 2020 yılı içerisinde yatırımlar hesabına hiçbir işlemin kaydedilmediği de raporla gün yüzüne çıktı.

‘BAZI KİŞİLERE’ SOSYAL VE EKONOMİK YARDIM DEVAM ETTİ

Raporda öne çıkan hatalardan biri de 18 yaşını tamamlayan ve gerekli şartları taşımayan bazı kişilere sosyal ve ekonomik destekte bulunulması oldu. Sayıştay raporlarında, “18 yaşını tamamlamış bazı gençlere, Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’te aranan şartları taşımamalarına veya söz konusu şartların güncelliğinin sorgulanmamasına rağmen sosyal ve ekonomik destek ödemesinde bulunulduğu görülmüştür” denildi.

Bakanlığın yaptığı bazı satın alımlarda Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) kaydı oluşturulmadığı halde doğrudan temin yönteminin kullanıldığı da raporda kaydedildi.  Temin edilen kurum ya da kişilerin yasaklılık sorgusunu da yapmayan bakanlığın Kamu İhale Genel Tebliği hükümlerini uygulamadığı görüldü.

TÜRKSAT’A KIYAK

Rapora göre; Kamu İhale Kanunu’ndan istisna tutulmayan bazı mal alımları da ‘istisna kapsamında’ değerlendirilerek Türksat A.Ş.’den temin edildi. Bakanlığa, ilgili kanunları hatırlatan Sayıştay şunları kaydetti:

“406 sayılı Kanun ile e-Devlet ile ilgili bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetleri kapsamında Türksat A.Ş.’den yapılacak hizmet alımları Kamu İhale Kanunu’ndan istisna tutulmuş olup mal alımları istisna kapsamına alınmamıştır. Ancak, ilgili ödeme evrakları, sözleşmeler ve eklerinin incelenmesi sonucunda; Kurumun mal alımı niteliğindeki atak önleme cihazı, yönlendirici (router) cihazı, güvenlik duvarı cihazı ve lisansı, bant genişliği yönetim cihazı, rack tipi sunucu alımı ve bilgi güvenliğinin sağlanmasına yönelik bazı lisansların teminini 4734 sayılı Kanun hükümlerinde belirtilen alım usullerine uymaksızın doğrudan Türksat A.Ş.’den temin ettiği tespit edilmiştir. Bulgu konusu hususa ilişkin olarak Kurum tarafından bundan sonra yapılacak alımların Kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirileceği ifade edilmiştir. Bu itibarla, bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin mal alımlarının 406 sayılı Kanun uyarınca istisna kapsamında değerlendirilemeyecek olması nedeniyle Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.”

Raporda öne çıkan bir diğer hata ise kamuoyunda dönem dönem gündeme gelen 2teşvik ödemelerine’ ilişkin oldu. Sayıştay’ın incelemelerine göre; bakanlık, prim teşvik ödemelerinde kanıtlayıcı belge sunamadı. Bu durum raporda şöyle kaydedildi:

“Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) aktarılmak üzere Bakanlık bütçesine tahsis edilen ödenekler dahilinde yapılan prim teşvik ödemeleri, harcamalarda aranacak kanıtlayıcı belgelere dayanmaksızın gerçekleştirilmektedir.”

SAĞLIK BAKANLIĞI VERİLERİYLE UYUŞMAZLIK

Raporda, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın verileri arasında uyuşmazlık olduğu ve bundan kaynakları hataların yapıldığı belirtildi. Bu hatalar arasında en belirgin olan engelli yurttaşlara dönük evde bakım ya da destek ödemesi oldu. Sağlık raporu ‘şüpheli’ bulunan kişilerin ödemelerinin devam etmesi de yanlış uygulamalardan biri olarak not düşüldü. Bakanlığın, Sayıştay’ın ortaya koyduğu verileri reddettiği belirtilerek, şu ifadeler kaydedildi:

“Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen raporlarda sahte ve şüpheli olduğu tespit edilen engelli sağlık raporlarının gereklerinin yerine getirilmesi ve gecikmelerin önlenmesi için Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapılmasının, sahte engelli sağlık kurulu raporlarının il müdürlüklerine gönderilmeden YBS sistemine işlenmesi ve bu raporlar üzerinden yapılan yardım ve destek ödemelerinin durdurulmasının ve yapılan ödemelerin tahsili için hukuki sürecin başlatılmasının, şüpheli engelli sağlık raporlarının da YBS üzerinden takip edilmesi ve bu raporlar üzerinden yapılan yardım ve destek ödemelerinin, raporların farklı bir sağlık kuruluşundan teyidinin sağlanmasına kadar durdurulması gerektiği değerlendirilmektedir.”

ÖZEL GELİRLER, SOSYAL HİZMETLER İÇİN KULLANILMADI

Bakanlığın hesaplarını inceleyen Sayıştay,  Sosyal Hizmetler Kanunu'nda öngörülen ‘özel gelirlerin’ bakanlık hesabına aktarılmadığını ve kanunda öngörüldüğü biçimiyle bu gelirler sosyal hizmetler için kullanılmadığını da tespit edildi.

İlgili kanun maddelerini hatırlatan Sayıştay, “Kuruma aktarılması öngörülen gelirlerin, genel bütçe geliri olarak muhasebe kaydının gerçekleştirilerek genel bütçeye ait banka hesaplarına aktarıldığı ve müstakilen Bakanlığa ait bir hesaba aktarılmadığı tespit edilmiştir” dedi.

Sayıştay, bakanlığın yanıtını ve kendi cevabını ise şöyle kaydetti:

“Bakanlık tarafından verilen cevapta, konunun Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sorulduğu, Başkanlığın bu husus ile ilgili olarak bütçe kanunlarına her yıl hüküm konulduğu için ayrıca bir kanuni düzenlemeye gerek olmadığı, söz konusu gelirlerin genel bütçe geliri olarak kaydedildiği yönünde cevap verdiği ifade edilmiştir. Halbuki mevcut düzenlemeler göz önüne alındığında, 2828 sayılı Kanun'da öngörülen gelirler genel bütçe geliri olarak kaydedilse dâhi, Kanun'da kurum geliri olarak öngörülen bu tutarların yine Kanun'da öngörülen amaçlarla harcanmasının sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.”

Seçim süreçlerinde sık sık gündeme gelen ‘sosyal yardımlar’ başlığı da yine raporlarda yer aldı. Bakanlığın sosyal yardım ödemelerini kanuna uygun bulmayan Sayıştay, ödeme listelerine müdahale riski bulunduğunu vurguladı.

Sosyal yardımlara ilişkin ödeme sürecinin, 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun bulunmadığı ve ödeme listelerine müdahale riski barındırdığı görülmüştür.

ÜCRETSİZ SEYAHAT BÜTÇESİ DENETLENEMİYOR

Raporda; ücretsiz seyahat için yapılan gelir desteği ödemelerinde de etkin denetim mekanizması olmadığı belirtildi. Bu kapsamda bakanlık bütçesinden belediyelere 218 milyon 275 bin lira aktarıldığı ancak bakanlığın ödeme yaptığı araçların fiilen çalışıp, çalışmadığının kontrol edilmediği vurgulandı.

Bu durum, raporda şöyle belirtildi:

“Ücretsiz seyahat kapsamında Bakanlıkça yapılan gelir desteği ödemelerinde etkin bir denetim mekanizmasının kurulmasını teminen gerekli mevzuat değişikliğinin yapılması ya da ödemeye esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin Bakanlığın ilgili birimlerince kontrolü sağlandıktan sonra kanıtlayıcı bilgi ve belgelere dayanılarak ödemelerin gerçekleştirilmesi, ödemelerin hak sahiplerine ödendiğine ilişkin Belediyelerden geri bildirim alınması ve Bakanlığın denetim birimlerince belli periyotlarda denetlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.”

Öte yandan Sayıştay'ın bulgularında yer alan birçok hatalı ve usulsüz uygulamanın 2019 yılında da kayd

a geçirildiği ve 2020 yılında da Sayıştay'ın sıraladığı yükümlülülerin yerine getirilmediği görüldü.