Saray’dan ‘elitlere’ tepki gösterdi! Uçum olmak da zor: Atatürk'le Erdoğan propagandası

Abone ol

AKP lideri Erdoğan’ın sosyalist gelenekten Saray kadrosuna dahil ettiği, kendisini “muhafazakâr sol demokratım” olarak tarif eden Uçum, önceki gün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda muhalefete yüklendi, muhalefete destek veren kesimleri ‘elitlikle’ suçladı.

Türkiye’nin her açıdan kaderini belirleyecek 14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kala iktidar ve muhalefet cephesinde karşılıklı eleştirilerin dozu artıyor.

Türkiye’yi sarsan depremde yaşanan ihmaller ve gecikme ile ekonomideki kötü gidişatın bir türlü önlenememesinin sonuçlarını seçmen eğilimlerinde gören AKP’liler, muhalefet partilerine yönelik eleştirilerini bir adım öteye taşıyıp AKP’li olmayan herkesi suçlayan bir tavır içine girdi.

Bu tavra son örnek Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’dan geldi. AKP lideri Erdoğan’ın sosyalist gelenekten Saray kadrosuna dahil ettiği, kendisini “muhafazakâr sol demokratım” olarak tarif eden Uçum, önceki gün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda muhalefete yüklendi, muhalefete destek veren kesimleri ‘elitlikle’ suçladı.

Muhalefetin seçimi kazanacağı yönündeki kamuoyu algısından yaşadığı rahatsızlığı gizleyemeyen Uçum, Twitter paylaşımında “Aday belirledikleri için seçimi kazandıklarını zannediyorlar. Oysa seçim, seçmeni kazanmak demektir. Aday belirlemek hiçbir şeydir. Seçmeni kazanamayacaklarını görmüyorlar.” İfadelerini kullandı.

Uçum’un mesajında hedef aldığı diğer kesim ise muhalefete destek verdiğini açıklayan isimler oldu. Muhalefetin bu ‘elitlerin’ kişisel tatmin ve hezeyanla hareket ettiğini ileri süren Uçum, “Temsil alanındaki her türlü aktörün, sermaye sahibinin, sanatçının, medyacının, medya patronunun, gazetecinin vb. hayal dünyasını anlatmalarını gerçek sanıyorlar. Oysa o aktörlerin meselesi Türkiye değil sadece kendi çıkarlarıdır, bunu göz ardı ediyorlar. Batıcı asimilasyonla tamamen iğdiş edilmiş popüler tiplerin, küçük dünyalarında kendilerini büyük sananların açıkladıklarını seçmen desteği olarak kabul ediyorlar. Oysa onlar bu ülkeye ve değerlerine nefretle bakıyorlar. Onların seçmenle hiçbir bağı yoktur. Bunu görmüyorlar.” dedi.

“Muhafazakar sosyal demokrat” Uçum, AKP iktidarının ilk yıllarındaki ‘AB’ye girme’, ‘AB kriterlerini tutturma’ ‘demokrasi’ söylemlerini görmezden gelerek, demokrasi ve özgürlükler alanında iktidara eleştiri yöneltenleri “Türkiye karşıtı söylemler içinde olmak, mandacılık ve küresel emperyalizme teslimiyet”le suçladı.

Uçum’un Erdoğan’a övgüler ve “Yaşasın Ülke Liderliği” sloganıyla bitirdiği mesajında, Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin verildiği yerlere bile tahammül edemeyen AKP iktidarını savunmak için Atatürk’ün ismini de kullanması dikkat çekti: “Böyle bir muhalefet Türkiye’ye ait değildir. Türkiye’ye ait olmayan bir muhalefeti de Atatürk’ün tespitiyle “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkı” ezip geçer.”

Uçum'un paylaştığı metin şöyle:

"Türkiye’de merkez muhalefet temsilcilerinin temel problemleri şunlardır:

Aday belirledikleri için seçimi kazandıklarını zannediyorlar. Oysa seçim, seçmeni kazanmak demektir. Aday belirlemek hiç bir şeydir. Seçmeni kazanamayacaklarını görmüyorlar.

Muhalif cephede kendilerini ifade eden “elitlerin” kişisel tatminle ve hezeyanla söylediklerini önemli sayıyorlar. Oysa o elitler kendilerinden başkasını düşünmez, bunun farkında değiller.

Temsil alanındaki her türlü aktörün, sermaye sahibinin, sanatçının, medyacının, medya patronunun, gazetecinin vb. hayal dünyasını anlatmalarını gerçek sanıyorlar. Oysa o aktörlerin meselesi Türkiye değil sadece kendi çıkarlarıdır, bunu göz ardı ediyorlar.

Batıcı asimilasyonla tamamen iğdiş edilmiş popüler tiplerin, küçük dünyalarında kendilerini büyük sananların açıkladıklarını seçmen desteği olarak kabul ediyorlar. Oysa onlar bu ülkeye ve değerlerine nefretle bakıyorlar. Onların seçmenle hiç bir bağı yoktur. Bunu görmüyorlar.

Muhalif elit siyasi aktörlerin Türkiye karşıtı söylemlerini yeni bir yol olarak görüyorlar. Oysa o yol mandacılıktır, küresel emperyalizme teslimiyettir. Bilerek buna teslim oluyorlar.

Muhalif seçmen desteğini çantada keklik görüyorlar. Oysa Türkiye seçmenlerinin muhalif olanları dahil ezici çoğunluğu, Türkiye düşmanlığına prim vermez, bunun farkında değiller.

Böyle bir muhalefet Türkiye’ye ait değildir. Türkiye’ye ait olmayan bir muhalefeti de Atatürk’ün tespitiyle “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkı” ezip geçer.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılındaki seçimleri Tam Bağımsız Türkiye için Ülke Lideri Erdoğan ve bu yüzyılın kurucu ittifakı olan Cumhur İttifakı kazanarak küresel emperyalizme acı bir yenilgi yaşatacaktır. Mandacılık değil Bağımsız Türkiye kazanacaktır. 14 Mayıs 2023 Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girişte Bağımsızlığını güçlendiren Türkiye’nin tacı olacaktır.

Yaşasın Türkiye’nin Anti- Emperyalist Küresel Mücadelesi

Yaşasın Ülke Liderliği

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye"

MEHMET UÇUM KİMDİR?

Mehmet Uçum, 19 Mayıs 1965’te Kars’ta dünyaya geldi. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Uçum, 27 yıl İstanbul’da serbest avukat olarak çalıştı. Ağırlıklı çalışma alanı İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku oldu. Basın Hukuku, Ceza Hukuku, Tazminat Hukuku, İdare Hukuku, Fikri Haklar ve Politik Anayasa Hukuku alanında çalışmalar yürüttü.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi Bölümünde yüksek lisans çalışması yaptı. “Türkiye İş Hukukunda Arabuluculuk” konulu yüksek lisans tezi kitap olarak yayınlandı.

İş hukuku alanında yayınlanmış kitapları ve çok sayıda makalesi bulunuyor.

Basın Hukuku alanında Galatasaray Üniversitesi tarafından yayınlanan ortak bir kitabın yazarlarından.

İstanbul Barosu bünyesinde;

- Adli Yargıda Yolsuzluk Araştırması Proje Koordinatörü (1998)

- Faali Meçhul Cinayetler ve Kayıpları Araştırma Projesi Koordinatörü (1998-2002)

- Deprem ve Hukuk Çalışmaları Koordinatörü (1999-2000)

görevlerinde bulundu.

Demokratik Açılıma Yurttaş Katkısı Platformunu kurdu ve sözcülüğünü yaptı (2009-2010). “Yetmez Ama Evet Kampanyasında” çalıştı (2010). AKP’nin başlattığı Çözüm Süreci’nde, Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Grubu Üyesi olarak çalıştı (2013).

Tesev’in Anayasa İzleme Raporlarının yazarları arasında yer aldı.

25. Dönem Kars Ak Parti Milletvekilliği görevinde bulundu.

Halen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı.

SİYASETTEKİ DÖNÜŞÜM

Geçmişinde TKP’nin gençlik kollarında devrimci mücadele içinde yer aldığını, işkence gördüğünü açıklayan Uçum, siyasetteki ‘dönüşümünü’ ve kendisine ‘Saray’ın kapılarını açan’ Erdoğan ile ilişkisini şöyle anlatıyor: “Uzun yıllar AK Parti’ye demokratikleşme sürecine destek verdim. ‘Yetmez ama evet’ platformu içindeydim. 2010’da TMK mağduru çocuklar ile ilgili bir toplantıda Tayyip Erdoğan ile bir araya geldik. Bunun bir çocuk sorunu olduğunu anlattım. ‘Bu sorunu çözeceğiz’ dedi. Sonraki süreçte yeni Anayasa konusunda Osman Can ile çalışmalar yaptık. Sonra Akil İnsanlar Heyeti’ne davet edildim. 7 Haziran’da Kars’tan milletvekili seçildim. 1 Kasım’da anayasa konusunda daha fazla katkıda bulunacağımı düşündüğüm için milletvekilliği yerine bu görevi tercih ettim.”

Haluk Levent'in konserinde sürpriz isim Gündem Kılıçdaroğlu kimdir? Akşener kimdir? Onlara söyle hepsinin kafasını keseceğiz Siyaset HÜDA PAR'ın parti programı: Karma eğitimden vazgeçilmeli, kadının önceliği evi olmalı Siyaset Emeklilikte yeni tartışma: Zam 8.8 milyon kişinin maaşını eşitledi Gündem